yazılariktibasEla Ava yazdı: ABD ile mutabakat İran içindeki ayrımları alevlendiriyor

Ela Ava yazdı: ABD ile mutabakat İran içindeki ayrımları alevlendiriyor

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

İran ile ABD arasındaki gerilim bir adım ileri, iki adım geri devam ediyor. ABD’nin ve Trump’ın güvenilmezliği, bugüne kadar yaptığı anlaşmalardan kolayca caydığını göstermiş olması ve Hürmüz-nükleer faaliyet meselesinde çatlakların kolay kolay kapanmayacağı ortada. Öte yandan İran’daki iç siyasetin karmaşıklığı da süreçte önemli bir rol oynuyor. 

İran’da yönetimin muhafazakarlar ile reformcular (ılımlılar) olarak iki ana kliğinin olduğu ve bunların içinde de çeşitli eğilimler olduğu biliniyor. ‘Aşırı’ muhafazakarlar ve reformcular bugün daha görünür bir çatışmanın içinde. Hürmüz Boğazı yeni bir tartışma olarak İran’ın gündeminde ihtilaf yaratmışken, İran’daki uranyumun zenginleştirilmesi meselesi de yıllardır ‘kırmızı çizgi’ olarak tartışılıyor. Çizgilerin esnetilerek ‘Yeni bir İran’ diyenler ile, karşısında ‘Humeyni’nin yoluna sadık’ olan ‘aşırı muhafazakarlar’ bugün beka, İran’ı yönetme biçimi ve esasen İran’daki yeni sermaye bölüşümünü nasıl gerçekleştirecekleri üzerinde çatışıyorlar.

Bunun en bariz örneği uzmanlar meclisinde (Meclis-i Hobregan) çok rastlanmamış bir tutumun ortaya çıkması oldu.

Trump için ölüm fetvası

İran’da 27 Haziran Cumartesi günü, 88 üyeli uzmanlar meclisi üyelerinin yaklaşık dörtte üçü, Eski Dini Lider Ali Hamaney’in öldürülmesinin ‘intikamını almak’ amacıyla ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya yönelik ‘ölüm fetvası’ niteliğinde bir bildiri yayımladı. 28 Haziran’da ise meclis sekreterliğinden bu bildiriyi ‘teamüllere aykırı’ olarak nitelendiren bir açıklama yayımlandı.

Aralarında Ali Hamaney’in halef adaylarından Alireza Arafi’nin de bulunduğu 63 uzmanlar meclisi üyesinin imzaladığı cumartesi günkü bildiride, ‘dindar Müslümanların ABD ve İsrail liderlerine ulaşmaları halinde onları öldürmelerinin “şer’i bir görev” olduğu belirtilmişti. Ancak pazar günü meclis sekreterliği tarafından yapılan duyuruda, başkanlık divanının yayımlanan bu içeriği “olağan dışı ve teamüllere aykırı” bulduğu ve metnin daha fazla incelenip tartışılması gerektiği ifade edildi.

Cumartesi günü “İran halkına” hitaben yayımlanan bu sert mektup ve bildiride, ayrıca İranlı müzakerecilerden “İslam Cumhuriyeti liderinin kırmızı çizgilerine sadık kalmaları” ve İran’ın nükleer hakları konusunu müzakerelerin dışına çıkarmaları talep edilmişti. Bildiride ayrıca, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasını kesinlikle kabul etmemesi de savunulmuştu. Bildirinin bir diğer bölümünde ise Trump ve Netanyahu “mehduru’d-dem” (kanı helal) ilan edilmiş ve onlara erişimi olan herkesten bu liderleri öldürmeleri istenmişti.

Uzmanlar meclisi sekreterliğinin duyurusu ise, bildirinin yayımlanma şekline dair bir açıklama niteliği taşırken, aynı zamanda başkanlık divanı ile meclis üyelerinin önemli bir kısmı arasındaki görüş ayrılığını da gözler önüne serdi.

İlk bildirideki açıklamaların, İran’ın yeni Lideri Mücteba Hamaney’in ilkesel olarak onay verdiği İran ile ABD arasındaki mutabakat zaptının ve müzakerelerin içeriğiyle açıkça çelişir nitelikte olduğunu belirtmek gerekiyor.

Bildirinin yayımlanmasıyla eş zamanlı olarak, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Kum şehrine gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında ülkenin önde gelen bazı büyük müctehidleri ve üst düzey din adamlarıyla bir araya geldi.

Pezeşkiyan bu görüşmeler sırasında; kendi ifadesiyle “Ülke içindeki ve dışındaki bazı akımların ulusal birliğe ve bütünlüğe zarar verme, ayrıca varılan anlaşmaların sürecini baltalama çabalarına” yönelik duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Bu görüşme aynı zamanda bir ara buluculuk niteliği de taşıyor.

