YKPYKP'nin açıklamalarıYKP: Yeni asgari ücret 55 günde eridi; KKTC’nin yıllık %43,11 gıda enflasyonu...

YKP: Yeni asgari ücret 55 günde eridi; KKTC’nin yıllık %43,11 gıda enflasyonu AB’nin 36, Kıbrıs’ın güneyinin 9 katı sorun ücretin miktarı kadar Türk Lirasına ve döviz endeksli fiyatlamaya mahkumiyettir!

YKP Sekreteryası, 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere açıklanan yeni asgari ücretin ilk 55 gündeki seyrini ve İstatistik Kurumu’nun Temmuz enflasyon verilerini değerlendirdi. Açıklamanın tamamı şöyle:

16 Temmuz’da nihayet açıklanan brüt 70 bin 893 TL / net 61 bin 677 TL’lik yeni asgari ücret, henüz emekçinin cebine girdiği ilk 55 günde ciddi biçimde erimiştir. Halkın Sesi’nin 25 Ağustos itibarıyla derlediği verilere göre net asgari ücretin sterlin karşılığı 996’dan 938’e (58 sterlin, yaklaşık yüzde 5,5), euro karşılığı 1.158’den 1.095’e (63 euro, yaklaşık yüzde 6), dolar karşılığı ise 1.320’den 1.279’a (41 dolar, yaklaşık yüzde 3) düşmüştür. 2026’nın ilk 8 ayında akaryakıta 4 kez, tüp gaza 3 kez, ekmeğe de 2 kez zam gelmiş; benzin 46,12 TL’den 64,12 TL’ye (yüzde 39,18 TL), tüp gaz 555 TL’den 815 TL’ye (yüzde 47,260 TL), ekmek 20 TL’den 28 TL’ye (yüzde 40) yükselmiştir. Yani ücret cebe girdiği andan itibaren mal ve hizmet sunucularının döviz endeksli fiyatlamasıyla eritilmekte, işçinin eline geçen TL rakamı sabit gözükse de karşılığı gün gün azalmaktadır.

İstatistik Kurumu’nun Temmuz verileri bu erimenin arkasındaki tabloyu net biçimde göstermektedir: Yıllık gıda enflasyonu yüzde 43,11, yıllık genel enflasyon yüzde 38,10, Temmuz ayı enflasyonu yüzde 2,90. Kıyaslamak gerekirse: Euro Bölgesi’nde Temmuz itibarıyla yıllık gıda enflasyonu Eurostat verilerine göre yüzde 1,2; Kıbrıs Cumhuriyeti’nde CyStat verilerine göre yüzde 4,9; Türkiye’de ise yaklaşık yüzde 32,8. Kıbrıs’ın kuzeyinde yıllık gıda enflasyonu AB ortalamasının yaklaşık 36 katı, adanın güneyindeki oranın 9 katı, Türkiye’nin bile üzerindedir. Ve bunlar İstatistik Kurumu’nun resmi rakamları; kimsenin güvenmediği, sepet ve yöntem tartışması bitmeyen verilerdir. Gerçek enflasyonun bunlardan çok daha vahim olduğunu her market alışverişinde emekçi kendi cebinde görmektedir. Bu makas tesadüf değildir: adanın kuzeyinin Türk Lirasına, döviz endeksli ithalatçı-perakendeci sarmalına ve bakım bütçesi olmayan kamu hizmet zincirine mahkûm edilmesinin somut bedelidir.

Bu tabloda hükümetin tercihi de nettir. Emekçiye enflasyonu ancak birebir telafi eden TL bazlı bir zam yapılırken, Üstel aynı dönemde işverenlere yönelik istihdam ve prim desteklerini 350 milyon TL’ye çıkaran yeni bir teşvik paketi duyurmuştur. Emek örgütlerinin en son yayınladığı hesaplamalara göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 234 bin TL’nin üzerindedir; yeni asgari ücret bu sınırın ancak dörtte birine ulaşmaktadır. Bunun üzerine bir de devletin, asgari ücrete endeksli olan trafik cezalarını aynı zam oranıyla otomatik olarak artırdığı gerçeği eklendiğinde tablo tamamlanmaktadır: cep telefonuyla konuşarak sürüş cezası 70 bin 893 TL, kırmızı ışık ve emniyet kemeri cezası 14 bin 178 TL olmuştur. Yani emekçinin ücretini enflasyon eritirken devletin gelir kalemleri asgari ücretle birlikte otomatik yükselmektedir; devlet bile bu ücreti bir yaşam ölçüsü olarak değil, kendi gelirinin katsayısı olarak muamele etmektedir.

Yeni Kıbrıs Partisi bir kez daha talep eder: DPÖ 1992’den bu yana açıklamadığı geçim endeksini gecikmeksizin kamuoyuyla paylaşsın; 22/1975 sayılı yasanın öngördüğü ölçüye (dört kişilik ailenin insanca yaşam gereksinimleri) uygun biçimde asgari ücretin belirlenme kriterleri yeniden düzenlensin; işverene aktarılan 350 milyon TL’lik desteğin bir bölümü doğrudan ücretlere yansıtılıp asgari ücret yoksulluk sınırına yaklaştırılsın; trafik cezaları başta olmak üzere devletin gelir kalemleri emekçinin geçim ücretiyle mekanik biçimde endekslenmekten çıkarılsın; ve nihayet Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik güven artırıcı önlemler çerçevesinde, adanın tümünde ortak para birimi kullanımına dair çalışma bugünden başlatılsın. Emekçinin ücretini eriten Türk Lirası sarmalı ile devletin aynı ücretle katlanan gelir kalemleri arasında sıkıştırılan bu hayat, doğal bir zorunluluk değil siyasi bir tercihtir; bu tercihe karşı ortak mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Toplu sözleşmeli, iş güvenceli, sosyal güvenlikli, sendikalı, insanca ve adil ücretli, haftalık 40 saat olan iş herkesin hakkıdır; mücadele ile kazanacağız!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Canlı yayın