yazılariktibasDevrimin takvimi: Mısır devriminin yıldönümü - Foti Benlisoy

Devrimin takvimi: Mısır devriminin yıldönümü – Foti Benlisoy

Kategori:

Foti benlisoyBugün 25 Ocak. İki yıl önce Mısır’da Mübarek’i devirecek ayaklanmanın başladığı gün. Mısırlılar ilk bakışta garip görünecek şekilde “devrimlerinin” yıldönümünü Mübarek’in düştüğü 11 Şubat’ta değil, ayaklanmanın başladığı 25 Ocak’ta kutluyorlar. Bu basit bir takvim tartışma ya da tercihi değil, ülkede yaşanan sürecin nasıl tanımlanması gerektiğine ilişkin kritik de bir tercih. Sokaktakiler 11 Şubat’a değil de 25 Ocak’a, yani “sona” değil de “başlangıca” işaret ederek devrimlerinin tamamlanmadığını, devam etmekte olduğunu vurgulamış oluyorlar dolaylı olarak.

Arap dünyası ve “devrim”i durulmuş değil, öyle kısa zamanda da durulacak gibi görünmüyor. Son dönemde gerek Mısır’da gerekse Tunus’ta yeni bir işçi militanlığı dalgası ve yeni kurulan hükümetlerin otoriter yönelimlerine karşı mücadele bunun en açık ifadesi. Bu iki “politik devrimin” tetiklediği tektonik kaymanın Ürdün’den Sudan’a yeni alanlara ulaşması da bir başka gösterge. Dolayısıyla bir “devrim”den değil, bir “devrimci süreç”ten bahsetmek daha isabetli. Mısırlılar bu nedenle olacak kendi devrimlerini, kalkışmanın başladığı tarihten hareketle “25 Ocak Devrimi” diye adlandırıyorlar. Yaşanmakta olanın bir seferde olmuş bitmiş bir hadiseden ziyade bir “süreç” olduğunu belirtiyor olması açısından isabetli bir ifade bu. Zira Arap coğrafyasında tanık olduğumuz şeyin, tamamlanmış bir “devrim” olarak basit bir biçimde eski rejim liderinin devrilmesine indirgenmeyip uzun vadeli devrimci bir süreç olarak tanımlanması gerekiyor. Aslında Mübarek’in 11 Şubat’taki istifası gibi Ben Ali’nin 14 Ocak’ta kaçışı, örneğin (teşbihte hata olmaz) Fransız Devrimi gibi uzun bir süre sürecek olan, hâlihazırda devam eden devrimci sürecin bir aşamasından başka bir şey değildir. Hatırlanacağı üzere, Fransız Devrimi 14 Temmuz 1789’da başlamıştı ve birçok tarihçinin iddia ettiği üzere ancak on yıl sonra Napolyon Bonaparte’ın “18 Brumaire” (9 Kasım 1799) darbesi ile tamamlanmıştı.

Bir uluslararası ayaklanmalar süreciyle karşı karşıyayız. Bunun ilerleme devreleri olduğu gibi gerileme, bastırılma, ihanete uğrama, çürüme, yozlaşma devreleri de söz konusu olabiliyor. Burada doğrusal bir evrim beklemek siyasal süreçlere dair ziyadesiyle mekanik bir algının ürünü olabilir ancak. Devrimci bir süreç, tamamlanmamış, ucu açık bir tarihsel dönemi imler. Çok farklı alternatiflerin gündemde olduğu, neticesi ancak güç ilişkilerinde yaşanacak değişimlerle tayin edilebilecek belirsiz bir süreçtir söz konusu olan.

Çin devriminin liderlerinden Çu En Lay’a atfedilen bir hikâye, devrimci süreçlerin sonucunun ne olduğuna dair “aceleci” sonuçlar çıkartmanın abesliğini mübalağalı bir üslupla ortaya koyar. Rivayete göre Çu’ya Fransız Devrimi hakkında ne düşündüğü sorulduğunda kendisi, “daha konuşmak için çok erken” demiş… Tam bu “erkenliği” vurgulamak için Rosa Luxemburg’un 1905 Rus devriminin haberleri üzerine yazdığı satırları anımsatmakta yarar var: “Devrim ateşinin mutlakiyetçiliğin yüzyıllar boyunca oluşmuş buzulunun altında parlak bir alevi tutuşturması sonsuzluk kadar zaman aldı; hiç değilse devrimci sabırsızlık ve Rus halkının çilesi zaviyesinden ölçüldüğünde. Şimdi ölüm sancıları içerisindeyken dahi tehlikeli olan kana susamış mutlakiyetçilik canavarının kesin olarak yenilmesi, muhtemelen ve kesinlikle, popüler zaferlerle yenilgiler arasında gidip gelen, sayısız kurbana malolan korkunç mücadelelerden oluşan uzun bir dönemde gerçekleşecek. Tıpkı büyük Fransız Devrimi’nde olduğu gibi, Rusya’da da günler ya da aylarla değil, ancak yıllarla hesaplanabilecek bir devrimci dönem için hazır olmalıyız.” Evet, aynı şekilde, Suudi Arabistan’ın doğu bölgelerinde kitle protestolarına ya da Sudan’da “kemer sıkma” politikalarına karşı ayaklanma haberleri gelirken Arap coğrafyasında “günler ya da aylarla değil, ancak yıllarla hesaplanabilecek bir devrimci dönem için hazır olmalıyız.”


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Özge Güneş yazdı: ABD’de muhalefetin sınırları yeniden çiziliyor

Gün geçmiyor ki Trump yönetiminin “komünizmle mücadele” politikası yeni...

Enver Şat yazdı: Türkiye’de ama Türkiye’nin değil

Her ülkenin enerji politikası kendi kaynaklarına, coğrafyasına ve teknolojik...

Arif Mostarlı yazdı: Gruinard ve savaş günahları

İlk paket, 9 Ekim 1981 sabahı İngiltere’nin kimyasal ve...

Ana Vračar yazdı: Britanya’nın yeni başbakanı Keir Starmer’ın siyasi mirasından kopabilir mi?

Keir Starmer, 20 Temmuz 2026’da Britanya Başbakanlığı görevinden istifa ederek yerini İşçi Partisi’nden...

Kansu Yıldırım yazdı: Marx haklı çıktı: Dünyada kâr oranları 50 yılda yarıya geriledi

Kapitalizmin tarihsel aşamalarında gerçekleşen krizler her zaman sistemin mutlak...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Canlı yayın