yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSalih Altaylı'nın anısına - Özkan Yıkıcı

Salih Altaylı’nın anısına – Özkan Yıkıcı

Ne zaman Çanakale ile alakalı türküyü veya savaşının yıldönümünü duysam, içim buruklaşır. Olayın bir gün öncesi “18 mart” benim açımdan iki önemli olayı hatırlatır. Birincisi, 86 yılında Girne yokuşunda geçirdiğim Salihle birlikteki trafik kazası canlanır. İkincisi ise tam on yıl sonrasında 17 Mart 96  yılında ayni arkadaşım, yoldaşım Salihi kaybettiğimiz dönem olmasıdır. Özellikle Girne yokuşunda geçirdiğimiz kazada, eğer bir ağaç olmasa tepetaklak dereye inip can verecektik. Tabi ki olayla birlikte birçok kafamıza kazılan duygular da oldu.

Salihle birlikte birçok örgütleme çabalarına karşıp, birçok yere gidip geliyorduk. Karava bölgesi de bunlardan birisiydi. Nitekim 86 yılının Martında ayni gün bölgeye ulaştık. Çalışmayla sohbeti yaptık. Yemeğe kalmamız söylendi. Fakat, havanın yağışlı olması nedeniyle erken ayrılmayı seçtik. Girne yokuşunu tırmanırken de yanımızdan geçen sonradan öğrendiğimiz sahipli arraba bize dokununca, kenarda olma tehlikesi sonucu, bizim araba kayar. Dereye doğru yuvarlanır. Fakat, dere kenarındaki ağaca takılıp  dereye düz düştük. Böylelikle tepetaklak inip ölmekten şans olarak kurtulduk. Biz kazaya yğrarken, Salihin ratyosunda Sadık Gürbüzün kasedi çalıyordu. Fakat, kazadan sonra arabada özellikle devrimci kasetlerin olmadığını da gördük…..

Salih altaylı, belkide mücadelesi ile unutulan ilerici devrimcilerden birisidir. Ne dolandırdı, ne dönek olup koltuk aldı. Ona buna iftira etmedi. En üst düzeyde olmasa da yaptıkkları şimdiki lafazandan çok daha önemli işler oldu. Örneğin, devrimci liseli hareketin oluşmasında Salihin başlangıçta çok önemli rolü oldu. Görevli olduğu öğrenci yurdundan başlayıp Lefkoşada belirli sayıda Liseli ile ilk hareketin temelini attı. Salihle, Lefkoşa, Karava bölgesinde epey çalışma yaptık. Öğretmen hareketinde muhalif kesimin önemli çalışanıydı. Atandaıktan sonra Mağusada Salihle ilişkimiz sürdü. En azından belirli kesimle dayanışma birlikteliğimiz sürdü. Tüm olumsuzlumsuzluklara rağmen Salih kendi çizgisinde mücadeleye devam etti. Bu tutumlarıyla da dürüst ve devrimci kimlikleriyle de sevilen birisiydi.

Salihin ölümü de erken geldi. Malum sağlık sistemimizin doğrudürüs teşiş koymaması, hastalığının doğrudürüs tanımlanmaması ise onun gidrek ölüme yaklaşmasına da neyazık yardımcı olundu. Salih, tedavi için gitiği istanbulda, geriye cesedini gönderdi. Umutla gidip, dönüşte yeniden buluşma umutları gerçekleşemedi. 1996 yılında 17 Mart günü hayata gözlerini yumdu. Geride braktıkları konusunda fazla söz söylenmedi. Oysa tüm baskılara ve işten atılmalara rağmen Devrimci Liseli hareketin oluşturulmasında, hherkes susmayı yeylerken, muhalif demokrat öğretmen hareketindeki tutumları, onun nedenli dürüst ve mücadelesine sahip çıktığının sadece birkaç örneğidir. Nedense lafazanların geçmişi imkar yarışı ile kendilerini övme tutumları gölgesinde, Salih Altaylı gibi devrimci kişiliklerini taşıyıp hayata koyan kişilerin de unutulmasına neden olmaktadır. Türkiyedeki Beşevler mücadelesi, Endüsriyel Sanat öğretmen okulundaki ilk faşistlere karşı oluşturulan devrimci kesimde yer alması,hepsi bize bir Salih Altaylı resmi çizmektedir.

İşten atıldı,tehtitler aldı. Kendi dönem döneklerince suçlandı ama bunlara hiç taviz vermedi. Herkesin nasıl sağla buluşma yarışına girdiği, Denktaşı dahi demokrat yapma utanmazlıklı sol dönüşler olurken, o, geride kalan mücadele arkadaşlarıyla nasıl dayanışma içinde olup yardımlaşmalar gerçekleştirilme araştırmalarındaydı. Bu nedenle, özellikle sosyalizmi geçmişin macerası görecek kadar gerileyen sol çevreler Salih gibi mücadele eden arkadaşlarını pek hatırlamak istemez. Ama, ben ne zaman Çanakale duysam, Girneninbatısına doğru yönelsem, Kulağımda Salihin sesiyle ürperti hala duyuyorum. Anısına da bu yazıyı yazıyorum.

Kuzey Kıbrıs böyle bir yerdir. Kendine değer verenleri deyil satanları hatırlayıp ödüllendirdikçe, Salih gibi devrimci kişilikler de havızadan sildirtilecektir. Şimdiden eminim, Devrimci Liseli olayını dahi bilen çok ama çok az kişinin kaldığı kesindir. Salihin önemi, geçmişi kendi gerçekleriyle bilmek bu bağlamda çok önemlidir. Bilmek ve dersler almanın da yarını aydınlatma şansı olduğu kesindir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiltere nereye doğru gidiyor?

İngiltere'nin Kıbrısla alakalı önemi desem, artık K. Kıbrıs'ta nüfusun...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gözden kaçırılırken, gündeme düşen gelişmelerden

Günümüz politik gündem oluşturmada, resmi genelden yerele medyalar hep...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eylül ayı tortuları altında semptomlar

Bu yazımı kısa bir eylül ayının önemli yakın tarih...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
959AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ceren Ergenç yazdı: Yapay zekâda bağımlılığın iki yüzü: Çin ve ABD

18. BRICS Zirvesi 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de toplandı. Zirve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiltere nereye doğru gidiyor?

İngiltere'nin Kıbrısla alakalı önemi desem, artık K. Kıbrıs'ta nüfusun...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Canlı yayın