yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSavaş, önce gerçekleri katleder - Özkan Yıkıcı

Savaş, önce gerçekleri katleder – Özkan Yıkıcı

Çocukluktan beri yaşayarak, tekrar tekrar öğrenerek, yeniden hatırlayarak, önemli dersi yeniden tekrardan kanıtlıyoruz. Savaş, önce gerçekleri katleder. Günümüz algı operasyonlarının propagandadaki rolunu da eklersek, gerçekten savaşta gerçeklere ulaşmak güç. Hem bilgi kirliliği hem de koşullar nedeniyle hemen probaganda kirli ağına takılmak da kolaydır. Özellikle bilgisizlik, taraf olma kısgacında savaşın da dehşetiyle, gerçekler gerçekten katledilmeğe açık haldedir. Üstelik bu konuda epey deneyimlere rağmen, iş o girdaba girince, ayni tekrardan kaçınamama da normal hale sokulur.

Öyle ki, daha İsrail Filistin eksenindeki Hamas Aksa tufan operasyonu daha başlarken, bilgi kirliliklerini uyaran algılar görselleşti. Fakat, daha olayın ne olduğunu anlamadan, hemen probaganda görsel aygıtlar işleve sokuldu. Korkunç görüntüler yayıldı. Üzerine de hemen siyasal hamleler konuldu. “haklı” kelimesiyle siyasal girişimelr oluştu. EN kötü konum ise rol alan çevrelerin başta Metanyahunun faşist gerçekliğidir. Dünyanin iki yüzlülüğü adeta algı oyunarıyla maduriyet üzerinden işlemeğe başladı. Öyle ki daha konu netleşmeden, en başta Batılı ülkeler İsrail bayrakları çekip,d esteklerine psikolojik etkileme algısını da koydular. Batılı yönetimler, konunun anlaşılması ve daha gerçeklerle hareket etme yerine, hemen taraf olup siyasal hamleleri de gündeme soktular. Bir analmda sosyaldemokratından tutun faşistine de İsrail yanında sıralandılar. Amerika daha da ileriye gidip, kocaman deniz fiolarını Akdenize doğru yola çıkardı. Sanki zayıf güçmüş gibi de israile silah yaydırmaya başlandı. Olay genelinden koparılıp bir anti Hamas çizgisiyle konulan algı görselleriyle de psikolojik etki yaparak siyasal hesaplaşmaya doğru yöneltiler.

Ancak, konuyla alakalı tecrübeli olan bazı medya kesimi de daha ilk andan itibaren bildik taktiklerinin de nasıl gerçekleri katledercesine kulanıldığını da kanıtlıyordu. Öylesine anormalikler yapıldı ki olayla hiç alakalı olmayan resimler sanki Hamas yapmış gibi sunulup olayda daha da etki yapıp destek bulma kuralına sarıldılar. IŞİD uygulaması olan eski resmi dahi alıp sanki Hamasın israiliğe karşı boğazlama gibi probagandalaştırıldığına tanık olduk. Çıplak kadın resmiyle tecavüz denilip adeta sonradan başka olgu olup denizde olma durumu da öteki algı oyunu  oluyordu. Bir analmda Hamastan öylesi timsah yaratılmaya çalışınılıyordu ki bilenlerin kolayca tahin edeceklerin, israilin vahşeti için resmen koşul hazırlanıyordu. Nitekim öyle de oldu…

Biraz önce medyada ilginç bir denecek ve normaleşen resimle, sesleri izledim. Hayfaya atılan roketler ve sren sesleri veriliyordu. Ama, şu gerçeği de belirtmek gerekirdi: israilde en azından alarım sesleri sinyal olarak uyarılıyordu. Fakat, ayni durumda karşıt coğrafya Gazlede bu dahi imkansızdır. Çünkü, İsrail hem elektriği, hem de suyu kesti. Onun için Gazlede uyarın sinyalleri dahi verilmesi imkansız hale getirildi. Haberler ve açıklanan destekler ise adeta olayın salt Hamas deyil fırsatla yeni siyasal hamlelerin yapılma olasılığını da  gösteriyor. Boşuna deyil ABD başkanı Baydın atıp tutmuyordu. Üstelik daha önceki siyasal oyunlardaki Amerikan sicili de malumdur. Nice yalanar uydurup da işkaler yaptığı coğrafyamızda oldukça kabarıktır.

