yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBatı Dilirga savaşlarından 1 - Özkan Yıkıcı

Batı Dilirga savaşlarından 1 – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs yakın tarihi paradoksalla doludur. Konuları dahi tarihseleştirirrken, birçok soru işaretlriyle doludur. Resmi idoloniğe ters düşen gelişmeler, hafızadan sildirtilir. Yerine günün resmi tarih çıkarsamalarıyla doludur. Dilirga hyöresinde yaşananlar da bundan naşi bini aldı. Önümüzde hyaşatılmak için  tören yapılacak Sekiz Aüustos dabunlardan biridir. Makale başlığı ile genel başlık çelişkili gibi görünse de alsında birbirini tamamlar..

Yaşatılan simge Erenköy direnişi. Oysa atmışbir yıl önce olayların hyaşam şekli, batı Dilirga köylerinin kapzanmasıhla yaşamdı. Sonuçta Erenköye çekilme ile olay bu dar alanda sıkıştı. Türkiyenin de müdahalesiyle konu sal Dilirga değil görüşmelerdeki katılımla da anlaşılacağı gibi uluslarasılaşan boyutla tamamlandı.****

Yedi Ağustos gecesindeğim. Anlatacaklarımı daha bir kıvama sokmak için, gecenin yayılmasını bekledim. Çünkü, tam atmışbir yıl önce yine anılarımda kökleşen göç etme zorunljuğuunu da tamamlamak istedim. Atmışbir yıl önce eski adı Aytotoro, Türkiyeleştirmiş şekliyle Bozdağ köyüne geçe çökerken, şiddetli çatışmalar hafifledi. İnsanlar buluşmaya başladı. Sonuçta savaşın seyrini etkileyen Mali tepesi öğlen cıvarı düştü. Bu şu anlama geliyordu: Bozdağ ve Mansura artık tehtit altındaydı. Üstelik Mansura <>Erenköye çekildi. Bozdağın kjşatılma süreci heran tetikteydi.

Sonuçta, önce konuşuldu. Sonra köy kahvesi cıvarında toplatıldık. Geceleğin gelen isveç  arışgücü askeri araçlara bindirilip resmen köyümüzü terk etik. Bir daha bu yöreğe insan yerleşmeyerek, hayat orada dondurtuldu. İnsanlar dömesin diye de yağmalanıp darmadağın edildi.****

Kısa anımsatma ile birden sizi atmışbir yıl öcesine, çocukluk göçmen sürgün gününe taşıdım. Olay BatıDilirgada başlayan savaşın kırılma anısıyla da bütünleşiyordu. Bir daha köyümüze dönmedik. Atmışyedi sonrası yumuşamayla köylülerin bir kısmı da dönme talebine, resmen bizim makamlar izin vermedi.

Çoğu köy belekten sildirtildi. Salt eERENKÖY sınırıyla simgeleştirildi. Bir de uçakların müdahale günühle de konyu kutsadılar. Oysa olaylar beş Ağustosta başladı. Genelde tarih başlangıç veya sonlanma günüyle imgeleştirilir. Kıbrısta bir fark var. genelde Türkiye müdahale etme günü resmi direniş olarak isimlendirilir. Bundandır ki Batı Dilirga sabaşı başlangıç ve sonuç günleri değil Türkiye uçaklarının ilk müdahale günü Sekiz Ağustos olarak önemsetildi.

Elbet birçok konu oluştu. Ama konuşulacaklar anlatısında bazı önemli tarihi günü bulamazsınız. Örneğin kırılma siyasal denkleminde Mavsili saldısı olan onsekiz Haziran hiç söylenmez. Biraz daha ileriye saralım: yirmibeş Temuz Makariyosun Açerson planını ret etmesi zamanıdır. Buda hiç hesaba konmaz. Bir Ağustosta Denktaş ve Ali Vuruşkan Erenköye çıkar. Bunlar adeta geliyorum denilen sürecin, adeta yolarına örülen önemli taşlardır.****

Salt bu konular değil elbet: dilirga olaylarında birçok saptırma veya eksik brakmalar da var. bu Kıbrıs resmi tarihin hyazılmasına da ekler konulmasına yaradı. Örnek: yine batı Dilirgalıların silah taşımada ilk öncüler olduğu bilinir. Bilinir de şu hep eksik kalır. Türkiyeye silah getirmeğe gidenlerin ilkleri, orada tutuklanır. Onların kurtulması için buradan teşkilatın ilerde liderlerinden olan Nalbatoğlu dahi oraya gider. Tuhaf olması gereken, silah taşımak için gidilmesine ve orada yakalanmalarına karşın, adadaki İngiltere sömürge sisteminin vrakın sorgulamayı

, tutuklananların hiçbirşey olmamş gibi adaya gelip ayni yönde devam etlerini de engelemedi.

Anlayacağınız: Batı Dilirga köyleri Kıbrıs yakın tarihinde epey rol aldılar. Atmışdört olayları da salt Kkıbrıs değil yeri geldiğinde garantörleri de sardı. Fakat nedense ne Açerson planı nede müdahalelerdeki iki taraf tutumlarına pek dokunan da yok.

Kısaca: erenköylde törenler yapılacak. Belkide konuyu hiç bilmeyen “Marsilyalı gibi” agtıp tutacak. Bir başka hikaye masalına dönüştürrecek. Ama olay yaşandı. Gerçekten Kıbrısta Türklerin silahlanmasında bölge ve özellikle Erenköy önemli rol aldı. Çokça suçlanıp küfredilen B.M. arış gücünün de katgısı oldu. Ama bunlar tıs derecesinde yok.

Yarın konuya devam edecem.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,270TakipçilerTakip Et
1,180AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Canlı yayın