yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSistem gerçeğinden orman yangınları pratiği - Özkan Yıkıcı

Sistem gerçeğinden orman yangınları pratiği – Özkan Yıkıcı

Zaman zaman yaygınlaşan orman yangınları sonucu, birkaç söz de ben ekliyordum. Biraz açılımlı konuya yaklaştığım için, özelikle bizde pek duyulmayan bazı nedenleri de sıralıyordum. Her orman alevi içinde, yükselen doğa çığlığında mutlaka genel sistem ateşine de raslıyordum. Daha bir rantlaşma,

Kamusal eksenden kopma, özeleştirmeler, yağmalar ile iklim bozulmalarının konuyu derinşeltirmede katgısı kaçınılmazdı. Yeter ki olaya biraz kendi özüyle bakma cesaretiniz olsun. Bir de sistemsel genel düşüncenin katgısı tartışılmazdı. Mali disiplin nedeniyle azalan katgılar, işe alırken yandaşlama terxcihler, orman alanlarındaki kar işdahli öteki  olgular, hepsi ormanların yanmasında ortak katgıları mutlaka vardı.

En basit düşünce yaklaşım yanlısı ise hep sırıtmaya devam ediyor. Yeterki konuya en hahfif kural ile neden sonuç ilişkisiyle baktığınızda. Sonuçların üzerinden konu daraltılır. Oradan birtakım neden sonuçlar çıkarsanması yapılamaya uğraşılır. Buda olayın nedenleri ile sonuçlar bağlamının oluşturulmamasını getirir. Öyle ki yangın anında dahi gözle görülen tutumların sorgusu yapılmaz. Davranışlardan önceden hazırlıklı olma basit kural varlığı dahi düşünülmez. İşte buna benzer birçok nedenle oluşan orman yangınları en yakınımızda Kıbrıs ve Türkiyede acı gerçekleriyle, yakıp kavurdu. Bir anda birçok alan sıfırlandı. Nedenler pek konuşturulmak istenmez. Ayni zamanda, öteki denilen kesim de konuyu yüzleştirerek, doğaya bakıştan iklim bozulma gerçeklri ile bağdaştırmaz.

***

Belkide aradaki kolayca yakalanacak gerçekler de yakalanmaz. Örnek ise hiç uzağa gitmeden Türkiyeden verelim. Bazı mesleki örgütlerin net açıklaması şöyle: eli yıl önce de buna yakın orman yangınları oldu. Ancak, bukadar alan yanmadı dediler. Bunu değişen kamu sistem anlayışından yeni ekonomik rant noktasına dek yorumladılar. En basitiyle köylü konumundaki değişime işaret edildi. Ayrılan bütçeden tutun olayın oerman köylüleri tarafından ilk hamlelerin yapılma kuralının kaybolmasını gösterdiler.

İkinci nokta ise yangın öncesi ne prova nede tatbikat yapıldı. Özeleştirme sonucu da elektrik telerinin yangın çıkarma kolaylıklarına deyinildi. Burada başta taketci gazetecilerimizden teslimiyet politikacılarımızın kulağına gidilmesi gereksinimi de doğdu. Çünkü sanki alışılan paranoyalaşan ezberle hep özeleştirme seçeneği ile kamusal çöküş ikileminde her alanın sermayeye açılması haykırılınıyor. Oysa son Türkiyedeki orman yangınları da gösterdi ki elektrik iletişim özeleştirilmesi sonucu, oluşmayan denetim , kar yapma anlayışı ile personel azaltma sonucu, birçok yangında elektrik teleri ile çürüyen ağaç yaprakları temasının rol adığı da anlaşılıyor. Ama sadece teslimiyet ezberi olduğu için hala özeleştirme denilmektedir.

Kısaca, yeni bir orman yangın dalgası yaşadık. Isınan havada yetersizliklerle ranta açma iklemi kısgacında doğa katledildi. Tam kapitalist neoliberaleşmenin insan doğa ilişkisinin ekseniyle karşılaştık. Kamusal çürütme ile sermaye kar denkleminde alınan mamli disiplinlerle, iklimleri bozarak, yeni madencilik alanı turizm yatırımı yapma hamleleri sonucu, insanların da kendilerine göre ya dikkatsizlik veya kar kapma peşindeyken çıkarılan yangınlar, insanlığın ciyerini yaktı. Ama siyaset çözüm yerine hep geçiştirme yaptı. Doksanlar başındaki ilk önemli yangınlarda dikkatsiz çıkarılmanın yanına neoliberal genel kuramı da ekleniyordu. Özeleştirme ile kar hesaplı açma girişimleri adeta kapitalizmin özünü gösterdi buna uygulanan kar politikalarıyla resmen siyasetin de adını koyuyordu. Ozaman da orman yangınları yükselen alevlerdeki acımasız çığlıkta kapitalizmin her olgusuyla karşılaşma mutlaklığını da yaratmaktadır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kuzey Kıbrıs sıcaklarından

Haziranı tamamlamak üzereyiz. Ben de yeni bir yaşa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,935TakipçilerTakip Et
882AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sotos Ktoris: “Kültürel miras tüm Kıbrıslıların ortak değeridir”

Kıbrıs'taki siyasi müzakereler yıllardır bir ileri iki geri giderken,...

Tuğçe Madayanti Şen yazdı: Kamera NATO’ya dönerken

Gelecek hafta Ankara'da NATO zirvesi var. Kapalı kapıların ardında neler konuşulacağını...

Özgür Gürbüz yazdı: Az kalsın fidan dikeceklerdi

Ankara’daki NATO zirvesi öncesi onlarca kişi gözaltına alındı, 103...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kuzey Kıbrıs sıcaklarından

Haziranı tamamlamak üzereyiz. Ben de yeni bir yaşa da...

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Canlı yayın