iktibasSerdar M. DeğirmencioğluBayat kalıplar bayramı - Serdar M. Değirmencioğlu

Bayat kalıplar bayramı – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

23 Nisan yaklaştıkça duyurusu yapılan etkinlikler çoğalıyor. Bu etkinlikleri teker teker incelemek çoğu zaman gereksiz çünkü düzenlenen etkinlikler bayatlamış kalıplara dayandırılıyor.

Çocukları ve çocuk haklarını ciddiye alan yetişkinler için 23 Nisan etkinliklerinin büyük çoğunluğu ısrarla yinelenen yanlışlarla dolu. Her yıl yinelenen bu yanlışlar kaçınılmaz olarak bıkkınlık ve öfkeye yol açıyor.

Çocukları tanımak ve çocukların hakları olduğunu kavramak için hemen hiç çaba göstermeyen yetişkinler, şaşırtıcı denli basit kalıpları kullanıyorlar. Oysa bu kalıpları görmek de, anlamak da hiç zor değil.

Bu kalıplardan biri, büyük-küçük ikiliği. Dünya büyükler ve küçüklerden oluşuyor. Büyükler irileşmiş insanlar; onlara anne, baba, amca, teyze, öğretmen, müdür vb. gibi birçok uygun ad veya sıfat var. Bayram güya küçüklerin ama onlara uygun ad veya sıfat bulunamıyor. Yetişkinlere şirin gelen bir kalıp bellenmiş ve sürekli olarak çocuklara, “minik” sıfatı yapıştırılıyor. Bu “minik” yakıştırması çocuklara tepeden bakanların çok hoşuna giden ama apaçık küçümseme içeren bir yakıştırma.

Bu minik kalıbına alışkın yerel yönetimler, şu tür duyurular yapıyorlar: “…Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birbirinden özel etkinliklerle kutluyor….Mahallesi’nde bulunan belediye tesisinde düzenlenecek programda minikler, eşsiz bir manzara eşliğinde bayramlarını kutlayacaklar.

Söz konusu belediyenin çocuklara hizmet veren bir birimi varsa, çoğu zaman bu birimin adı özellikle vurgulanıyor. Örneğin: “ … Belediyesine bağlı çocuk gündüz bakımevinde eğitim gören çocuklar hazırladıkları gösterilerle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Ailelerinin büyük heyecanla izledikleri gösterilerde minik çocuklar sahne performansları ile büyülediler.”

Çocuklara kalıplar üzerinden bakmaya alışkın yetişkinler, çocuklara hiç ama hiç danışmadan hazırladıkları etkinlikleri sanki çocuklar düşünmüş, tasarlamış ve gerçekleştirmiş gibi bir söylem kullanmaktan hiç kaçınmıyorlar: “Öğrenciler hazırladıkları gösteriler ile 23 Nisan coşkusunu yaşadı. İlçe genelinde 11 şubede hizmet veren kreşlerde eğitim gören 700 öğrenci, dansları, şarkıları, kostümleri ile büyük bir gurur ve heyecan yaşayan ailelerini büyüledi. Çocukların günlerce emek verdiği gösteriler ayakta alkışlandı.” Duyuruda “büyüleyici” olduğu belirtilen etkinliklerin aslında bayat olduğunu, gösterileri hazırlayanların çocuklar değil yetişkinler olduğunu vurgulamaya belki gerek bile yok. Çocukların emek verdiği doğru ama zorlamayla emek verdikleri söylenmiyor.

23 Nisan etkinliklerinin duyurularında en sık rastlanan ögelerden bir diğeri, “coşku”. Çocuklara kalıplar üzerinden bakmaya alışkın yetişkinler, çocuklara hiç ama hiç danışmadan hazırladıkları etkinliklerin sonucunu daha en baştan biliyorlar. Çocuklar büyük coşku yaşayacaklar!

Türkiye’nin en büyük kentlerinden birinden örnek verelim. Büyükşehir belediyesinin geçen yıl düzenlediği etkinlikler, web sitesinde “Miniklerin 23 Nisan ve makam coşkusu” diye fotoğraflarla süslenerek sergilenmiş. Hemen soralım: Hangi çocuk makam coşkusu yaşar? Hangi çocuk koltuk coşkusu yaşar! Koca belediyede bu soruları sormayı akıl edebilecek kimse yok mudur?

Çocukları ve çocuk haklarını henüz tanıyamamış yetişkinlerin kullandığı kalıpları içeren kitaplar bile var. Çocuklara kalıplar üzerinden bakanlar uğraşmış, kitaplar hazırlamışlar. Bir örnek: “Minikler 23 Nisan’ı Kutluyor.” Kitabın uzmanlar tarafından özenle hazırlandığı söylense de, bayat kalıplara dayandığı başlığından belli. Bayat etkinlikler hazırlamak isteyenlere pek uygun bir kitap!

Şimdi çocukları tanımak ve çocukların hakları olduğunu kavramak için hemen hiç çaba göstermeyen yetişkinlere seslenelim. En yaratıcı, en iyi, en neşeli ve gerçekten çocuklara yakışan etkinlikler yerine ısrarla bayatlamış kalıplara dayalı etkinlikler düşünen yetişkinler, açık söyleyelim, siz çocuklara hiç yakışmıyorsunuz!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....

Reddetmek dünyayı kurtarabilir – Serdar M. Değirmencioğlu

15 Mayıs Uluslararası Vicdani Ret Günü dolayısıyla dünyanın birçok yerinde eylemler...

Çocuklara yönelik acımasızlık – Serdar M. Değirmencioğlu

İnsanları insanlıktan çıkarmak öyle kolay değil. Birçok insanı toplu...
4,643BeğenenlerBeğen
1,583TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Michael Löwy yazdı: 23 Aralık 2084

Merhaba. Kış başlıyor ve burada, Grönland’da, 40 dereceyi aşmayan...

Canlı yayın