iktibastransformYunanistan'da “Patates Hareketi

Yunanistan’da “Patates Hareketi

Kategori:

patateshareketiTransform! 4/2012 sayısında yayınlanan Siyaset Bilimi doktora öğrencileri Dimitris Papanikolopoulos ve Basili Rogas yazısı

Ana akım medya, ne zaman bir toplumsal pratiği ekonomik krizi aşmanın bir aracı olarak sunsa, halk hareketi için olumsuz bir gelişme ortaya çıkıyor. Aynı anda Yunanistan Komünist Partisi, tam da o pratiği insanları gerçek sorunlarından uzaklaştırmanın bir aracı olarak görüyor. Ancak, “patates hareketi” olayında sistem tam tersi yönde çalıştı. Olumsuz gelişme, ana akım medyanın, sivil toplumun tüm girişimlerini depolitize etme denemesiyken Komünist Parti, kontrol etmediği her bir girişimi reddetti.

Yunanistan’da üretici-tüketici ağlarının oluşturulmasıyla aracılar devreden çıkarılarak patates fiyatlarının olağan piyasa fiyatlarından yaklaşık %60-70’lik düşüş sağladı. Yerel meclislerin desteğiyle üretici-tüketici ağlarının kurulması aslında neye işaret ediyor? Yunan hükumetinin geçtiğimiz yıllardaki retoriğine bakılırsa neredeyse tüm üyelerinin, Yunan ekonomisinin kutsal inekleri olan toptancı ve tüccarlara dönüştüğü görülebilir. Yunan tüccarı eşsiz gelişmesi sayesinde ekonomik yaşamın merkezini işgal etmiştir: Kent merkezlerindeki tüm giriş katlarını dükkana çevirmeyi başarmış ve böylece Yunan kentlerini Avrupa’nın en pahalı kentleri haline getirmiştir. Fiyatlar kriz boyunca bile değişmedi.

Aracılar, hem üretici hem de tüketicilerin aleyhine para kazanan tipik Yunan tüccarıdır. Tüketiciler, üreticinin aracıya sattığı ilk fiyatın zaman zaman 100, 200, 300 katını ödüyorlar. Sonuçta Patates Hareketi, Yunanistan’daki ekonomik hayatın arızalarını gösterdi. Bir tarafta üreticiler aracıların “iyi niyetlerine” tabi olamayacaklarını ve hayatlarını geri almak için örgütlenmeleri gerektiğini, diğer tarafta tüketiciler fiyatların aracıların spekülasyonu nedeniyle yüksek kaldığını fark ettiler. Şimdi üretici-tüketici ağı aracıları atlayabilir ve her iki taraf da kar edebilir. Çiftçi hareketinin on yıllardır güçsüz olmasına ve tüketici hareketinin pratikte var olmamasına rağmen, neyse ki öz tüketim ve haneler arası dayanışmanın hakim olacağı çağ her zamankinden daha yakın.

Üretici-tüketici ağları, kooperatiflerin çoğalması, ücretsiz sağlık hizmeti veren sosyal sağlık merkezleri, ücretsiz dersler veren öğretmen birlikleri, yoksul ve evsizlere ekmek dağıtan girişimler ve yerel paralarla yapılan ticari alışverişler, krizin etkilediği sosyal katmanların hayatta kalmak için bulduğu araçların bazısını oluşturuyor. Bu araçlar, krizin ürünü olsalar dahi yeni bakış açılarını açığa çıkardıkları kadar Yunan toplumunun başka yapısal sorunlarını da açığa çıkardı. Sosyal Darwinizm’e karşı dayanışmanın canlandırılması, kar yerine sosyal ihtiyaçların dikkate alınması, üreticiler ve tüketiciler lehine aracıların devreden çıkarılması ve iflas etmiş bir politik sistem ve başarısız neoliberal uygulamalara karşı sağlam bir sivil toplumun yaşam gücünün oluşturulması başka bir toplumu inşaa etmenin ön koşullarıdır. Bu sadece zorlu ekonomik durumun nasıl aşılacağına dair bir tartışma mı yoksa zarar gören sosyal katmanların, sosyal ve politik yönelimlerinin değiştirilmesi fırsatı mı? Hatırlarsak antik Yunan’daki demokrasi ve çağımızdaki sosyalizm sadece ilkini oluşturdu, en azından ilk aşamada.

Çeviri: Kontra Salvo

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Marga Ferré yazdı: Dijital Devrim Karşısında Emek

Editör notu: Bu yazı, transform!europe Başkanı Marga Ferré'nin, Ağustos...

Franz Schäfer, Josef Baum yazdı: Yapay zeka ve emeğin geleceği: İki karşıt bakış açısı

Aşağıdaki yazılarda transform! Austria yazarları Franz Schäfer ve Josef...

Siyaseti topluma geri getirin – Luciana Castellina – Transform! Network

%40 sandığa gitmediyse bir sebebi var Beklenen gerçekleşti: Anti faşizmin...

Zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok – Belaruslu Sol Aktivist Pavel Katarzheuski’yle röportaj

Üç aydan fazladır kitlesel protesto gösterileri yapılıyor. Siyaset bilimci...

Slovenya: “Virüs gidecek ama diktatörlük kalabilir”

13 Mart’ta, Covid-19 salgınının ilan edilmesiyle eşzamanlı olarak Slovenya’nın...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Murat Çakır yazdı: Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Canlı yayın