yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDünya Ortadoğu ile yüzleşmeğe çalışıyor! – Özkan Yıkıcı

Dünya Ortadoğu ile yüzleşmeğe çalışıyor! – Özkan Yıkıcı

Farkında mısınız bilmem; Katliamlar devam etme de, mülteci dalgası büyüse de eskisi gibi özel de Suriye ırak Libya, genelde Tüm Ortadoğu’daki savaşlar la sonuçları eskisi gibi fazla haberleşmiyor. Burada bazı sonuçlar önemlidir! Girilen siyasal tıkanış, kanıtsanıp normalleşen koşullar, gelecek için net adım atılamaması ve yaratılan sonuçlar la yüzleşmek istenmemesinin önemli katkısı vardır. Sunacak başarısı olmayan, üstelik yaratılan her tortunun altında kalma tehlikeleri ortadayken, kolay kolay gündeme çıkarmak da istenmez. Ortadoğu adeta tıkanılan bir bataklığa dönüştü. Savaşların kitlesel katliam yaratığı da net. Ayni zamanda da milyonlarca göç le mülteciler de oluştu. Sonuçta, oluşan siyasal manzara, artık bölgede kalmayıp, metropolleri de vurmaya başladı. Yapılan eylemler, mülteci dalgası ve harcanan paranın oradaki ahaliye fatura edilmesi noktasına gelindi. Bunların toplamı da Ortadoğu’yu daha az gündemleştirme gibi geçiştirme dönemini yaşıyoruz.

Ortadoğu günlük yukarda özetlenen gerçekleri yaşarken, tarih sayfası da öteki eksikliği işaret ediyor. Asırlık Peti Ortadoğu paylaşım olayının da yıldönümü aynen günle birlikte çakıştı. Eskiye oranla tarih bazı yüzleşmelere daha fazla gereksinim duyurtmaya başladı. Günümüz bataklık Ortadoğu su ile Geçmişte çizilen bölgesel siyasal haritaların yıldönümü! Konu biraz deşilince de Emperyalizmin klasik sömürgeleşme döneminden günümüz Neoliberal ulaşım gerçeklerinin bir tarihi sonucuna geliriz. Ancak; olaya Emperyal gözle değil kendi gerçeklerimizle bakmak zorundayız. İlgili haritalar Klasik sömürgeleşme anlaşması olarak başlatılırken, günümüz iflası biriken sömürgeleşme ile Neoliberal gelecek stratejilerin iflasının belgesidir. Çoğu kapitalist ve benzer çevre, konuyu yazarken, aynılaştırma yapıyor. Hâlbuki birçok olgu değişmiş ve başlangıç değil yeni gelecek boyut da iflas edildi.

Kaldı ki özelikle sistemsel yorumlar da eksiklikler taşıyor. Tabi önemli bir faktörü ekleyelim! Eyer Rus Çarlığı devrilip Sovyet devrimi olmasaydı! Bu gerçeklik zamanında bilinmeyecekti. Sovyet devrimi klasik Ortadoğu paylaşımına 2 önemli takoz koydu. Birincisi; yukarda belirtiğim “planı açıklayıp deşifre etme” durumudur. İkincisi ise planda olan Rus Çarlığı gibi önemli bir gücün çekilmesi ve hat da Kemalistleri destekleyip Türkiye olayını oluşturma durumu gerçekleşti. Bu baştaki planın önemli güçlerinden birinin çekilmesi ise eksiklik, karşıtı destekleyip yeni enstrüman oluşturmasına neden olundu.

Tarih Emperyalistlere gereken dersi verdi. Ama alınmadığı için 1 asır sonra benzer takozu yeniden yaşadılar. Planlanan yeni BOP stratejisinde yine Rusya hesaba konulmadı. Sonuçta Suriye karakolunda karşıt Rusya gerçeği ile yeniden karşılaştılar. Buda tarihin önemli oluşunun bir örneklemi. Yeri gelmişken, ikibinler döneminde ben bu gazete köşelerinde uzun bir tefrika şeklinde özelikle Emperyalist Ortadoğu konusunu yazdım. Eyer internete konduysa, mutlaka araştırma yapmak isteyenler inceleyebilir!***

Ortadoğu Emperyalist paylaşım planı üzerinden 1 Asrı aşkın dönem geçti. Bellek kaybı ve yaşanan siyasal gericileşmeye sonucu, konu hala algılanamadı! Aslında bilgiler de net bilinmiyor! Örnek Suriye üzerinden gidelim! Fransa’ya göre Suriye şekillenmesi gerçekleşmedi! Özelikle Suni mezhepli bir bölgelere ayrılan devlet oluşamadı. Bunun üzerine Suriye Lübnan ayrımı oluşturuldu. Yine Hatay Suriye sınırlarındayken, sırf Türkiye’yi de ikinci Paylaşım savaşına çekmek için Türkiye’ye devredildi. Suriye istenilen Fransız şekliyle oluşsaydı, bugün Hatay Suriye içinde olacaktı! Bunu pek söyleyen yok. Buna benzer birçok olmamışlık gerçekleşti!

Yine Ortadoğu tartışmalarında şu yanılsama hep yapılır: “Onlar gelip bizi parçaladılar ve sömürdüler”! Nedense tıpkı Kıbrıs’ta da olduğu ayni tekrar da kendi oynama karşılığı da kabulenmiyor. Hat da; Örnek Türkiye çevreleri ayaklanan Arap halklarını sırf sömürgeciliğe karşı çıktı diye hala suçluyorlar! Halkın bağımsız olma eylemi ile sömürgeci ile işbirlikçilik aynılaşmasını görüyoruz. Tıpkı Kıbrıs’ta Türkler İngiliz’in yanında dururken, Rumları eleştirdikleri gibi! Nitekim bu konu Türkiye resmi çevrelerinde Osmanlıyı istemeyen eşittir işbirlikçi İngiliz olarak algılatma düşüncesini yaygınlaştırdı.

Sonuçta planlanan Ortadoğu klasik sömürgeleşme olayı baştan itibaren gerçekleşmedi. Türkiye cumhuriyetinin kurulması, gelişen Arap ulusalcılığı, İsrail gerçeği ile yaratılan sonuçlar, hepsi günümüzle konuşulunca anlaşılır. Hiç hesaba konulmayan ve 4 ülkeye dağıtılan Kürt gerçeği veya Suni mezhepli devlet modelleri günümüzde dahi geçerli olamıyor. Ama hala eskiden olduğu gibi hegemonyada değişik isimler le mezhepçilik birincil siyasal ittifak kesimi olunuyor.

ABD bu sürece daha sinsi girdi. İlk anlaştığı ve itifaklaştığı ülke Sudi Arabistan oldu. Yeni Sömürge döneminde CİA ve İsrail temelindeki itifakla da yerleşti. Fakat BOP projesi ile de oda bataklığa gömüldü.

Kısaca; eskiden klasik paylaşımla başlanan, Yeni sömürgecilik le yeniden şekilendirilen, Neoliebral BOP adımıyla stratejikleşen Ortadoğu şimdilerde hem geçmişle yüzleşme sıkıntısı, hem de geleceğini elyordamı ile arıyor. Zaman zaman yükselen sol dalga ile de Ortadoğu Devrimci çenberi karşıt siyasal seçenekler de oluşturdu. Tabi sol veya ulusal çıkışları nedense tarihciler hep unutuyor. Oysa Yetmişler sonunda iran Türkiye ekseninde sol başarılı olsa şimdi banbaşka bölgeyi konuşur olacaktık!

Diğer yazıları

İngiltere emperyalizminin yarattığı çocuk, hafta sonu Londra sokaklarında gezdi! – Özkan Yıkıcı

İngiltere, asırlara varan önemli bir kapitalist ülkedir. Tarihsel sömürgecilikle...

Büyük Felaket’in yıl dönümünden – Özkan Yıkıcı

Bugün 15 Mayıs. Çoğumuzun bilip de unutturulan önemli yakın...

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...
4,447BeğenenlerBeğen
1,531TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
834AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Hürmüz Krizi: Verimliliğin faturası ve gelecek senaryoları – Mühdan Sağlam

28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail ile İran savaşı, yarattığı insani...

Silikon Vadisi Pentagon’a dönerken: Palantir’in manifestosu ne söylüyor? – Deniz İpek

Bir dönem internetin dünyayı özgürleştireceği söyleniyordu. Teknoloji şirketleri sınırları...

Cennet Tapınağı turu ve kırılgan uzlaşı – Kerem Gökten

Uluslararası sistemdeki göreli güç kaybını durdurmak isteyen ABD’nin Trump...

Koridor savaşları – Ela Ava

ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarını başlatması, Hürmüz Boğazı'nın...

Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak! – Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump ticari ve diplomatik fetihler için...

Canlı yayın