Kıbrıs iktibasLevent AtikoğluSonradan görme muhalif insan hakkı savunucusu: İhmal, çelişki ve istismar kültürü, Kıbrıs...

Sonradan görme muhalif insan hakkı savunucusu: İhmal, çelişki ve istismar kültürü, Kıbrıs 1 – Levent Atikoğlu

Baskı, çocuk istismarı, ihmal, sessizlik, pasif agresif muhalefet, itinayla seçilmiş politik ihanetler derken, bir yandan da sanata ve bilime ölüm karanlığı katanlar; yobaz laf kalabalığının kıskacındaki sosyal medya, özgürlüğü seçen zihniyeti öldürmek için pusuda bekliyor…

Bu hastalıklı ‘ihmal ve istismar kültürü’ ve adım adım inşa edilen pisliğin en içi, onca hakaret, istismar, manipülasyon, buram buram ataerki, gericilik, aşağılanma, itibarsızlaştırılma kalbimizi yoruyor ve ölüyoruz en sonunda:

Ne zaman duracak kalp diye düşünüyoruz artık. Fotoğraf karelerinde beliren ‘muhalif’ figürler, tam da fotoğraf karelerini sembolik olarak doldurmak için yerleşiyorlar sağ köşeye…

Bugün çocuk istismarı, insan hakkı ve ben de çıkıp iki laf edeyim gaylesi olanlar, kürsülerden ağzına büyük olan lafları telaffuz edenler, dünden gelen, geçmişte ve belki de bugün de aslında bazı çocuk istismarlarını (işine gelmeyenleri) hiç konuşmamış, aksine üstünü örtmeyi en iyi şekilde kendilerine görev edinmiş ve bunu başarmış olanlardır.

Ve işte hastalıklı bir çelişki ülkesinde yaşıyoruz böyle olunca…

Kalbi tabi ki durur insanın, nasıl atar bunca ihanete, bunca engellemeye, işgüzarlığa…

Sahi duracak mı artık ‘kırılmasın’ diye?

Kötülüğün bu kadar da olmaz dedirten ve artık hiçbir şeye şaşıramaz hale getirdiği bu yabancılaşma ötesi haletiruhiye, tam da içimizde, en yakınımızda dolanırken, ‘açık görüşlü ve muhalif’ zihniyet durduracak kalpleri…

İşine gelen konularda en büyük çocuk hakları savunucusu oluyor, işine gelmeyen konularda da tüm çıkış yollarını kapatıyor…

Tüm bunları izleyerek geçirdiğimiz günlerimiz, utanmadan, sıkılmadan, yüzümüz kızarmadan kutladığımız bayramlarımız var bizim…

Siz hala daha kutlama mı yapıyorsunuz? Dünya yıkılmış, dökülmüş ve siz hala daha koltuğa oturacağınız günü mü bekliyorsunuz?

Hem bunu yapıp hem de fotoğraf karelerine nasıl sığabiliyorsunuz, taşmıyor mu utanç kenarlara?

Korkudan geberdiğimiz için kurban verdiğimiz, ışığa açılan ‘tali yollarımız’ kapalı artık…

Suça suç, kötülüğe kötülük katan zihniyet, suçlu olana kurban, kurban olana suçlu muamelesi göstermeye, sessiz kalmaya devam ediyor… Suçu görüp de gereğini yapmayanlar, bundan beslenenler, işinizi kolaylaştıracaksa vicdanlı, oy gelmeycekse vicdansız olan politikacılarımız, hiyerarşik insan hakkı savunucuları ve aktivistlerimiz var bizim…

Ve bugün eğer siz hassasiyet gösterdiğinizi düşündüğünüz bütün bu insan hakları mevzuları üzerinden kahraman ilan edilecekseniz, orada birilerinin size geçmişi hatırlatması lazım…

Belki kazanan olmayacak bu oyunda ama birileri cesaretle konuşmaya, yazmaya ve mücadeleye devam edecektir. Ben size örnekler verebilirim geçmişten, bu ülkede yaşanmış en büyük çocuk istismarları ve ihmalleri üzerinden.

Bugün Kıbrıs’ta bütün bu aktivizmler bir fon alınarak, Avrupa Birliği ve diğer maddi desteği çerçevesinde fon avcıları ve çeteleri tarafından yapılıyor. Mesela bir projenin iki toplumlu olması yeter de artar bile o projenin maddi olarak desteklenmesi için… Ve ortada da büyük bir pozitif ayrımcılık var…

Gelin yavaş yavaş hep beraber bir geçmişe dönüp özellikle ana muhalefetin bu ülkede çocuk istismarı konularında neler yapmadığı konusunda bir analiz değerlendirmesi yapalım isterseniz. Bir yazıya sığdıramayacağımız bir başlangıç yapalım böylece…

Hiç kimsenin sütten çıkmış ak kaşık olmadığı gerçeği ortaya çıkacaktır ortaya…

Bir röportajda “sizden özür dilenmesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?” diye soruluyor…

Benim de buna tek cevabım şu olabilir ancak:

Bir şiir dünyayı değiştirmeyecekti belki ama, “çocukluğumdan hiç kimsenin dilemediği özürü şiirlerinizle dilediğiniz için size teşekkür ederim” diyen bir kadının sıcak ve kırılgan sesi yetip de artacaktı umut etmenin gücünü anlamaya…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist yeni dizaynda, Suriye gelişmeleri

Tekrar edelim: olayları tümüyle ele almadıkça, net gerçeğe ulaşmak...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Ertan Erol yazdı: ABD’nin yeni askeri stratejisi

ABD’nin eski adıyla savunma yeni adıyla Savaş Bakanı Pete...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Solomon’u öldürmedi… Orada yoktu… Ya 3 gün önce?”

Şener Levent soruyor: “Sen hangi cehennemden çıkıp geldin?” EA yanıt veriyor: “Yaşadığın...

Fehim Taştekin yazdı: Mekke üçlüsünün cemaziyelevveli*

Öyle bir ittifak kuracaksın ki ‘kutsal’ olsun. İmzaların Riyad...

Canlı yayın