yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAnılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs - Özkan Yıkıcı

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gerekir. Kıbrıs’ta yaşamanın da bazen konularda ek bakış açısı getirmesi muhtemeldir. Hele de Kıbrıs penceresini konulara damıtırsanız.

Konumuz 1 Mayıs. Bu defa günün önemi yanında değişik bir gözle konuyu ele alacağım. Yaşadıklarımla günümüze dek gelen kısa bir Mayıs makalesi uğraşına gireceğim. Kıbrıslı olma, iki toplumlu ilişkilerle Türkiye gerçeği, hem Kıbrıs’ta Türk-Rum hem de Kıbrıs-Türkiye yaşam akışındaki 1 Mayıs’ın nasıl kafamda şekillendiğini kısaltarak yazacağım.

Kıbrıs’ta çocukluğumla başlayan hayatımda, yeri geldikçe ikileme hep düştüm. Kıbrıs Körler Okulunda Rumlar ve Türklerin birlikte olmaları da daha beynim fazla gelişmeden ikili farklarla yaşamayı kabullenmemi sağlıyordu. Yine hem Türkçe hem de Rumca bilmem, aynı zamanda örneğin radyodan iki dilde yayınları dinlemem sonucu da hep ikilemler ve uçurumlu farklı aktarmalar kafamı meşgul ediyordu. İşin tuhafı, bu farklılıkları çoğu zaman kendi kafamda çözmek zorunda kalıyordum. Öyle ki Kıbrıs Körler Okulunda Rumların eğitiminden öğrendiklerimi kendi Türk öğretmenime sormam dahi tehlikeliydi. Hele biraz siyasal alana kayınca ailem dahi ters tepki koyuyordu.

Bu süreci hem Kıbrıs Körler Okulunda hem de Kıbrıs iç çatışmalı dönemlerde tamamen ters oluşlar da eklenince, karmakarışık ve anlamını veremeyeceğim konularla epey kafam yoruluyordu. Bunlardan biri de 1 Mayıs’tı. Kıbrıs’ta tatil günüydü; olmasına rağmen Rumlar İşçi Bayramı, bizde ise Bahar Bayramı olarak yaşatılıyordu. Hele de Kıbrıs Cumhuriyeti gerçeği ile Türkiye kontrol durumu böylesi bir karışıklık oluşturdu. Zaman zaman yakınlarıma bunu sordum; pek de bilgi vermediler. “Daha çocuksun.” deyip de ilgilenmemem yönünde öğüt verenler de oldu.

Türkiye’ye öğrenime gidince işler daha da karıştı. Arada bir yaşanırken kafamda soru olan durum, Türkiye’de direkt gündeme takıldı. Türkiye’ye gidişim tam da On beş–On altı Haziran olayları sonrasına geliyordu. Üstelik sol dalga da yükseliyordu. Hem de 12 Mart darbesi sonrasında dahi Ankara Körler Okulunda konu hâlinde konuşuluyordu. 1 Mayıs’ın işçi bayramı olduğunu sol anlayıştaki öğrenciler söylerken, buna kimi öğretmenler de katılıyordu; sağ görüşlü öğrenciler ile kendine tarafsız diyenler ise “Bu komünist bayramıdır.” eleştirisini sert şekilde yapıyordu. Kıbrıs’ta ise fazla kıpırtı yoktu.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ukrayna yeni rolünü netleştirirken

Son gelişmeleri özetleyerek başlayalım: Ukrayna sık sık Karadeniz'de resmen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın