yazılariktibasRusya’nın Avrupa’ya saldırma şansı var mı? - Yücel Özdemir

Rusya’nın Avrupa’ya saldırma şansı var mı? – Yücel Özdemir

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Avrupa ülkelerinin hızla silahlanmasının en önemli gerekçesi Rusya’nın uzak olmayan bir sürede Avrupa’da karşı bir savaş başlatacağı iddiasına dayanıyor. Bu nedenle medya da her iki taraf arasında askeri güç dengesini hesaplamaya başladı. Der Spiegel bu hafta ayrıntılı askeri güç mukayesesi yapanlardan. Rusya 2024’te askeri harcamalar için 462 milyar, NATO üyesi Avrupa ülkeleri 442 milyar dolar ayırmış. Rusya’nın toplamda 1 milyon 100 bin, NATO üyesi Avrupa ülkelerinin 2 milyon 41 bin askeri var. Bunun yaklaşık dörtte biri Türkiye’de. Son haftalarda Türkiye sahip olduğu asker sayısından ötürü dikkat çekiyor.

Hem silah hem para hem de asker sayısı bakımından NATO üyesi Avrupa devletleri Rusya’dan çok daha güçlü. Dolayısıyla Rusya’nın kendisinden büyük bir askeri güce saldırması pek mantıklı görünmüyor.

Ne var ki muhtemel bir savaş durumunda her şey alt alta dizilen rakamlar gibi olmayacak. Birçok Avrupa ülkesi, Rusya’ya karşı, hesapta görüldüğü gibi aktif savaşmayacak. Dolayısıyla kağıt üstündeki askeri güç gerçeğe tekabül etmiyor.

Avrupa’daki NATO üyesi ülkeler arasında 2024’de resmi verilere göre 86 milyar dolar ile orduya en fazla bütçe ayıran ülke Almanya. Onu İngiltere ve Fransa takip ediyor. Almanya, son anayasa değişikliğini de hesaba katarsak kısa sürede arayı açacak. Asker sayısı bakımından ise Türkiye birinci. Ardından Polonya ve Fransa geliyor. Almanya asker sayısı bakımından 181 bin ile dördüncü sırada. Ancak artan savunma harcamalarına bağlı asker sayısının kısa sürede artırılması gündemde. Son günlerde yoğun şekilde zorunlu askerlik tartışılmaya başlandı.

Almanya’nın Avrupa’da en büyük askeri güç olmaya dair attığı adımların hızını Rusya ile gerilimin seyri izleyecek. Genelkurmay Başkanı Carsten Breuer, ARD televizyonunda katıldığı bir programda, “Rusya’nın derdi sadece Ukrayna değil. Savaş bitse de Avrupa’yı tehdit etmeye devam edecek. Asker sayısını savaş öncesine göre iki katına çıkardı. Askeri yapısını Batı’ya doğrulttu” dedi.

Avrupa’daki propaganda aygıtı Rusya’nın 5-15 yıl içinde Avrupa’ya saldırı düzenleyeceği üzerine kurulu. Alman Haber Alma Teşkilatı (BND) ve Alman Ordusu tarafından hazırlanan “durum analizi raporu” da aynı doğrultuda. Şu tespit yapılıyor: “Rusya kendisini Batı ile sistemik bir çatışma içinde görüyor ve emperyalist hedeflerini gerçekleştirmek için Ukrayna’nın dışında da askeri güç kullanmaya hazır.” (Süddeutsche Zeitung, 27.03.2025)

Raporda, Ukrayna’nın dışındaki bölge olarak Baltık bölgesi işaret ediliyor ve buradan NATO’nun gücünü test etmeyi deneyeceği ileri sürülüyor. Zamanlama tahmini yapılmıyor.

Bu propagandanın hedefi, askeri harcamalar için kesenin ağzının açılmasına bağlı olarak, halkı büyük bir savaşın çıkacağına inandırılarak, militarist politikalara destek vermesini sağlamak. Kıta Avrupa’sında savaşın büyük bir yıkıma yol açacağı adeta belleklere kazınmış. Bu nedenle sermaye medyası, siyasetçileri ve silah tekelleri önce bu belleği silmek gerekliliğinden hareket ediyor.

Avrupa’nın askeri olarak ABD’den bağımsız kendi güveliğini Rusya’ya karşı sağlama adına başlattığı sürecin pek çok açıdan büyük risklerle dolu olduğunu söylemeye gerek yok. Rekor düzeydeki silahlanma çabasının sonucunda Rusya’yı yenecek düzeye gelindiğinden emin olunduğu takdirde, değişik provokasyonlarda savaşın çıkarılacağı bugün söylenebilir.

Tarihte ilk provokasyonu yapanlar hep Avrupalılar oldu. Ukrayna’da ise ilk saldıran Rusya oldu. Batıdan kuşatma korkusuna kapılan Putin bir kez daha içeride halkı baskı altına almak için bir taraftan otoriter gücünü pekiştirirken diğer taraftan dışarıda savunma adına ilk hamleyi yapan taraf da olabilir. Çünkü üç yıl önce Ukrayna savaşını başlatırken tarihte “savunma” adına hataların yapıldığını ileri sürerek saldırı stratejisini benimsemişti.

Nereden bakılırsa bakılsın, ABD’nin etkisiyle Rusya-Ukrayna arasında müzakere masası kurulsa da emperyalist paylaşım hesapları ve buna bağlı olarak silahlanma devam edecek. Ekonomideki daralmanın etkisiyle emperyalist rekabette geri kalmanın paniğine kapılan Almanya, bunu daha fazla silahlanma ve savaş hazırlıklarıyla aşmayı umuyor.

Bir panzerin 25 milyon, bir savaş uçağının 140 milyon avroya mal olduğu günümüzde, savaşa ve silahlanmaya ayrılacak her kuruş halkın cebinden çıkacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

Kansu Yıldırım yazdı: Devlet geri dönmüyor, sermaye devletten yeni bir şey istiyor: Sanayi burjuvazisi neden “girişimci devlet” istedi?

Hâkim liberal söylemin aksine sermaye sınıfı, dönemin ihtiyaçlarına göre...

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
933AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Canlı yayın