yazılariktibasSheinbaum’un Trump sınavı - Ertan Erol

Sheinbaum’un Trump sınavı – Ertan Erol

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

ABD sermayesinin yeniden yapılanma döneminde ülkenin önemli ticari partnerlerinden biri olan Meksika belirsizliklerle dolu bir süreç içine girmiş bulunuyor. Ülkenin İlk Kadın Başkanı Claudia Sheinbaum koltukta daha altı ayını doldurmamışken, Trump yönetiminin ülkeye yönelik gümrük vergilerini yüzde 25 arttırma tehdidini her ay erteleme krizi ile karşı karşıya kalıyor. Sheinbaum’un ABD Başkanı Trump ile son telefon konuşması vergi arttırımının ikinci defa bir aylığına ertelenmesi ile sonuçlansa da özellikle yatırımlar açısından önemli bir belirsizlik havası hakim.

ABD, Kanada ve Meksika arasında 1994’ten beri yürürlükte bulunan NAFTA ve ilk Trump yönetimi döneminde tekrar müzakere edilerek yenilenen ardılı TMEC anlaşmalarına rağmen ABD tarafından yükseltilen gümrük vergileri özellikle Kanada ile ABD arasındaki ilişkilerin oldukça gerilmesine yol açtı. Hatta medya organlarına yansıyan biçimi doğruysa Kanada Başbakanı Trudeau ile Trump arasında geçen bir telefon görüşmesinde küfürleşmeler yaşanmış. Trump ile Zelenskiy arasındaki son diyalog akla geldiğinde bunun doğru olması çok da şaşırtıcı olmayacaktır. ABD’nin TMEC’e rağmen yükselttiği gümrük tarifelerine karşı ise Kanada’nın ABD mallarına boykot kampanyaları düzenlemekten başka şimdilik yapabileceği bir şey yok gibi. ABD, Kanada’yı uyuşturucu ile mücadele etmekte zayıf kalmakta ve ABD’ye fentanil girişlerini önleyememekle suçluyor.

Bu suçlamaların absürtlüğü bir kenara bırakılırsa, Kanada’da seçimlerin yaklaşması ve mevcut hükümetin gidici olmasından Trump yönetiminin istifade ettiğini görmek zor değil. Meksika için ise aynı şey geçerli değil. Başkan Sheinbaum’un toplumsal desteği yüzde 85’lere ulaşıyor ve Başkanın görevde daha 5.5 seneden fazla zamanı var. Aynı zamanda partisi Morena da, iyice zayıflamış muhalefet karşısında hegemonik bir parti konumuna gelmiş durumda. Bu bağlamda Trump Meksika ile daha sağlam bir zeminde müzakere etme yolunu seçiyor.

Aynı zamanda, Meksika söylemde farklı ve boyun eğmeyen bir duruş sergiliyor gözükse bile aslında ABD’nin taleplerine önemli ölçüde boyun eğiyor denilebilir. Önemli uyuşturucu kartellerinin lider ve üyeleri ABD destekli operasyonlarla yakalanıp ABD’ye iade edilirken kuzey bölgelerdeki uyuşturucu laboratuvarlarına yapılan baskınlar ve imha operasyonları da hız kazanmış durumda. Geçtiğimiz altı yılda imha edilen laboratuvar sayısına birkaç ay içinde ulaşılmış bulunuyor. ABD’ye yönelik Orta Amerika rotalı göçmenlere karşı güney sınırı tutulurken, önlemler havalimanlarına kadar genişletilmiş durumda. ABD’den sınır dışı edilen ve bazıları 30 senedir ABD’de yaşayan Meksikalı göçmenler ise sorgusuz sualsiz ülkeye kabul ediliyor. Bu bakımdan Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun deneyerek başarısız olduğu sert çıkma stratejisinden çok farklı bir strateji izlendiği açık.

Her ne kadar Meksika şu ana kadar ABD’yi teskin etmeyi başarmış olsa da bu kadar çabanın karşılığında bir aylık bir erteleme alması ekonomik olarak ABD’ye büyük oranda bağlı durumdaki ülke açısından büyük bir belirsizlik anlamına geliyor. Bununla birlikte Sheinbaum, Trudeau, Petro ya da Zelenskiy durumuna düşmeyen bir politik lider olarak iç politikada önemli bir destek kazanmış durumda. AMLO gibi efsanevi bir başkan sonrasında Meksika siyasetinde kendini ispat etmesi zor görünen Sheinbaum çok riski ama çok kullanışlı bir fırsat bulmuş gibi görünüyor. Ancak işlerin tersine dönmesi hiç de azımsanmayacak bir ihtimal değil.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özge Güneş yazdı: Kapıdaki tehlike El Niño

İstanbul’da geçen hafta evleri, işyerlerini ve yolları su altında...

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
974AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Hediye Levent yazdı: Süreç içinde süreç

Amerika-İran savaşında uzlaşmaya varılabilmesi için girişimler bir kez daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şöylesine bir yazı: Pile festivali etrafında dolanmak

Bazı arkadaşlar arada şöyle eleştiri yapıyor: “Hep ağır yazı...

Volkan Yaraşır yazdı: Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Naziler bir mayalanma döneminin ardından sokakların fethiyle iktidara geldiler....

Canlı yayın