iktibasSerdar M. DeğirmencioğluÇocuklar nükleeri neden sevsin? - Serdar M. Değirmencioğlu

Çocuklar nükleeri neden sevsin? – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Çocukların nükleer enerjiyi sevmesi için hiçbir neden yok. Akkuyu’da nükleer santral kuran şirket bunu gayet iyi biliyor. Bu nedenle her yıl çocuklara nükleer enerji sevdirme etkinlikleri düzenliyorlar.

Bu etkinliklerden biri, resim yarışması. Aralık ayında dağıtılan basın duyurularında, “Geleneksel hale gelen yarışma beşinci kez yapılacak,” deniyordu. Üç kategoride (5-8, 9-12 ve 12-14 yaş) düzenlenen ve çocukların kendilerine çok uzak bir konuda resim yapmasını gerektiren yarışma için bir de senaryo belirlenmişti: “NGS İnşaatçıları Şehri”. Çocuklar, “Nükleer güç santrali (NGS) inşaatçılarının yaşadığı” ve “Nükleer güç santrali gibi yüksek teknolojiye sahip, iyi tasarlanmış ve güvenli” bir kenti düşleyecek ve çizecekti.

Asıl amacın propaganda olduğu, yinelenen “güvenli” vurgusundan hemen anlaşılıyordu. NGSinşaatçıları, “Güvenli nükleer teknolojilerin hem elektrik üretiminde hem de tıp, tarım ve ekolojide kullanıldığı” bir kent, yani “geleceğin şehri” için canla başla çalışıyorlar. Sonra? Nükleer zaten günlük yaşamın içinde: “X-ışınları, tohumların ve tıbbi aletlerin dezenfeksiyonu ile tren istasyonları ve havaalanlarındaki tarayıcılarda olduğu gibi nükleer teknolojiler uzun zamandır günlük insan yaşamının bir parçası”. Demek ki, nükleer güvenli! Demek ki, nükleeri sevmemek için bir neden yok!

Nükleer enerji sevdirme etkinlikleri bununla sınırlı değil. Çocuklar her yıl inşaat sahasına getiriliyor ve bu yolla “Nükleer enerji hakkında bilgilendiriliyor”. 23 Nisan böyle bir etkinlik için uygun bir bahane. Örneğin, 22 Nisan 2024 tarihinde Silifke’den 23 öğrenci inşaat sahasına getirilmişler. Önce “iş güvenliği” hakkında bilgilendirilmişler, “baret ve yelekten oluşan koruyucu ekipmanlar” giymişler, “liman işleyişi hakkında” bilgi almışlar, tek tek, “paletli vincin operatör koltuğuna” oturtulmuşlar. Ardından çocuklara, itfaiye biriminde “acil durumda hızlı müdahale yöntemleri” anlatılmış ve bir tatbikat izletilmiş.

Bu etkinliğin “anlam ve önemi” hakkında açıklamayı Denis Radchenko yapmış ve “Çocuklar her şeyimizdir, geleceğimizdir,” demiş. Sonra? “Onların eğitimine dikkat ediyoruz ve çaba gösteriyoruz. Nükleer enerjiyle ilgili bilgilerin yaygınlaştırılması konusunda özellikle bu bölgede çocukların eğitilmesi çok önemli.” Sonra? Bu tür eğitimler devam edecek!

2023’te bölgedeki okullardan 150’den fazla çocuk Akkuyu’ya getirilmiş. Geziye katılan çocuklara, “dünyanın en büyük nükleer şantiyesi” tanıtılmış, “En güvenli ve istikrarlı elektrik kaynaklarından olan nükleer enerjinin üretileceği” NGS inşaat sahası gezdirilmiş. “Her öğrenciye dünyanın en büyük paletli vincinin operatör koltuğuna oturma imkanı” sunulmuş. Çocuklara, “nükleer enerjinin Türkiye’nin geleceği için taşıdığı önem” anlatılmış.

Genel Müdür Anastasia Zoteeva bu gezilerin emekle olan ilişkisini de vurgulamış: “Her çocuk gezisi, projenin tüm çalışanları için büyük bir mutluluk. Öğrenciler, inşaatın büyüklüğüne hayran kalıyor ve bu samimi duyguları bizi mutlu ediyor! Çocukların birçoğunun Akkuyu NGS’de çalışan ve bu işe büyük emek veren ebeveynleri var. Çocukların, ebeveynlerinin başarılar elde ettiği şirket hakkında bilgi edinmesi iyi bir şey. Dünyanın en büyük nükleer şantiyesinde göstereceğimiz şeyler var. Tur güzergahı da tesadüfen belirlenmedi. Bu, uzun süredir yürüttüğümüz kariyer rehberliği projesinin bir parçası. Bu güzergah, çocukların çok farklı meslekleri öğrenmelerine imkan tanıyor. Burada inşaatçılar, mühendisler, tasarımcılar, ekologlar, vinç operatörleri, sürücüler, avukatlar, ekonomistler, NGS projesi yönetimi ve işletimi alanındaki uzmanlar çalışıyor. Öğrenciler, bu uzmanlık alanlarının özellikleri hakkında çok sayıda ilgi çekici sorular yöneltiyor ve bu alanlara ilgi gösteriyorlar.”

Yarışmaya dönelim. Duyuruda şirketin adı sürekli büyük harfle yazılmış. “AKKUYU NÜKLEER Resim Yarışması”. Bu olan biteni anlamak için bir ipucu. Bu yarışma da, geziler de bir yandan çocukların nükleer kuyu iyi bir şeymiş gibi düşünmesi, bu kuyuya alışması için; diğer yandan reklam için düzenleniyor. Kuyu şirketinin her etkinliği bir büyük yalanın yutturulması için.

AA, DHA ve diğer büyük medya kuruluşları bu yutturmacanın yankılanması için çaba gösteriyorlar. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) da boş durmuyor. “Merhaba Radyasyon” Çocuk dergisi web sitesine konulmuş. Tümüyle çeviri yayın aslında süreli bir yayın, yani bir dergi değil ama olsun. Önemli olan çocuklara nükleer enerji propagandası yapılması. Yıllardır çocuklara sürekli din belletmeye çalışan rejim, artık bir tür nükleer din öğretisi belletmek peşinde.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın