.YeniçağmanşetDoğrudan Ticaret Tüzüğü talebi bahane, gerçek niyet statükonun derinleştirilmesi

Doğrudan Ticaret Tüzüğü talebi bahane, gerçek niyet statükonun derinleştirilmesi

ykplogo2YKP Yürütme Kurulu, Doğrudan Ticaret Tüzüğü tartışmalarını değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Bir kez daha, Doğrudan Ticaret Tüzüğü tartışmaları alevlenmiştir. Kıbrıs’ın kuzeyinde her şeyi unutturma girişimi ile kafalar sürekli olarak karıştırılmaktadır.

Döneminde Talat’ın ‘devletimiz var, giriş çıkışı biz yaparız’ içerikli açıklaması ile Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nden ne amaçlandığını aslında net ortaya koymuşlardı ama bunu gizleyerek ‘ambargoları kaldırın’ sloganları altında yeniden gerçek niyetleri saklayabileceklerini düşünmektedirler…

Aslında gerçek niyet, tanınma ile ilgili bir girişim daha yapmaktır.

Bir kez daha vurgularız ki Doğrudan Ticaret Tüzüğü aslında Yeşil Hat Tüzüğünün bir devamı, bir benzeridir, reddedilmesi mantıklı değildir. Tartışmada eksik olan, tartışmalardan saklanan konusu ise Kıbrıs’ın kuzeyinden mal çıkışı yapıldığında uygulanacak işlemlerdir yani Mağusa Limanının statüsüdür.

Bu noktada;

– Bir hava veya deniz limanının uluslararası ticarete açılması için ona sahip olan devletin bunu yasal olarak kararlaştırması ve uluslararası kuruluşlara bildirmesi şarttır,

– O limanda yapılan işlemlerin yasal olması ve uluslararası denetime açık olması şarttır, ve

– yasal olmadıkları için bir limana yasal olarak sahip olamayan birçok tek yanlı bağımsızlık ilan etmiş bölge vardır.

Bu nedenlerle Mağusa limanının uluslararası hukuk çerçevesinde yasasallaştırılması uluslararası etkisi olan bir şeydir. Bu nedenle konunun hassasiyeti buradan kaynaklanmaktadır ama birilerinin yüksek sesli bağırarak bunu örtme uğraşına girdiği anlaşılmaktadır…

Bu noktada ortada iyi niyet varsa Mağusa Limanın AB denetimine verilmesi ve bu çerçevede Doğrudan Ticaret Tüzüğünün uygulanması en makul olandır. Bu noktada Maraş’ın da yasal sahiplerine iadesi ve Mağusa Limanın açılması önerisinin hala masada olduğu ve uygulanabilirlik açısından en makul önerinin bu olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Yukarda da vurguladığımız gibi hedefleri, Doğrudan Ticaret Tüzüğünü de kullanarak tanınma ile ilgili bir adım daha atabilmek, Kıbrıs’ın kuzeyindeki statükoyu derinleştirmektir.

YKP, Kıbrıs’ta bir çözümün acilliğine bir kez daha vurgu yapar, bu ve benzeri anomalilerin ortadan kalkmasının yegane çözümünün Kıbrıs’ta bulunacak bir antlaşmaya bağlı olduğuna olan inancını tekrarlar…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,924TakipçilerTakip Et
908AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Volkan Yaraşır yazdı: Doğanın kalbini söken sömürü: Ekstraktivizm

Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist...

Taner Akçam yazdı: Sommerloch ya da Türkiye üzerine nasıl konuşmalı?

Almanca habercilikte kullanılan “Sommerloch” kavramı vardır. Terim, yaz aylarında,...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Michael K. Smith yazdı: İsrail’in Pasifik’teki İnsanlığa Karşı Suçları

“Bize demokrasinin, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insan onurunun...

Prabhat Patnaik yazdı: Neoliberalizm ve Aydınlar

Hindistan gibi üçüncü dünya ülkelerinde neoliberal kapitalizmin önemli bir...

Ertan Erol yazdı: Küba’da nasıl bir dönüşüm?

Geçtiğimiz ay ‘plan 176 önlem’ olarak adlandırılarak kabul edilen...

Canlı yayın