iktibasYücel ÖzdemirABD ile Avrupa arasında ‘Grönland savaşı’ mı çıkacak? - Yücel Özdemir

ABD ile Avrupa arasında ‘Grönland savaşı’ mı çıkacak? – Yücel Özdemir

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

ABD Başkanı Trump geri adım atmadığı takdirde “Grönland sorunu”, ABD ile Avrupa arasında derin çelişkilere yol açacak gibi görünüyor. Son açıklamalarına bakılırsa geri adım atmaya da pek niyetli değil. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ve Grönland Dış İlişkiler Temsilcisi Vivian Motzfeldt’in önceki gün Beyaz Saray’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile yaptıkları görüşmeden ciddi bir sonuç çıkmadı. Trump, bu görüşmeden önce ve sonra yaptığı açıklamalarda “Bir milim geri adım atmayacağının” mesajını verdi. Kararlılığını sürdürüyor.

Avrupa ise karşı hamleler yapmaya başladı. Danimarka’nın daveti üzerine İsveç ve Norveç askerleri Grönland’a ulaştı. Almanya’dan da dün 13 asker başkent Nuuk’a iniş yaptı. NATO üyesi diğer ülkelerden askerlerin de 17 Ocak’a kadar Grönland’da olması bekleniyor. Alman basını Avrupalı NATO üyesi ülkelerin askeri çıkarmasını “keşif” olarak nitelendiriyor. Ancak bunu, daha büyük askeri çıkarma için ön inceleme olarak görmek gerekiyor. Dolayısıyla, ABD’ye askeri bir mesaj veriliyor. Trump’ın Avrupa’nın bu “askeri keşif seferine” daha büyük bir askeri çıkarmayla yanıt vermesi durumunda transatlantikte tansiyon şiddetlenebilir. Ki gözünü karartmış Trump’ın yapmayacağı bir hareket değil. Bu nedenle Trump’ın Grönland hayalinin, ne zaman nereye varacağını bugünden kestirmek zor.

Der Spiegel’den Bernhard Zand’a konuşan New York Risk araştırmaları ve danışmanlık şirketi “Eurasia Group” Başkanı Ian Bremmer, sürecin askeri işgal şeklinde sonuçlanmayabileceğini düşünenlerden. Şöyle diyor: “Fiziksel anlamda bir işgal olmayabilir. Bir ülkenin egemenliğini zayıflatmanın birçok yolu var. Açık-gizli operasyonlar, dezenformasyon, siyasi baskı, hatta Grönlandlıları referanduma ikna etmek için ekonomik teşvikler bunlar arasında. Trump, üst düzey danışmanlarına böyle bir plan hazırlamaları talimatını verdi. İşgal önümüzdeki hafta gerçekleşmeyecek ve Amerika’nın hava indirme birliklerini Grönland’a gönderip NATO’nun sonunu getirmesi de söz konusu değil.” (14.01.2026)

Açıklamaları, hamleleri niyet belirtisi olarak okumak mümkün. ABD’nin Grönland’ı kendi etkisi altına almak için pek çok değişik yola başvuracağı anlaşılıyor. Avrupa ile askeri olarak karşı karşıya gelmek ise en son seçenek görünüyor. Avrupa’nın ciddi temaslar ve görüşmeler yapmadan asker göndermeyi gündemine alması ise dikkat çekici. Buradaki hedefin Grönland’ın paylaşımında söz sahibi olacak şekilde askeri güç konuşlandırılması olduğu anlaşılıyor.

Trump’ın önüne gelen ülkeyi tehdit etmesi, Venezuela ve Grönland’da yaptıkları nedeniyle “uluslararası hukuk”u tanımadığı gerçeği, şu sıralar sıkça gündeme getiriliyor. Güçlünün sözünün geçtiği “orman kanunları” devrinin başladığından söz ediliyor.

Bu kural aslında hep geçerliydi. Eskiden de güçlü imparatorluklar, kapitalist-emperyalist devletler aynı şeyi yapıyorlardı. Büyük savaşlar ve yıkımlar böyle gerçekleşti. Dolayısıyla son günlerde Avrupa basınında sıkça gündeme getirilen “Trump’ın orman kanunları” yeni değil. Bugün ile en önemli farklılık daha önce “orman kanunları”nı hep birlikte uzlaşma içinde uyguluyorlardı: Yugoslavya’nın parçalanması, Somali, Afganistan, Irak, Libya, Suriye…

Şimdi ise kendisini “en güçlü” gören ABD ve Lideri Trump, oyunun kurallarını değiştirip, tek başına “orman kuralları” işlettiği için rahatsızlar. İtirazın ana nedeni bu. Ama buna rağmen, henüz ABD ve Trump’ı doğrudan karşılarına alıp net bir şekilde itiraz da etmiyorlar.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri Fransa ve İngiltere’den ciddi bir ses yok. Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya da net bir tutum almış değil. Hafta başında Washington’a giden Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores’ın kaçırılmasını açıktan mahkum etmedi. ‘Oldukça verimli’ bir görüşmenin geçtiği açıklandı.

Halbuki ülke içinde günlerdir ABD’nin uluslararası hukuku hiçe saydığı ve Alman hükümetinin bu konuda açık bir tutum alması gerektiği yönünde çağrılar vardı.

Uluslararası ilişkilerde, döneme ve koşullara göre esneklik gösteren “uluslararası hukuk” denilen nizam, gelinen aşamada yerini “uluslararası haydutluğa” bırakmış görünüyor. Öncesi bir yana İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan “uluslararası hukuk nizamı”nın temeli, Hitler faşizminin yenilgisinden geriye kalan yıkım üzerinden yükselmişti. Sovyetlerin varlığı güç dengeleri bakımından Batılı emperyalistlerin haydutluğuna sınır çekiyor, devletler arası şiddeti yasaklıyordu. Dahası Nazilerin yargılandığı Nürnberg mahkemelerinde, sadece devletlerin değil, insanlık suçu işleyen bireylerin de cezai kovuşturmaya uğrayabileceği ve cezalandırılabileceği benimsenmişti. Küçük ülkeleri büyüklere karşı koruyan koşullarda “uluslararası hukuk” bir anlam taşıyordu. Gerisi boş bir söylemden öteye geçmiyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

BaşlıkYücel Özdemir yazdı: Faşistlerle ittifak

Almanya “eylül dönemeci”ni yakın geleceğe damga vuracak izlerle geride...

Yücel Özdemir yazdı: Berlin seçimlerinin ardından: Kamulaştırma korkusu ve kirli kampanya

Berlin’de Elif Eralp ve Sol Parti’nin sandıktan açık arayla...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ yükselirken sol ne yapıyor?

Avrupa ve dünya aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
999AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey...

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Canlı yayın