iktibasSerdar M. DeğirmencioğluSessiz bir toplumda sessiz kalamam - Serdar M. Değirmencioğlu

Sessiz bir toplumda sessiz kalamam – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Adım Ayana Gerstmann, 18 yaşımdayım. Yasalara göre askere alınmam gerekiyor. Ahlak anlayışım gereği askere alınmayı reddetmeye karar verdim.

Askerlik yapmanın ahlaki açıdan bir kusur olduğunu sık sık dile getiren bir ailede büyüdüm. Küçük yaşta, bu ahlaki kusurun ne olduğunu anlamıyordum. Çevremde olanlardan ve işgal altındaki topraklardan habersizdim. 4. sınıfta okulumun Kudüs Günü törenine katıldım. “Kudüs’ün Birleşmesi-Ebedi Başkent” temalı bu neşeli kutlamanın ne olduğunu hiç anlamadan dans ettim, şarkı söyledim ve milliyetçi metinler okudum.

Bir yıl sonra, 5. sınıfta, cehaletim paramparça oldu. Kudüs Günü öncesinde, Kudüs’ün önemli yerlerini araştırma ödevi verilmişti. Bu ödevin amacı milliyetçi eğilimlerimi güçlendirmekti. Sonuç tam tersi oldu. Doğu Kudüs hakkında okuduklarım sayesinde bu kutlamaların ardında işgal ve zulümün saklı olduğunu aniden fark ettim. Birdenbire, daha önce varlığından bile haberdar olmadığım, işgal rejimi tarafından her gün, her saat özgürlüğü ellerinden alınan milyonlarca insanın derin acısını gördüm.

O andan itibaren, işgal rejimini uygulayan ve Filistinlilerin hayatlarını çekilmez kılan askeri sistemin bir parçası olamayacağımı fark ettim. Masum insanları sürekli sınır dışı eden, öldüren ve topraklarının gasbedilmesini sağlayan bir sistemin parçası olmayacağım. 7 Ekim’den bu yana, ordunun Gazze’de yaptıkları nedeniyle farkındalığım zirveye ulaştı. On binlerce kadın ve çocuk öldürüldü; yüz binlerce kişi evlerinden sürüldüler. Bugün mülteci kamplarında yaşıyor, aşağılanıyor ve açlık çekiyorlar. Bu felaket, ordunun eylemlerinin, neredeyse iki yıldır süren ve hedeflerini çoktan yitirmiş olan savaşın bir sonucudur. İki yıldır, umutsuz bir intikam savaşının sonucu olarak kan dökülmesini izliyorum. Gazze’de sonsuz bir umutsuzluk içinde doğup büyüyen on binlerce çocuğu görüyorum; ölüm ve yıkımın oluşturduğu sonsuz bir nefret, intikam ve cinayet döngüsünün içinde. Devlet tarafından bu döngüyü sonsuzlaştırmak için gönderilen, benim yaşıtım yüzlerce gencin öldürüldüğünü görüyorum. Rehinelerin hayatını tehlikeye atan bir savaş görüyorum. Bunlar karşısında sessiz kalamam.

Sessizliğin hakim olduğu bir toplumda sessiz kalamam. İsrail toplumu, 60 yıldır işgali görmezden geliyor. Gazzeli çocukların öldürülmesini görmezden geliyor. Ordunun ahlaksız vahşetini görüyor ama sessiz kalmayı seçiyor. Toplum, ordunun masum insanlara karşı işlediği suçları kabul etmeye hazır değil, çünkü insanlar bunu kabul ettikleri takdirde suçluluk duygusuyla başa çıkamayacaklarını biliyorlar. Toplum, ahlaki gerekçelerler vahşete karşı çıkmak yerine, ahlaksızlığının üzerini örtüyor. Savaşa karşı çıkanları kötü olarak damgalıyor, çünkü gerçeğe bakmaya cesaret ederse kendisini de aynı damgayı vurmaktan korkuyor. Sayısız kez duyduğum “Gazze’de masum kimse yok!” cümlesinin normalleştiğini duyuyorum ve öfkeleniyorum. En küçük çocukların bile masum olmadığına ve onlara merhamet gösterilmeyeceğine yürekten inanan insanlar görüyorum.

Oysa bir çocuk her zaman masumdur! Kudüs Günü törenlerine katıldığımda ben de bir çocuktum ve masumdum. Bana okutulan milliyetçi metinleri okurken, Filistinlilerin acılarını hiç bilmiyordum. Bilmediğim için karşı çıkamazdım. Bilinçsiz bir çocuk kendi seçimlerini yapamaz ve bu nedenle masumdur.

Şimdi, olgunlaştığım için, koşulsuz masumiyet söz konusu olamaz. Artık, ordunun milyonlarca insana çektirdiği acıları bildiğim halde sessiz kalmaya karar verirsem, bu suça ortak olacağımı biliyorum. Bugün, çekilen acılar karşısında sessiz kalamayacağımı biliyorum. Katliam ve yıkım karşısında sessiz kalamam. Bugün biliyorum ki, orduya katılmak sessizlikten daha kötüdür: Milyonlara zarar veren bir sistemle iş birliği yapmaktır. Bu yüzden reddediyorum ve bunu yüksek sesle yapıyorum. İş birliği yapmayacağım ve benim adıma en ağır vahşetin gerçekleştirilmesine olanak tanıyan sessizliğin bir parçası olmayacağım. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak açıkça söylüyorum: Gazze’nin yıkımına da, işgalciliğe de karşıyım! Sessiz kalmayı reddediyorum. Umarım sesim insanların gözlerini açar ve onların adlarına yapılanların farkına varmalarını sağlar. Ta ki onlar da artık sessiz kalmayana kadar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Canlı yayın