yaklaşımlarÇağla ElektrikçiYaşamaya dair - Çağla Elektrikçi

Yaşamaya dair – Çağla Elektrikçi

Genco Erkal, usta bir sanatçı olarak Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiirini unutulmaz bir yorumla sahneye taşımıştır. Bu performans, hem Nazım Hikmet’in vatan sevgisini anlatan güçlü sözleriyle hem de Genco Erkal’ın etkileyici yorumuyla izleyicileri etkilemiştir. Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiiri, vatan kavramını sorgulayan ve eleştiren bir bakış açısını yansıtmaktadır.

“Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurthainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

Bu şiir, sembolik değil, aynı zamanda somut eylemlerin toplumlar üzerindeki önemini vurgular. Genco Erkal’ın performansı, bu güçlü mesajı izleyicilere aktarmış ve Nazım Hikmet’in anlam dolu sözlerini sahnede canlandırmıştır.

Genco Erkal politik aktivizmi ve Cumhurbaşkanına yönelik açık eleştirileriyle de tanınıyordu. 86 yaşında olan Genco Erkal, lösemi tedavisi sırasında 31 Temmuz 2024 tarihinde hayatını kaybetti. Onun son sosyal medya paylaşımı, ölümünden sadece birkaç saat önce yapılmıştı ve birçok kişiyi etkiledi.

Genco Erkal ve Fazıl Say, Nazım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” adlı şiirini muhteşem bir şekilde yorumlamışlardır. Genco Erkal’ın sahnedeki etkileyici duruşu ve Nazım Hikmet’in dizelerini içselleştiren yorumu, dinleyicileri büyülemiştir. Fazıl Say’ın piyano eşliği ise duygusal bir derinlik katmıştır. Şiirin içindeki Yaşamın içindeki anlamlı anları, sevinçleri ve acıları hissetmek, bu dünyada gerçekten var olmak demektir.

Bu performans, Nazım Hikmet’in ölümsüz dizelerini ve sanatın gücüyle bir araya getirirken, Genco Erkal ve Fazıl Say, bu eseri yürekten yorumlayarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim sundular.

Nikolay Gogol’un “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı öyküsünü sahneleyerek Türkiye’de Batılı anlamda metne dayalı sahnelenen ilk tek kişilik oyunu sahnelemiştir. Bu eser yıllar boyunca üç farklı yorumla sahnelendi ve onunla özdeşleşti. Genco Erkal’ın ölümü, sanatçının haksızlığa karşı duruşu ve hukuktan yana tavrı, sevenleri tarafından her zaman takdir edilmiştir.

Ölümü, bazı sanatçılar için sadece bir durak değil, onun gibi aydın kişiler için de bir çağın kapanmasıydı.

Genco Erkal, Samuel Beckett’in “Oyun Sonu” adlı oyununu Türkçeye çevirerek sahneledi. Bu başarı, Beckett’in 100. doğum yıldönümünde büyük bir etki yaratmıştır.

Ayrıca Genco Erkal, siyasi duruşuyla da biliniyordu. Hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada, hukuktan yana tavır aldı.

Genco Erkal, sanat dünyasında büyük bir boşluk bırakırken, onun eserleri ve duruşu, Türkiye’nin kültürel mirasında sonsuza kadar yaşayacak.

“Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurthainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Daha niceleri, bilinmeyenlerle ve bilinen, varsayılanlarla ‘laf güzaf’ sayılanlarla harcanacak insanlık…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Çağla Elektrikçi yazdı: Kırsal sessizlik bir atmosfer değil, politik bir tercihtir

My Way Home, İngiltere'nin siyasal-ekonomik dönüşümünün kritik bir eşiğinde...

Çağla Elektrikçi yazdı: İnsanları sınıfın ötesinde değerlemek, siyasal ve etik bir projedir

Modern toplumlar hâlâ ekonomik statü ve sosyal prestijle iç...

Çağla Elektrikçi yazdı: Sevgül Uludağ’ın ardından: Ölüm sosyolojisi ve kolektif hafıza

Sevgül Uludağ'ın ölümü ve cenazesi, Kıbrıs toplumunda yalnızca bireysel...

Otoritenin Çöküşü Bir Tesadüf Değil, Bir Politik Projedir — Çağla Elektrikçi

Dijital çağın yarattığı otorite erozyonu, yalnızca teknolojik bir yan...

Çağla Elektrikçi yazdı: Ucu ucuna yaşamak

COVID-19, yalnızca bir sağlık krizi değil; ekolojik, sosyolojik ve...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,923TakipçilerTakip Et
909AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Politis Ekibi yazdı: Cacoyannis’in 1974 Kıbrıs’ı Üzerine Destansı Belgeseli: “Tarih Tarafından Yönetildi”

1974 yazına gelindiğinde Mihalis Kakoyanis (Michael Cacoyannis) çoktan dünyanın...

Stavros Antoniou yazdı: Türk İşgalinin Üzerinden Elli İki Yıl Geçti, Hâlâ Gerçekten Korkuyoruz

Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin üzerinden elli iki yıl geçti; Kıbrıslı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trump politikasındaki bazı önemli öne çıkan taktiksel öncelikler

İran'a karşı saldırılar giderek artıyor. Amerika, açık şekilde kentleri...

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Volkan Yaraşır yazdı: Doğanın kalbini söken sömürü: Ekstraktivizm

Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Canlı yayın