Mecliste imza tartışması

Nitekim tartışmalar sadece bununla da sınırlı değil. İran-ABD arasında imzalanan metnin yürürlüğe girmesi için İslami Şura Meclisinin onayına ihtiyaç olup olmadığı tartışması da tetiklendi. Bu soru, siyasi akımlar arasında hem destekçiler hem de muhalifler buluyor.

Konunun bu denli dikkat çekmesinin bir diğer önemli sebebi ise, İran müzakere heyeti başkanlığını, aynı zamanda meclis başkanı olan Muhammed Bakır Galibaf’ın yürütüyor olması. İran ile ABD arasındaki mutabakat metni, İran yasalarına göre uluslararası anlaşmaları meclise sunmakla yükümlü olan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalandı. Buna rağmen ne Galibaf ne de Pezeşkiyan, mutabakat metninin mecliste incelenmesinin zorunluluğu konusunda net bir açıklama yaptı.

İran’daki bazı isimler meclis onayına gerek olmadığını savunuyor. Örneğin Muhafazakar Milletvekili ve Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi, “Mutabakat muhtıraları genellikle meclis onayı gerektirmez” açıklamasında bulundu. Buna karşılık, ‘aşırı muhafazakar’ çizgideki Keyhan gazetesi, “Anayasa ilkelerine ve Anayasa Koruyucuları Konseyinin yorumuna” dayanarak, milletvekillerinin mutabakat metnini uygulamaya konulmadan önce incelemesi ve onaylaması gerektiğini yazdı.

Ancak bu süreçte meclisin böylesi bir alana dahil edilmesi çok olası görülmüyor.

İran Kürdistanı’nda yeni çatışmalar

İran’ı “Hangi güç ve nasıl idare edecek” meselesi İran rejimi içindeki kliklerin ana gündemi, her biri arenadan silinmemek için sonuna kadar kozlarını kullanıyorlar. Ancak İran’ın içindeki gelişmeler sadece rejim içindeki çatışmayla sınırlı değil.

Devrim Muhafızları ile “Kürdistan Özgür Hayat Partisi”ne (PJAK) bağlı birimler, 28 Haziran Pazar günü İran’ın batısındaki Mahabad yakınlarında çatışmaya girdi. Devrim Muhafızları “6 teröristi öldürdük” açıklaması yaptı. Bu hadise, Kürdistan eyaletinde iki devrim muhafızının ölümü ve iki kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Kirmanşah’daki bir başka çatışmadan iki gün sonra meydana geldi.

PJAK’nin askeri kanadının resmi medya organı olan “Doğu Kürdistan Savunma Birlikleri” (YRK) Basın ve İrtibat Merkezi, pazar gecesi yayımladığı kısa açıklamada Devrim Muhafızlarının Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Mahabad’ın güneyindeki Gageş köyünde bir “operasyon” başlattığını ve bu hamlenin PJAK ile Devrim Muhafızları güçleri arasında çatışmaya yol açtığını duyurdu. Öte yandan İran’a karşı savaşın başlangıcından bu yana, Irak Kürt Bölgesel Yönetimindeki İranlı Kürt örgütlere ait alanlar da, İran tarafından toplamda 855 İHA ve füze saldırısının hedefi olmuştu.

İran rejimi bir yandan Kürt bölgelerinde kontrolü kaybetmemek için yeni adımlar atarken öte yandan bu hamleler İran Kürdistanı’nda yeni gerilimlere de sebep olabilir. Ancak Kürt güçlerine yönelik politikalarda İran rejimi içinde bir ayrım gözlemleniyor. Birincisi Irak üzerinde diplomasi ve baskıyla Kürt güçlerin kontrol edilmesi ve içeride çatışmanın minimuma indirilmesi savunuluyor, ama diğer yandan Devrim Muhafızlarının belirli saha komutanları Kürdistan’da doğrudan çatışma ve operasyonları destekliyor.

Bu ayrım, İran’da muhalifler ve çeşitli hareketlerden oluşan rejim karşıtlarına karşı da ikilemleri gözler önüne seriyor. Yeni ittifakların kiminle, hangi biçimde olacağı meçhul, ancak her halükarda halk hareketlerine yönelik baskının günden güne arttığını gözlemlemek mümkün.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

Federico Pita yazdı: Latin Amerika tekno-faşizmin yeni laboratuvarı

Latin Amerika, teknoloji-üstüncülüğünün siyasi ve ideolojik laboratuvarına dönüşüyor. Silicon Valley milyarderi...

Ertan Erol yazdı: Trump’ın kayığında Kolombiya sağı

Kolombiya’da Seçilmiş Başkan Abelardo de la Espriella kuracağı hükümeti...

Shamim Chaudhry yazdı: Güney Asya’nın genç kuşağı yeni bir sosyal devrime doğru mu ilerliyor?

Güney Asya, şu anda dünyadaki genç nüfus oranının en...

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Özkan Yıkıcı yazdı: Çerçeve yasası meclise gelirken

Sonuçta bilinmeyen ama üzerinden bol bol yorumlar yapılan yasa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Canlı yayın