arşivAli SarıtepeSiyasal İslam’ın varlıksal açmazı - Ali Sarıtepe

Siyasal İslam’ın varlıksal açmazı – Ali Sarıtepe

Kategori:

AKP’nin hükümet olması süreciyle toplumsal meşruiyet hakkını elde etmek isteyen siyasal İslami cemaatler, dünden gelen; bugün ise erk güçleri üzerindeki, içindeki halleriyle kendilerinin de öğrenerek yaratmaya çalıştıkları yapısal hallerini, devlet karakteri haline getirme faaliyetleri.

Türkiye İslami hareketleri, cemaatleri; örgütsel ya da toplu gruplar halinde bulunmalarına rağmen, hepsinin ortak paydası; İslamiyet’i Türk etnik kimliği ile olmazsa olmaz kadar bir arada tutmalarıdır. Dolayısıyla beslenme biçimleri ne olursa olsun, çıkardıkları sonuç İslamiyet ile Türklüğün iç içeliği halidir.

Bu yanıyla baktığımız da; geç ulus devlet olan TC’nin kuruluş örgütlenmeleri yapılırken, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Genel Kurmay Başkanlığının aynı gün kabul edilip Resmi Gazetede yayınlanmasıyla geç ulus devlet oluşturması ile Türklük yaratılmaya çalışılarak, Hanefi mezhebiyle de İslami yorum tekeli yaratılarak; İslamiyet ve Türklük birbiriyle ayrılmaz hale getirilmiş olması, dün ve bugünün yürümelerinin ortak paydası da oldukları gerçekliğidir.

Devlet bu anlamıyla kendi kuruluş sürecini tamamlarken Müslüman ortak paydadan Türklük çıkarmayı yaparken, Müslümanlığın geniş ortak paydalığından da Hanefi mezhebinin anlamalarını da İslami din anlamalarına egemen kılmıştır.

Türkiye toplumunun birden fazla farkı toplum formlarından teşekkül olması, sadece kuruluş ilkelerinin gelmiş olduğu tıkanma halinin nedenleri değildir.

Bu temel sorundur ama geçmişi temsil eden bir sorundur.

Cemaatler partisi olan AKP’de İslamiyet ve Türklük kavramını birbirinden ayırmadan kullanması hali ile; geçmişten kendisine miras edilen açmazları devam ettirme kararlılığı ile ortak hallerinin, davalarının devamlılığıdır.

Toplumsal form farlılığına bugüne kadar uygulanan açık-kapalı baskı yöntemleriyle çözülememesi ve bu sorunun en canlı halde ortada durması ve kendisini siyaset diliyle de ifade etmesi, Türkiye siyasal İslam yapılanmaları, anlayışlarını kendilerini yeniden gözden geçirmeye kadar vardırmak üzeredir, zorundadır.

Türklük İslamiyetin ya da İslamiyet Türklüğün vazgeçilmezi değildir.

İslami din anlayışını benimseyen farklı kimlikler yapılı toplumların bolca da bulunması bunun en güzel halidir. Keza aynı etnik form içerisinde olmalarına rağmen farklı din anlayışlarını benimseyen toplumlar da vardır. Yakınlığı anlamından dolayı Gagavuz Türklerinin Hıristiyan dininden olması gibi.

Dolayısıyla da; kuruluş başlamasıyla birlikte tekleştirilmeye çalışılan ama Türkiye gerçekliğinin buna izin vermemesinin gösterdiği gibi Türkleşmeye Kürt nüfus toplamı; geniş anlamıyla aynı din ortak paydasına sahip olmaları, onların farkı bir toplum formu olmalarına, Kürt olma hallerine engel teşkil etmemiştir.

Bunun içindir ki; Türkiye’nin Kürt sorunu çözümlenmek isteniyorsa, hala egemen kılınmaya çalışılan İslamiyet-Türklük eşliği yanlışlığının Türkiye siyasi sınırlarının asla gerçekliği olmadığıdır.

Bugün cemaatler ittifakının ortak paydası haline getirilmiş olan Kürt sorununun, şiddet ve asimilasyon yoluyla halledilmesi; Türkiye sorunu olarak daha yakıcı bir hal almasından öte bir şey getirmeyeceğidir.

İslami siyasetçiler ve siyasi yapılanmaları; dinlerin, toplumlar üstü bir inanma, iman etme karakteri olduğunu, bunun için inanmalardan milli paydalar yaratmamak gerektiğini, siyaset tarzı olarak gündemlerini oluşturmak gerçekliği ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktadırlar.

Bu yol alma iki ana kulvar ortaya çıkaracaktır.

Kürt sorununu demokrasi, etnik demokratizm kavrayışı içerisinde çözerek, çeyrek yüzyılı aşan birikmiş, tıkanmış, üst üste binmiş sorunların çözülmesine imkan yaratacaklardır.

Ya da:

İslamiyet-Türklük kavramlarını iç içe geçirme hallerini devam ettirerek; Türkiye sorunlarının çoğalarak devam etmesine, kan ve gözyaşlarından nehir yaratmaya devam edeceklerdir.

İnanma ve etnisite eşliği yaratmak:

Toplumu her alanda ama her alanda kör, sağır ve dilsiz hale getirmektedir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Canlı yayın