yazılariktibasEnver Şat yazdı: Güneş halkındır

Enver Şat yazdı: Güneş halkındır

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Fosil yakıtların gerçek maliyeti nedir?

Sadece elektrik faturasında gördüğümüz rakam mı? Benzin istasyonunda depoyu doldurmak için ödediğimiz para mı? Yoksa termik santral bacasından çıkan dumanın, kirlenen havanın, hastalanan insanların, verimsizleşen toprağın ve küresel ısınmanın toplam bedeli mi?

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın yayımladığı Global Environment Outlook(*) raporuna göre fosil yakıtların dünyaya yüklediği dışsal, yani toplumsal maliyet her saat 5 milyar doları buluyor. Yıllık fatura 45 trilyon dolar. Ama bu fatura petrol şirketlerine, kömür tekellerine, doğal gaz ithalatçılarına kesilmiyor. Halkın sırtına, doğanın bağrına, gelecek kuşakların omzuna yükleniyor.

O halde güneş enerjisini savunmak gerekir mi?

Elbette gerekir.

Ama mesele burada bitmiyor. Çünkü her “yenilenebilir” yatırım otomatik olarak halkçı, doğacı ve masum değildir. Sorulması gereken asıl soru şudur: Güneşi kim kullanıyor, nasıl kullanıyor ve kimin yararına kullanıyor?

Bugün çatılarda ve güneş enerji santrallerinde yaygın kullanılan panellerin temel maddesi silisyumdur. Silisyum doğada bol miktarda bulunur. Silisyum; kumun, camın ve yerkürenin önemli bileşenlerinden biridir. Yani güneş panelinin kalbi, sanıldığı gibi nadir ve ulaşılamaz bir maddeye dayanmaz.

Ama panel sadece silisyumdan oluşmaz. Elektriksel özellikleri düzenlemek için bor ve fosfor; elektriği toplamak için gümüş, alüminyum ve bakır kullanılır. Cam, kablo, inverter, üzerine monte edildiği metal taşıyıcı sistem derken işin içine birçok malzeme, birçok üretim süreci girer.

Peki lityum nerede kullanılır?

Lityum, çoğu kişinin sandığının aksine, klasik silisyum güneş panelinin ana maddesi değildir. Lityum daha çok depolama kısmında karşımıza çıkar. Gündüz üretilen elektriği gece kullanmak istiyorsanız batarya gerekir. Ya da elektrikli otomobillerde de bu bataryalar kullanılmaktadır. Bugün bataryaların önemli bölümü lityum-iyon teknolojisine dayanır. Ancak şebekenin bulunduğu yerlerde güneş sistemi için batarya zorunlu değildir. Ve önermem. Şebekeye bağlı sistemlerde elektrik doğrudan kullanılabilir ve fazlası şebekeye verilebilir. Şebekenin olmadığı yerde, özellikle gece tüketimi varsa, o zaman bataryalı sistem gündeme gelir.

Bir başka tartışmalı madde ise kadmiyumdur. Kadmiyum bazı ince film güneş pillerinde, özellikle kadmiyum tellür teknolojisinde kullanılır. Kadmiyum toksik bir ağır metaldir. Bu nedenle üretimden kullanım sonrasına kadar sıkı denetim gerekir.

Kansu Yıldırım Hocanın 17 Mayıs 2026 tarihinde Evrensel gazetesinde köşesinde “Yeşil emperyalizm ve kritik mineral sömürgeciliğinin sonuçları” başlıklı yazısında emperyalizmin çirkin yüzünü görüyoruz.

Enerji yalnızca teknik bir konu değildir. Enerji sınıfsal bir konudur.

Kim üretiyor?

Kim kazanıyor?

Kim bedel ödüyor?

Eğer bir GES projesi köylünün toprağını elinden alıyor, tarımsal üretimi zayıflatıyor, işçiyi güvencesiz çalıştırıyor, doğayı tahrip ediyor ve sonunda kârı birkaç şirketin kasasına aktarıyorsa, orada “temiz enerji” sözü eksik kalır.

Temiz enerji; kamusal planlamaya, bilimsel denetime, işçi sağlığına, yerli üretime, geri dönüşüme ve toplum yararına dayanan enerjidir.

Bugün kurulan panellerin ömrü ortalama 25-30 yıl olarak kabul ediliyor. Peki, sonra ne olacak? Bu paneller söküldüğünde camı, alüminyumu, bakırı, silisyumu geri kazanılacak mı? Ağır metal içeren özel paneller güvenli biçimde ayrıştırılacak mı? Yoksa bugünün “yeşil yatırımı”, yarının kontrolsüz atık sorununa mı dönüşecek? Bunu önlemek için; geri dönüşüm daha bugünden zorunlu ve planlı hale getirilmelidir.

Elektrik üretiminde; toplum yararı gözetilerek yapılan uygulamalarda, yenilenebilir enerji, fosil yakıtlara göre tercih edilmelidir. Fosil yakıtlı araçlarla, tam elektrikli araçların karşılaştırmasını yapacak olursak, elektrikli araçların topluma bıraktığı yük daha azdır, tercih edilmelidir. Bu tercih kapitalist sermayedarlardan birini tercih etmek olarak anlaşılmamalıdır.

Türkiye güneş enerjisinde büyük bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıp, halkın elektrik faturasını düşürebilir, sanayide, tarımda ve konutlarda daha temiz bir enerji düzeni kurulabilir. Ama bu konu özel sektörün insafına bırakılamaz. Çünkü enerji bir meta değil, yurttaşın temel hakkı olarak görülmelidir.

Güneş halkındır.

Rüzgar halkındır.

Su, toprak, madenler ve enerji kaynakları halkındır.

Bu kaynaklar, toplumun yararı gözetilerek planlanmalıdır.

*:https://www.unep.org/geo/?utm_source=chatgpt.com adresinden GEO5 raporu


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın