iktibasGözde BedeloğluTürkiye - Kuzey Kıbrıs “Fiber Optik Anlaşması” yargıya taşındı - Gözde Bedeloğlu

Türkiye – Kuzey Kıbrıs “Fiber Optik Anlaşması” yargıya taşındı – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi’nde kabul edilen, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında KKTC Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi ve Fiber Optik Kablolar Üzerinden Sunulan Hizmetlerin Hanelere ve İşletmelere Götürülmesi Kapsamında Yapılacak Çalışmalara İlişkin İşbirliği Protokolü Onay Yasası”nı anayasaya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs hükümetleri arasında fiber optik altyapının kurulmasına yönelik işbirliği protokolü 11 Temmuz 2025’te imzalanmıştı. Anlaşmanın, Kuzey Kıbrıs’ta internet altyapısının modernizasyonu açısından önemli bir adım olduğu belirtilerek, fiber optik ağın yaygınlaştırılmasıyla birlikte internet hızının ve veri kapasitesinin artırılacağı ifade edilmişti.

TARTIŞMALI YASA İKTİDARIN OYUYLA MECLİS’TEN GEÇTİ

Fiber optik protokolünün onay yasa tasarısı Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda uzun tartışmalara sahne oldu. Muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) özellikle projenin ihalesiz yürütülmesini ve altyapının 25 yıl boyunca Türk Telekom tarafından işletilecek olmasını eleştirirken, Ulusal Birlik Partisi-Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi’nden (UBP-DP-YDP) oluşan koalisyon hükümeti anlaşmanın 150 bin haneye fiber internet ulaştıracak yaklaşık 100 milyon dolarlık stratejik bir yatırım olduğunu savundu. Tartışmaların ardından yasa tasarısı 27 kabul ve 20 ret oyuyla Meclis’ten geçti.

Muhalefet, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları tarafından eleştirilen anlaşmaya göre Kıbrıs’ın telekomünikasyon altyapısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığını yürüttüğü Varlık Fonu’ndaki Türk Telekom’a devredilecek. Altyapının uzun süreli işletme hakkının, önümüzdeki yıllarda yeniden el değiştirme ihtimali bulunan Türk Telekom’a verilmesi; yerli şirketlerin de teklif sunabileceği bir ihale sürecinin yaşanmamış olması; Kuzey Kıbrıs Telekomünikasyon Dairesi’nin yeni yönetimdeki rolünün ne olacağı; kamu altyapısının özel bir şirkete devriyle beraber ortaya çıkacak yetki paylaşımı ve ilgili anayasal sorunlar, anlaşmayla ilgili üzerinde en çok durulan maddeler…

“YUKARIDAN BASKI GELDİ” İLE KASTEDİLEN ERDOĞAN MI?

Kıbrıs Türk Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen), anlaşmanın Türk Telekom’a “peşkeş” niteliği taşıdığını belirterek protokolü yargıya taşıdığını duyurmuştu. Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, Telekomünikasyon Dairesi’nin kamusal niteliğini korumak için mücadele ettiklerini ifade ederek, protokolün Türk Telekom’a sınırsız haklar tanıdığına, yerli istihdamı yok ederek kamu gelirinin sermayenin kasasına aktarılacağına dikkat çekmişti. Üredi, Cumhurbaşkanı Erhürman’ı kamu çıkarları için göreve davet etmişti.

Protokole bir diğer sert tepki ise İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği’nden gelmişti. Söz konusu anlaşmanın Telekomünikasyon Dairesi’nin aylık 35 milyon TL’lik gelirini Türk Telekom’a devrettiğini ve 25 yıl boyunca başka hiçbir firmanın hizmet veremeyeceğini kaydeden Birlik temsilcileri, devlet kaynaklarının projeye aktarılmasına rağmen, Türk Telekom’a tanınan imtiyazların ülkede yerli yatırımcıya verilmemesini eleştirmişti. Ayrıca, Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın, “yukarıdan baskı geldi” sözlerini hatırlatan Birlik, kastedilenin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olup olmadığını tartışmaya açmıştı.

PROTOKOLÜN ANAYASA İLE ÇELİŞEN YANLARI

Uzmanlar, muhalefet ve sivil toplum örgütleri Türkiye ile imzalanan fiber optik anlaşmasının bazı maddelerinin Kuzey Kıbrıs Anayasası ile çelişebileceğini belirtiyor. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, incelemesi için Anayasa Mahkemesi’ne gönderdiği protokolün onay yasasıyla ilgili dikkat çekici tespitler ise şunlar:

Kamu Altyapısının Özel Şirkete Devri: Telekomünikasyon Dairesi’nin sahip olduğu altyapının 25 yıl boyunca Türk Telekom’a devredilmesi, kamusal denetim ve yetkinin özel sektöre aktarılması açısından tartışmalı bulunuyor.

İhale Yapılmaması ve Şeffaflık Eksikliği: Protokol, ihalesiz yürütülmüş ve yerli firmalara teklif hakkı tanınmamış; bu durum kamu kaynaklarının eşit ve şeffaf kullanımını öngören anayasal ilkelere aykırı olabileceği yönünde eleştiriliyor.

Kamu Gelirlerinin Özel Şirkete Aktarılması: Telekomünikasyon Dairesi’nin aylık gelirleri özel şirkete devrediliyor; muhalefet ve sivil toplum, bunun halkın kaynaklarını koruma yükümlülüğüne aykırı olduğunu savunuyor.

Yetki ve Egemenlik Sorunları: Stratejik altyapının yönetimi tek bir şirkete bırakılıyor; bu durum, Kuzey Kıbrıs’ın egemenlik hakları ve kritik telekomünikasyon altyapısının bağımsız yönetimi açısından risk oluşturuyor.

Uzun Süreli İşletme Hakkı (25 Yıl): Tek bir firmaya uzun süreli işletme hakkı verilmesi, gelecek hükümetlerin altyapı üzerindeki denetimini sınırlıyor ve uzun vadeli kamu denetimi açısından soru işaretleri doğuruyor.

Kamu Kurumlarının Yetkisizleştirilmesi: Telekomünikasyon Dairesi’nin protokol kapsamında söz sahibi olmaması, kamusal görev ve denetim yetkilerini kısıtlıyor.

Stratejik Bağımsızlığın Tehlikeye Girmesi: Ülkenin kritik telekom altyapısının yabancı sermaye kontrolüne geçmesi, ulusal güvenlik ve stratejik egemenlik açısından tartışmalı bulunuyor.

MAHKEME SÜRECİ VE OLASI SONUÇLAR

Mahkemesi süreci, protokolün geleceği açısından belirleyici olacak. Eğer bazı maddeler anayasaya aykırı bulunursa, bu hükümler iptal edilecek veya düzeltilmek üzere Meclis’e geri gönderilecek. Anayasa Mahkemesi tüm protokolü anayasaya aykırı bulursa, anlaşma tamamen yürürlükten kalkacak. Karar, hukuken bağlayıcı olacak ve Türk Telekom’un altyapıyı devralma planlarını durduracak veya değiştirecek.

Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar, hem Kuzey Kıbrıs’ın stratejik iletişim altyapısının geleceğini hem de kamu kurumları ve yerli şirketlerin rolünü doğrudan etkileyecek. Karar yalnızca Telekomünikasyon Dairesi ve yerli firmaların rolünü yeniden şekillendirmekle kalmayacak, aynı zamanda Türkiye’nin Türk Telekom aracılığıyla altyapı üzerindeki etkisini de netleştirecek. Hukuki, ekonomik ve siyasi boyutlarıyla kritik bir dönemeç olan bu süreç, Kuzey Kıbrıs’ın gelecekteki iletişim egemenliği açısından belirleyici olacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Atı Üsküdar’dan geçirmeyen kadın

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık her iki Üsküdarlı’dan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: “Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası”

Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Peki ya görüntü olmasaydı?

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir gencin elinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Özkan Yıkıcı yazdı: Çerçeve yasası meclise gelirken

Sonuçta bilinmeyen ama üzerinden bol bol yorumlar yapılan yasa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Canlı yayın