Burada önemli bir nokta şu: bize istenilen sınırda konuyu tutmamaız gerekir. Şimdiden acil durum, siyasal gidişatın engelenmesidir. Aksi taktirde emperyalist gerçeklikle bu bölgemizde yeni ağır sorunları da yaratacak. Şimdiden israilin korkunç saldırılarıyla Gazlenin adeta sürgünleştirilme politikasına yöneltileceği kesin. Zaten, İsrail Gazledeki insanlara kaçmalarını açıkça istedi. Öte yandan da Gazlenin tüm çıkış kapıları da kapatıldı. Aynen Mısır da buna uydu. İsrail olanak ölçüsünde, ses gelmedikçe de Gazlenin şimdiki halini de brakmayacağı kesin. Gazle zaten filistin sorununun önemli dram merkezidir. Dar şritde ikibuçuk milyon insan üstüste yaşıyor. Öyle yaşıyor ki bunların da önemli kısmı yine İsrail işkaleri sonucu Gazleğe mülteci olan insanlardır. Doğdukları gündem beri de İsrail füzelerinin ninileriyle büyüdüler. İnsansız araçlarının sinek vızıltılarıyla çocuklakluk gecelerini geçirdiler. Tellerle ve denizden botlarla kuşatılıp, dışa çıkamayan insanlardır. Nefes almaları da kontroluydu. Bu zeminde zaten isyan ve Hamas büyüdü. Kaldı ki burada da eksiklik var. Sadece Hamas deyil ondört örgütün itifak direniş birlikleri var. Hamas en güçlü örgüt olarak öne çıktı…

Biz dar sınırda görsel tutsaklığına düşmememiz gerekir. Öz şu: filistin sorunu var. İsrail işkal ederek ve dıştan getirilen nifusla kurdurtuldu. B. M. Kararlarıyla kurulurkeni sonradan B.M. kararlarına hiç uymayan ülke olarak hep yayılma geliştirdi. Emperyalizmi, kolonyalizmi, sömürgeciliği ve bunun üstünden oluşan Filistin sorununu bilmeden son gelişmeler anlaşılamaz. Devamında, nedenleri tam netleşmeyen Aksa Tufanı operasyonuna fazla takılmadan, hemen geleceğin siyasal kötü karanlık gelişmesinin engelemnmesine yoğunlaşmamız şart. Çünkü belli ki zaten kaşılan Hamas dışında Hizbulah eksenindeki Lübnan, tam darbeyi vuramadıkları Suriye ve eğer israilen kontrolü artarsa, irana dek işlerin uzacağı siyasal hamleler de gerçekleşir.

Bilmem dikatinizi çektimi: hani Suriyeğe taşınan veya ırakta kulanılan ciahtcılar vardı ya: Alahü Ekber çekip kafa kesenler var ya… Onlar cihat derken şimdi israilin bu tututumuna karşın neredeler? Unutmayalım. ABD özellikle seksenlerden sonra hep gericileşen cihatçıları kulanıp hegemonya oynunu oynadı. Son Ukrayna ve Suriye ile İsrail gerçeğinde de gerici faşistlerle oyun oynandığını da direk yaşadık. Naziler ve Siyonistlerin nasıl buluşmasına tanık olduk. Onun için resmin salt istenilen deyil genel özüyle birlikte deyerlendirmemiz önemlidir. Aksi taktirde bolca dezenformasyonların da olduğu şartlarda, kolayca yanıltılıp, istenilen politik alanda da kulanılma durumuna geliriz. Dedik ya: savaş önce gerçekleri katleder.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ukrayna yeni rolünü netleştirirken

Son gelişmeleri özetleyerek başlayalım: Ukrayna sık sık Karadeniz'de resmen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
914AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın