iktibasSerdar M. DeğirmencioğluAlmanya, militarizm ve okullar - Serdar M. Değirmencioğlu

Almanya, militarizm ve okullar – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Almanya’da militarizm okulların kapılarına dayandı. Bu bir şaka değil. Okulların kapılarının orduya açılması ve üniversitelerin orduya hizmet etmesi için büyük bir kampanya yürütülüyor. Bavyera bu çabanın başını çekmekte çünkü eyalet çok uzun süredir sağcı siyasetin kalesi durumunda.

Bavyera hükümeti geçtiğimiz yıl orduyu desteklemek adına bir yasa tasarısı hazırladı. İlk hedef, ordunun okullara girişinin kolaylaştırılması ve bu yolla öğrencilere doğrudan erişimin sağlanmasıydı. Yürürlükteki uygulamada, onay yetkisi okul yönetimlerine bırakılmıştı. Yasa tasarısı ise okullara subay gönderilmesini, yani ordunun sınıfları ziyaret etmesini zorunlu kılıyordu.

İkinci hedef ise üniversitelerdi. Tasarı, üniversiteler gibi bilimsel kurumların sadece sivil amaçlarla araştırma yapmayı gönüllü olarak taahhüt etmesi olarak özetlenebilecek “sivil üniversite” anlayışını yasaklamayı ve üniversitelerin orduyla iş birliği yapmasını zorunlu kılıyordu.

Yasa tasarısına Almanya çapında tepki geldi. Tasarıya karşı çıkan kuruluşların başında Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) geliyordu. Sendika yaptığı açıklamalarda, ordu temsilcilerinin okullara girmesinin pedagojik ilkeleri ihlal ettiğini ve henüz reşit olmayan bireyleri askere almak için kullanıldığını vurguladı. Sendika, on yılı aşkın bir süredir gençleri orduya çekmek üzere yoğun olarak okullara yönelen ordunun çabalarının boşa gitmediğini gayet iyi biliyordu: Son yıllarda orduya katılan her on kişiden biri henüz reşit değildi ve bunların dörtte biri Bavyera eyaletindendi.

Sendika, tasarının akademik özgürlük ve üniversite özerkliğine karşı olduğunu da ısrarla vurguladı. Tasarı, Bavyera üniversitelerinin özerkliğine ve öz yönetim işleyişine müdahale etmenin ötesinde, akademik özgürlükle bağdaşmadığı için aslında anayasaya aykırıydı.

Sendikanın açıklamalarında, üniversitelerin ve liselerin “savaşa hazır” duruma getirilmek istenmesinin var olan savaş iklimi ve sağa kaymayla ilişkisinin de altı çiziliyordu. Oysa savaşa hazırlanmak değil, hem derslerde, hem de araştırmalarda barışa odaklanmak gerekiyordu.

Beklendiği üzere Bavyera hükümeti yükselen tepkilere kulak asmadı ve yasa tasarısı yaz bitmeden kabul edildi. Yeni yasa, üniversiteleri orduya hizmet eden kurumlar olarak tanımlıyor: “Üniversiteler askeri kurumlar ile iş birliği yapmalıdır. (…) Elde edilen araştırma sonuçları Federal Almanya Cumhuriyeti veya NATO müttefiklerinin askeri amaçları için de kullanılabilir. Araştırmaların sivil amaçlarla sınırlandırılmasına izin verilemez.”

Ordunun okullara ve öğrencilere erişimi ise “kariyer” kılıfıyla sunuluyor: “Okullar, siyasi eğitim bağlamında ordunun “gençlik subayları” ile birlikte çalışır. Ordunun kariyer danışmanları ve güvenlikle ilgili görevleri olan kurum ve kuruluşlar, kariyer yönlendirmesi için düzenlenen okul etkinlikleri çerçevesinde kendi alanlarındaki kariyer olanakları hakkında bilgi verebilirler.”

Bugünlerde militarizmin okullara yasa aracılığıyla sokulmasına karşı mücadele verenler ortak bir dava açmaya hazırlanıyorlar. Yasaya karşı mücadele eden Eğitim ve Bilim Sendikası, üyesi olduğu Almanya Sendikalar Konfederasyonu (DGB) ve diğer kuruluşlar dünyanın savaşa sürüklendiği bir dönemde barış yanlısı olmanın önemini kavrıyorlar. Davacı listesine kuruluşlar yanında bireyler de katılabiliyorlar. Eğitim ve Bilim Sendikası, öğrencilerin bir subayın öğretmen rolünü üstlendiği etkinliklere katılmaya zorlanamayacağını özellikle vurguluyor.

Bavyera’da okulların militarizme açılmasıyla ABD’de ordunun okulları hedef alması birbirleriyle ilişkili. Amaç militarizmi dayatmak. 2007 sonrasında Türkiye’de tüm ilk ve orta öğretim kurumlarının, hatta okul öncesi kurumların polislere açılmasının da benzer dayatmacı bir anlayışın parçası olduğunu vurgulamakta yarar var.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,270TakipçilerTakip Et
1,180AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Canlı yayın