yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBulgaristan seçimlerinden buraya gelen izler - Özkan Yıkıcı

Bulgaristan seçimlerinden buraya gelen izler – Özkan Yıkıcı

Son dönemde epey yoğun krizler yaşıyoruz. Tartışmalar da eklenerek hayatımıza yükleniyor. Elbet, böylesi ortamlarda da söyleneni kanıtlama adına örneklemler sunuluyor. Ülkelerden kendine hak çıkaracak çıkarsamalar alınıyor. Yetirsizlikler yanında sırf kendini haklı çıkarma adına dda devletler de olanlar kulanılıyor. Yanılsamalar da gırla uçuşuyor. Önemli can alıcı konu olmazsa, tartışmalarda örnek gösgterilen birkaç ülkenin denilenle nedenli uyumlu olduğuna dayir seçkiler yapacam. İlk seçkim de Bulgaristan seçimleri üzerinden buraya yansıyıp örnekleştirilen bölümle başlayacam.***

Haftanın bazı günleri, belirli yerlere gidip sohbet etmekteğim. Son gidişatımda kendimi tartışma ortasında buldum. Konu, gelecek seçimler ve oy kulanıp kulanmama üzerineydi. Kimisi, oy kulanmak gerektiğini, aksi taktirde UBP yararına olacağını söylerken, kimisi de hemen hemen ayni politika uygulandığını ve oyunun değerinin olmaması nedeniyle oy kulanmanın da anlamı olmadığını savunuyordu. Kimisi bilinçli kimisi parti destekçisi kimisi de daha üst birikimle tartışmada görüşlerini söylüyorlardı. Sadece izliyordum. Özellikle de Bulgaristan örneğine dikatimi yoğunlaştırdım. Özellikle seçime katılmayı savunanlar “Bulgaristan seçimlerinde iç oylarda oldukça düşüş olması ve dış ülkelerdeki özellikle de Türk kökenlilerin katılımla oy kulanmaları sonucu, Bulgaristan seçimlerinde etkili oldukları” savunusuna destek olarak vurguluyorlardı. Benzer tartışma veya konuşmaları da başka yerlerde duyunca, aklıma konuyla alakalı yazma ihdiyacını duydum. Hele de zaman geçiyor tutumuyola yazmamaya yönelirken, bugün ayni benzer durumlarla karşılaşmam, bana birkaç gün sonra olsa da konuya biraz yaklaşımcı yorum yapmak gerektiğini kavratı.***

Geçen günlerde Bulgaristanda seçimler yapıldı. Özellikle parlementer ve başkanlık ilk turu sonrası, Bulgaristanda tartışmalar yoğunlaştı. Seçim sonucudan çok özellikle Bulgaristanda katılımın oldukça düşük olması ve yine Türkiyede yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oldukça yüksek katılım sonucunun etkilerinin de görülmesi, tartışmayı fitiledi. HÖP partisinin parlementoda üçüncü parti olması, ikinci tura kalmamasına rağmen önemli oy alması, Bulgaristanda belirli kesimin eleştirilerine neden oldu. Özellikle faşist eylimliler oldukça kızgın görünüyorlardı.

Yapılan önerilerden birisi, Bulgaristanda yaşamayan, hiç gelmeyen ve hat ta resmi dili bilmeyen kişilerin katılımıyla ülkedeki siayseti etkilemeleri sorgulanıyordu. Buna ek olarak, Türkiyede bullgar göçmen dernekleri ve hat ta idiyalara göre Türkiye devletine yakın örgütlerin probagandası ve teşvikiyle olayı ateşlemesinin de tehlikesi üzerinde duruldu.***

Bu gelişmeler elbet Bulgaristanda ilk değildir. Çok geriye gitmeyecem, AKP döneminde her ülkede olduğu gibi islam ve Türk kökenli insanlar üzerinden propagandaya hep teşvik verildi. Yandaş yapılar kurulmaya uğraşıldı. Nasibini iyi alan ülkelerden birisi de Bulgaristandır Bundan önceki seçimlerde Türklerin de yoğunlukta olduğu HÖP partisine dahi müdahale edip, onları ikiye ayırtıp yandaş parti çıkardılar. Böylelikle bir dönem de barajı aşamayan HÖP parlemento dışında braktırıldı. Anlayacağınız, Bulgaristan iç politik müdahalelerine ilk yapılış değildir. Bunlar Bulgaristan tarafından hep eleştirildi. Zaman zaman gerginlikler de oluşturuldu. Ama, her seçim döneminde çıkan sonuca göre Türkiyedeki yoğun Bulgar Yurtaşının oy kulanım nedeniyle, belirli etkisi de oluşmasıyla bu tartışmalar hep bulgaristanda normal hale gelmeye başladı. Elbet  karşılık olrak da Bulgaristanda da var olan faşist hareketin de güçlenmesine de zemin hazırlanması da gayet normal hale geldi.***

Kuzey Kıbrısta eksik brakılan nokta ise basit ilk temel yaklaşımdır. Bulgaristan ile K. Kıbrısın aynılaştırılması ve Türk damıtılma yaklaşımla konulara konulmasıdır. Üstelik, Bulgaristandaki tartışma şekliyle K. Kıbrıstaki Türkiye yaklaşımı da tam tersidir. Bulgaristan Türkiyedeki Bulgaristan vatandaşlarının oylarıyla şikayetname yazarken, K. Kıbrısta bu sanki iki ülke ayni olup seçimler de ayni koşullarda yapılıyormuşçasına basitleştirilerek konuşulmaya çalışılınıyor. Oysa bu ikilem ayni ikilem sonuçlarını çıkarıyor. Üstelik, K. Kıbrısa da konu banbaşka telden çalınma hali oluyor. Ama yine de önemli olan şu: demek ki ilgilenen belirli çevreler, tartışmalarda dünyada olanlara önem verip örnekleştiriyor. Elbet Tatar gibilerin laf ola Singapur örneği gibi de değildir. Çünkü resmen o  saçmalamadır.****

Demek ki, K. Kıbrıs seçimlerindeki oy kulanmama ile Bulgaristanda oy kulanmamanın yine de bir ortak özelliği var: siyasete güvensizlik ve protesto. Bulgaristan dışındaki özellikle Türkiyedeki Bulgaristan vatandaşına oy kulandırtma ise Bulgaristan koşulalrından çok Türkiyenin resmi politikasına göre Bulgaristana etki yapma tutumudur. Aynisi, Suriyedeki mülteci kesimi için de siyasal projelerden birisi olduğunu da unutmayalım. Genel sonuçlar ise çaresizlik ve etnik tetikleme hem sandıktan uzaklaştırma hem de faşist hareketin güçlenmesi ikilemini neyazık ki oluşturmaktadır.Bulgaristan tartışmalarının Kıbrıs pencerisine gelen izleri de böyledir. Konunun tartışmalara kulanım getirmesi normalken, kulanılan örneklemerde sorunları var. Çünkü, koşullar benzer değildir. Hat da Kıbrısta bulunan Bulgarlardan oy kulanan varsa, benzer sonuçlara dayalıdır. Yoksa, ülkeden kopan hat ta hiç gitmeyen kesimelrin sandığa gidip oy ulanma düşüncesinin öyle kolay kolay oluşacağı da yok.

Yine de Bulgaristan seçimleri, birçok genelden yrel siaysete resmi kendince çizdi. Bize dek konuşuldu ise siyasal mutlaka hitap etme alanına da ulaşmasındandır. Sandığa gidip gidilmeme tartışmasında siyasetden kopukluk ve bunu kkulanım gericilik ikilemi bizi mutlaka düşündürtmelidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,902TakipçilerTakip Et
960AboneAbone Ol

Son eklenenler

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Canlı yayın