iktibasİbrahim VarlıAKP ve İslamcılar Filistin davasına sahip çıkamaz! - İbrahim Varlı

AKP ve İslamcılar Filistin davasına sahip çıkamaz! – İbrahim Varlı

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Filistin davasını dini kodlar üzerinden okuyan, meseleyi inanç meselesine indirgeyen siyasal İslamcılar, İsrail’in Gazze saldırısı sonrası bir kez daha kılıçları kuşandı, hamasi nutuklar atmaya başladı.

Hızını alamayıp Gazze’ye “Mehmetçik” göndermekten dem vuranlardan tutun da “İslam ordusu” kurulmasını isteyenlere kadar bilumum akla hayale gelmeyecek söylem havada uçuyor.

Onca söze rağmen on yıllardır Gazze’ye ayak basamayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün “Filistin davasına sahip çıkacağız” diyerek “İsrail’e gitme projesi”ni iptal etti.

Yandaşlar anında Erdoğan’dan “kahraman” yaratma yarışına girdi, “reis”lerini “İsrail’e, Batı emperyalizmine kafa tutan lider” olarak sunmaya başladılar.

ERDOĞAN FİLİSTİN DAVASINA SAHİP ÇIKABİLİR Mİ?

Peki, Erdoğan dediği gibi Filistin davasına sahip çıkabilir mi? Soruyu farklı şekilde bir kez daha soralım: Filistin’e yaklaşımları “Osmanlı mirası”, “Ümmet kardeşliği” olan, ABD emperyalizmiyle, işgalci İsrail ile iş tutanların Filistin davasına çıkmaları mümkün mü?

Hemen her meseleyi “Haçlı-Hilal” karşıtlığı üzerinden yorumlayan siyasal İslamcıların Filistin davasına sahip çıkışları da sadece söylem düzeyinde. Filistin meselesi tıpkı pek çok mesele gibi bu cenah için kullanışlı bir mesele.

İslamcıların, muhafazakârların “dava” üzerinden yaptıkları “siyasi sömürü”nün mazisi eskiye dayanır. ABD ile birlikte Filistin solunun, seküler damarın bastırılması için işbirliği yapmış aktörlerin “dava”nın bu hale gelmesinde katkıları büyük.

İSLAMCI REJİMİN POZİSYON ALMA ARAYIŞI

ABD’nin güdümünde gelişip serpilen siyasal İslamcı rejim, Ortadoğu’daki dengelerin değişmesi ve İsrail-Filistin savaşının patlak vermesiyle birlikte pozisyon alma arayışında. Günlerdir süren çatışmalarda “garantörlük” talepleri kabul edilmeyen AKP iktidarının, İsrail ile ipleri koparma noktasına gelmesinin arka planında pek çok neden yatıyor.

Bunlardan birincisi Filistin meselesindeki hamlelerin küresel ve bölgesel aktörler tarafından dikkate alınmaması var. İkincisi ülke içinde oluşan ve gün geçtikçe yükselen tepki var.

NATO’NUN GENİŞLEMESİNİ SAVUNANLAR SAMİMİ DEĞİL

İsveç’in NATO üyeliğini Meclis’e gönderen siyasal İslamcıların, Batı emperyalizminin desteğiyle Filistin’e ölüm yağdıran İsrail’e yönelik bu çıkışı neresinden bakılırsa bakılsın samimi değil.

Tel Aviv ile ekonomik, askeri her türlü ilişkiyi sürdüren, “sıcak para” arayışı nedeniyle bu savaş atmosferinde “savaş örgütü” NATO’nun genişlemesine vize veren Saray rejiminin her hamlesi Filistin davası için değil, kendi kişisel ikbali için.

TÜRKİYE’DE İSLAMCILIK VE SAĞCILIK AMERİKANCILIKTIR

SSCB’ye karşı ABD’nin “yeşil kuşak” projesinin meyveleri olan siyasal İslamcıların, Filistin davasına sahip çıkması söz konusu olamaz. SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen’in 26 Kasım 2017 tarihli “Siyasal İslam’ın cici Amerikan karşıtlığı ve anti-emperyalizm” başlıklı yazısında vurguladığı gibi, “Yeşil Kuşak’la başlayıp 12 Eylül’den geçerek BOP stratejisinde tarlası çoktan sürülmüş olanların” samimiyetinden her türlü sual olunur.

Halkların kardeşliğini savunmayan, dinsel-etnik karşıtlık üzerinden beslenen bir zihniyetin ne Filistinlilere ne de dünyanın herhangi bir yerindeki mazlum halklara bir yararı olmaz. Amerikancılıkta birbirleriyle yarışanların, NATO’cuların, emperyalistlerle iş tutanların her hamlesi kendi ikballeri için. Siyasal İslamcılar ne antiemperyalisttir, ne de anti Amerikancı. Filistin davasına yaklaşımları da samimi değil.

Diğer yazıları

Emperyalist savaş, devrimci tutum ve görevler – İbrahim Varlı

Bundan yüz yıl önce, egemenler dünyayı hızla 1’inci Paylaşım...

Emperyalist yayılmacılık ve yeni toprak savaşları – İbrahim Varlı

Lenin, yüzyıl önce -1916- kaleme aldığı “Emperyalizm-Kapitalizmin en yüksek...

Tek sistem, güç kayması, çok kutupluluk – İbrahim Varlı

Emperyalist-kapitalist sistemin krizini, içsel çelişkilerini ve yönelimlerini görmek/anlamak için Münih...

Trump, Grönland ve yeniden çizilen haritalar – İbrahim Varlı

Lenin’in “kapitalizmin en yüksek aşaması” olarak formüle ettiği emperyalizmin,...

Çok aktörlü Suriye’de kritik düğüm Rojava – İbrahim Varlı

Esad sonrası Suriye’nin paylaşımına dair pazarlıklar, çatışmalar, anlaşmazlıklar olağan...
4,446BeğenenlerBeğen
1,533TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
835AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın