Kıbrıs iktibasŞener ElcilAbsolutely Unacceptable - Şener Elcil

Absolutely Unacceptable – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Crans Montana’da Türkiye‘nin “Güvenlik ve Garantiler” konusunda yazılı öneri vermemesini fırsat bilen Anastasiadis‘in, Rusya‘nın perde arkasındaki telkinlerine güvenerek, görüşmeleri terk etmesiyle buzdolabına giren Kıbrıs çözüm çabalarını tekrardan başlatmak için çalışmaların devam ettiği günlerden geçiyoruz.

1955 yılından beri Kıbrıs İstirdat (Geriye alma) Planı‘ndan hiç sapmadan adım adım ilerleyen Türkiye, Kıbrıs’ta Rum liderliğinin yanlışlarını kullanmayı bir strateji olarak benimsemiştir.

EOKA‘nın İngiliz koloni yönetimine karşı başlattığı mücadelede, İngilizlerin de yönlendirmesi ile olaya tarat olarak, nüfusça azınlık olmasına rağmen Kıbrıslı Türkleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nde eşit egemen ortak yapmanın yanında, garantörlük sorumluluğu alarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üç vasisinden biri olmuştur.

1963’teki toplumlararası çatışmalarda Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı mağduriyeti bahane ederek, müdahalede bulunma tehdidini sürekli yapmasına rağmen, Kıbrıs’ta Rum liderliğinin yanlışı sonucu ancak 1974’te adaya asker gönderip yüzde 37’sini idaresine alarak, güvenlik gerekçesi bahanesi ile Kıbrıslı Türkler’i adanın kuzeyine toplamış, Kıbrıslı Rumlar’ı da etnik temizlikle güneye sürmüştür.

Yerleşim yerlerinin isimlerini değiştirmiş, Kıbrıslı Türklere soy isim alma zorunluluğu getirmiş, Türk lirasını tedavüle sürmüş, eğitimi Türkiye’ye uyarlamış ve “tarım işgücü” adı altında Türkiye’den sistematik nüfus taşıyarak adanın demografik yapısını değiştirmiştir.

Bununla birlikte Kıbrıslı Rumların terk etmek zorunda bırakıldığı taşınmaz malları adının kuzeyinde yaşayanlara dağıtarak, tapu vermiş, Türkiye sermayesinin adanın kuzeyinde yatırım yapmasına olanak sağlamıştır, kadastro sistemini bile Türkiye’ye uyarlamıştır.

Görüleceği üzere; Misakı Milli Sınırları dışında, Türkiye’nin imzaladığı ve bağımsızlığını tanıdığı hatta anayasası ve toprak bütünlüğünü koruma sözü verdiği ülkenin bir kısmı Türkiye’nin sınırları içine dahil edilmiş ve koloni yapılmaya devam edilmektedir.

Ülkenin gerçek sahipleri ise Türklük-Rumluk, milliyetçilik ve bayrak kavgaları ile yaratılan yapay düşmanlıklarla avutulmaktadırlar.

Kendi ülkelerinde yabancılaşan, azınlığa düşen ve genç nesillerinin ülkeyi terk ettiği, gelecek endişesi yaşadığı günlerden geçiyoruz.

On bin yıllık tarihi ve kültürü ile turizm cenneti olan, yetişmiş insan gücü potansiyeli bulunan, iklimi nedeni ile her türlü meyve ve sebzenin yetiştiği ve Avrupa‘nın 50 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak doğal gaz ve petrol yataklarına sahip bir ülkenin insanlarının yanlış yapma lüksü yoktur.

Kendi ülkemizin çıkarlarını öncelikli olmalıdır. Ortak bir tavırla akılcı bir şekilde anlaşarak düşmanlıkları bir kenara koyarak ortak bir vatan yaratabiliriz.

Kıbrıslı Türklerin iradesinin gasp edildiği açıktır. Bizi temsil etmeyen insanların bizim hakkımızda konuşmaya hakki yoktur.

Hesap ortada, Cambridge Üniversitesi’nden mezun olmuş ama “absolutely unacceptable” cümlesini kurup, Türkiye’nin haklarını ve çıkarlarını savunmak için görevlendirilen Ersin Tatar gibi kişilerin bizim geleceğimizi karartmalarına fırsat vermemek ve Türkiye’nin Kıbrıs İstirdat Planı’na karşı duruşumuzu her alanda göstermeliyiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Şener Elcil yazdı: Filler ve Çimenler

“Filler tepişir, çimenler ezilir” sözü dünya siyasetinde yaşananları özetler...

Şener Elcil yazdı: Şu ELAM Da Olmasa!

Dünyayı yöneten küresel sermaye güçlerinin toplumsal olayları bir satranç tahtasında oynanan oyun gibi,...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Şener Elcil yazdı: Mayın Eşeği

Lozan Antlaşması ile belirlenen Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını korumak için Suriye, Irak ve İran sınırları boyunca mayın tarlaları oluşturuldu. Yüzyıllar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
961AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Volkan Yaraşır yazdı: Faşizm ve kadınlar

Faşizm, olağanüstü devlet biçimi olması yanında arzuyu, duyguyu örgütlemesi;...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Annamazsınız be amma…

Bilmemek… Bilmediğini bilmek ya da bilmediğini bilmemek… Bilmiyorum… Bilmiyorsun… Bilmiyor… Bilmiyoruz… Bilmiyorsunuz…...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Kıvanç Eliaçık yazdı: İklim suçları için vicdan mahkemesi

Adalet sadece adliye koridorlarında aranmaz. Devletler ve şirketler suçlarını...

Ecehan Balta yazdı: Ekolojik yıkım cinsiyetsiz değil

Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Canlı yayın