yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDirendiler, kazandılar. Selamlar – Özkan Yıkıcı

Direndiler, kazandılar. Selamlar – Özkan Yıkıcı

Sistem genel bir uyutma ve kontrol altında tutma hegemonik algılar oluşturdu.isdikrarın içeriğini, söz söylememek ve karşı çıkmamak la özdeşleştirildi. Otoriterliğe ve yanlışa karşı çıkmak demek, baskının veya sansürün uygulanması için kulanıldı. Yalan sözlerin normal kabullenmesi için de gerçeklerin baskılanmasını veya bilinmemesini oluşturdu. Yalan ancak gerçekle engelenirken, yanlışşar da doğrularla düzeltilir. İlginç kitlesel psikolojik kültürleşme oluşturulup, hiçbirşey deyişmez, hepsi aynidir basit sözleri genel düşünme şekline kurumsallaştırdılar. Bunların toplamında ise sistemin tüm kirli, yanlış, baskıcı ve yalanlarının korunup sürdürülmesine yöneliktir. Devlet aygıtları tümü bu yönle kitlesel kontrol oluşturur. Deyişim yerine sistemin en iyisi olma rekabetini deyerleştirir. Buna karşı çıkmanın veya daha net yalanın yerine gerçeğin söylenmesini engeleyrek kendi kurgularıyla doğruların olduğunu kabullendirme uğraşları sürer. Bu medya, polis, yargı ve eğitimle birlikte sürdürülüp düşünce oluşturma, kültürleştirme yaratmakla yeniden üretilmektedir. Oysa, tepki olmasa, gerçekler söylenmese ve yanlışa karşı mücadele edilmez se yalanın kendisi dahi yalan olduğu anlaşılamaz.

Ger.elten  çok karanlık günlerden geçiyoruz. Bu hem K. Kıbrıs hem de Türkiye için geçerlidir. Ancak, bilgisi olmadan, insanların tepkilri ortaya çıkmasa bunların pek arkına varılmaz. Dahası, düzeltilmesi veya deyiştirilmesi de mümkün deyildir. Böylelikle karanlık kendi içinde zifiri günlere doğru çirkeflerle ilerlemeye devam edip yalanı ve baskısıyla da korunmaktadır. Gerçekleri ancak mücadele sonucu öğrenme ve kazanma şansı vardır. Bunu da hiçeleştirmek için mücadelenin içeriiğini sildirterek insanlara hiçbirşeyin deyişmeyeceği tutsaklığına doğru da esirleştirmektedir.

Son Türkiyedeki Boğaziçi ünüversitesi direnişi, oluşturulan yapının nedenli işler yaptığının önemli bir direniş örneğidir. Boğaziçi ünüversitesi direnişi olmasa, birçok kesim en basit bilgiyi dahi bilmediğini anlamayacaktı. Örneğin, tek adamın ünüversite rektörü atama yetkisini pek bilen yok. Çünkü hem normal hale geldiği için önemsenmediği, bazıalrını da “ilgilendirmez” deyip konunun uzağında olma tutumları kültürleşti. Epey ünüversiteye atama şeklinde rektör atandı. Bu özerklik deyil, resmen sarayın direk yetkisiyle ilgilidir. Ünüversitelerde de pek direnç olmadığı için de gayet normal işlemekteydi. Bu normal hale geldi. Boğaziçi ünüversitesi bu yanlışın bir anlamda ortaya serilip ilk başta konuşulmasına neden oldu. Ardından öğrenci ve akademisyen ortak dirençle konu eylem şeklinde kamuoyunun önüne geldi. Baskılar oldu. Gece yarısı evler basıldı. Saçlarından tutulup sokaklarda yerlerde sürülme oldu. Burslar kestirildi. Neden, ünüversiteeye yönelik yapılan dıştan atamaya karşı tepkiydi. Ünüversite özerkliği ve demokatiklik adına çalışan ve okuyanın tepkisiydi. Mahkemeler işledi. Bakanlar inanılmaz sözler söylediler. Dıştan atanan rektör istenmemesine karşın atanmışlığın sarhoşluğu ile atıp tutu. Okulu polislerle doldurup, gerektiğinde öğrenciler okula sokulmamak istendi. Tarihi sözleri söylerken, kendine döneceğini hiç hesaplamadı: “altı ay sonra bu eylemler biter”! Doğrulandı: ama tersinden. Direniş sürdü ve onu atayan ona sorma ihdiyacını duymadan gece yarısı tıpkı atadığı gibi görevinden aldı. İstifa etme onurunu dahi kulanamadı. Böylelikle tüm baskı ve zorlamalara karşın, birlikte direnen Boğaziçiler kazandılar. Tabi daha sonrası da var. Ama, direne direne kazandığımızın bir sayfasının altına yazdırtıldı.

Bu olay hem o  tek adam atamalı yanlışları konuşulur hale getirirken, öte yandan direnerek de tüm baskılara karşı göyüş gererek kazanılma seçeneğinin de umut gibi yeşermesine de neden oldu. Boğaziçi ünüversite direnişi bu nedenle önemli. Hem de tam da hiçbirşey olmaz veya sandığı bekleyip herşeye ses çıkarmayın diyen muhalefete de sert tokat halinde gerçekleşti. Gerçekten, Boğaziçi kesimi direnişe geçip atanan rektörü protesto ederken, muhalefet partisi CHP lideri Kılıçtaroğlunun daha söze başlarken hemen provakasyon uyarıları ve eylemleri engeleme tutumu, tarihe  kazıldı. Çünkü her baskıda kitleleri kontrol etme roluna soyulmuş gibidir….

Boğaziçi direnişi, son günlerde yaşananlar içinde önemli olması, onca oluşan yaşamsal süreçte bazı şikayet etmeler dışında pek de engeleyici bilginin akmamasıydı. Hem direnildi, bedel ödendi ve atanan atanan tarafından geri alındı. Ortadoğu direnişi sonrasında hatırladığım kadar bu atanmışlık üzerinden uzun dönem direnerek kazanılan olaylardan ikincisidir. Tüm mücadele edenleri selamlar. Burada hiçbirşey olmaz denilen kesimleri de düşünmeye davet ederim. Her yanlış ancak gerçeği yerine geldikçe yalan etkisini kaybeder. Bu susrak deyil yerinde ve katılımcı direnişle ancak sağlanır. Boğaziçi direnişi bu nedenle sadece Türkiyede dyeil, dünyada da zaman zaman haber olup yorumlandı. Nedeni, yanlışa karşı doğru tavrın konulup bu konuda direnerek aylara yayılmasıdır. Dileyen dilediği dersi alır. Tabi bizim buradakiler gibi de duymazlık veya kendine yontarak da konunun önemini sıfırlamak da başka bir gerçeklikdir.

Kelepçeler, yrde süründürmeler, joplarla öfkeli saldırılar,kurdurulan baryerler, dıştan yeni atamalarla destek aranmalar, yargılanmalar ve sabaha karşı ev basılarak, duvar dahi yıkılarak yapılan tutuklamalar, hepsi yaşandı.Sonuçta “biter” denilen yerde bitme olurken, atanmışın yeniden görevden alınmasıyla yeni bir noktaya gelindi. İşin özeti bu. Direne direne kazanıldı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,255TakipçilerTakip Et
1,050AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Dönüşümlü Başkanlık Meselesi ve Liderlerin Tavrı Üstüne

Kıbrıs’ta Dönüşümlü Başkanlık (DB) diye bir “mesele” vardır. “Sorun”...

Fehim Taştekin yazdı: Doğu Akdeniz kumarında Libya ile bir el daha

Libya’yı 15 yıldır yabancı güçlerin çıkar rekabeti, farklı grupların...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Akıncı’dan Aliyev’e; “Üş Devled Teg Milled”

Azerbaycan’da başörtüsüynan ilgili megdeblerde yapılan uygulamalardan soğram Türkiya ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey...

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

Canlı yayın