yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Nihayet seçim sonuçları açıklandı

Özkan Yıkıcı yazdı: Nihayet seçim sonuçları açıklandı

Haftalardır süren Peru devlet başkanlığı ikinci tur seçim sonuçları açıklandı. Açıklandı açıklanmasına, ancak, solcu aday Sánchez sonuçları tanımayacağını, itirazlarını sürdüreceğini belirtti. Farkın az bir oy olması, hâlâ bazı yerlerde usulsüzlük iddiaları, kazanan kadın Keiko Fujimori’nin yurt dışı oylarla oluşu şimdiden itirazlar ve sevinçlerin birbirine karışmasına neden olmaktadır. Zaten, Peru devlet başkanlığı ilk tur seçimlerinde de usulsuzluklar ve itirazlar bolca oldu. Nitekim, önceleri ikinci tura Fujimori ile aşırı sağ faşist adayın kaldığı açıklansa da yoğun tepkiler ve etrafa saçılan usulsüzlükler sonucu ikinciliğe solcu aday Sánchez olarak değiştirildi.

İkinci turda ise haftalardır sayımlar devam ediyordu. Yurt içi oylarda Sánchez kazanıyordu. Fakat, özellikle dışta yaşayanlar ve Amerika’daki Peruluların oyları geldikçe aralık kapatılıp az bir oyla eski otoriter faşist başkan Alberto Fujimori’nin kızı Keiko Fujimori’nin seçimi aldığı açıklandı. Fujimori üç kez aday olup seçimi kaybediyordu. Babasının baskıcı otoriter uygulamaları, yolsuzlukları, ağırlıkla yerli kadınları kısırlaştırma politikaları nedeniyle hep eleştiriliyordu. Babası uzun zaman başkan olsa da sonradan yaptıklarıyla da hapse girdi.

Yine de epey zaman iktidarda kalması, kurumsal yapılandırma ile Fujimori tipi faşist yapıyı devlete yerleştirdi. Otoriterlik ve baskı iç içe girdi. Ölüm mangaları gibi faşist katliamcı paramiliter yapıları da geliştirdi. Kimine göre, özellikle de faşist ve Amerikancı kesimler onu överken, yerli halk ile yoksullar ise acımasız diktatör ve yolsuzluk simgesi olarak lanetliyordu. Bu yüzden kızı Keiko Fujimori aday olurken, aynı zamanda babasının mirasıyla da devam politikasını savunuyordu. Tabii ki gerek Alberto gerekse kızı Keiko Fujimori’nin direkt destekleyicisi de açık şekilde Amerika idi. Son seçimlerde de sol adayın kaybetmesi için bizzat Trump müdahaleler yaptı. Destekleriyle salt söz değil, maddi ve gerekirse tehditlerle bu seçimin ta göbeğinde Trump da var. Sadece Kaliforniya’daki Peruluların çok ağırlıklı şekilde Fujimori’ye oy vermesi de işin daha da açık kanıtıdır.

Peru’da özellikle Alberto Fujimori dönemindeki şekillendirilen otoriter devlet modelinin demokratik engeli bir önceki seçimle de yaşandı. Seçimi kazanan sosyalist sol aday, ülkede anayasal değişim yapmak istedi. Özellikle yerli halklara bazı özgürlükler verme, ezilenler lehine demokratik hak eklentileri istemesi sonucu, ordu, yargı ve parlamentonun bir kısmının müdahalesiyle devrilip hapse atıldı. Daha da yakından Peru’yu tanımak isterseniz, on yılda sekiz devlet başkanı değiştirdiğini yazarsam, sanırım kolayca her şeyi anlatmaya yetiyor.

Bu koşullar altında yapılan seçim, zaten ilk turdan sancılarla gerçekleşti. Halkın direnci olmasa ilk turda sol aday Sánchez elenecekti. Yine ikinci turda direkt Amerikan müdahalesi olmadan Peru içinde sosyalist aday öndeydi. Ne zaman Amerika’dan Peru oyları gelince bu defa bayan Fujimori seçimi az bir oyla aldığı açıklandı. Ama itirazlar var. Net somut kanıtlar sürülüyor. Bir yanda resmen devlet ve sermaye bileşkesi, öte yanda ayrılan cephede emek ve yerli halklar ikilemi oluştu. Bu her an kırılmalara adaydır. Fakat, Keiko Fujimori koltuğa oturursa, babasının yapılandırdığı devlet ile Trump destekli Amerika politikasıyla ülkedeki başta madenleri yabancı şirketlere açacağı kesin. Güvenlik politikası adına baskılar artıp epey tutuklama ve yeni hapishaneler yapılacağı da zaten söyleniyor. Yine de şu soru var: Peru siyasal yapısı gerek parlamento gerekse sokak gerçekleriyle Fujimori’nin önceki başkanlar gibi iktidardan devrilme şansı hep vardır. Bu da Peru’nun ta göbeğindeki gerçektir. Boşuna on yılda sekiz başkan değiştirmedi.

Öte yandan ülke resmen ikiye ayrıldı. Ek olarak cirit atan uyuşturucu mafyaları da var. Amerika ise Peru’yu muz cumhuriyeti yapıp kâr endeksi yağmalama peşinde. Gerileyen bölgesel sol gibi Peru’da da yerli halk ile sol eksen tekrardan ittifaklaşıp direnme durumu da denklemi çözecek karşıt eksen olarak karşımıza gelme şansı var.

Peru olayında bir gerçeği artık vurgulamanın zamanıdır. Üstelik ülkemizde de bilinip bilinmeme karışıklığında aynı talep var. Son Kolombiya, Moldova gibi seçimlerde de görüldü ki yapılan seçimlerde dış ülke oyları az da olsa iktidarı belirliyor. Bu genel olarak sağ ve otoriter yönetimlerin lehinedir. Peru ve Kolombiya, birkaç yıl öncesi Moldova’da eğer dış ülke oyları olmasa şimdiki kazananlar kaybetmiş olacaktı. Aynı ekseni Türkiye’de de görüyoruz. Tüm seçimlerde çok ağırlıklı olarak gerici sağ oylar kullanılmaktadır. Birkaç milyon farkı kapatıp kazandırma potansiyeline sahiptir. Şimdilik Türkiye’de bu durum konuşulmuyor.

Bir ek çelişkili durum daha: son Peru örneğini biraz genişletelim. Amerika’dan gelen Peru oyları Fujimori’yi kazandırdı. Aynı Peruluların yaşadığı yerler Amerikan seçimlerinde çoğu zaman da göçmen karşıtı şekliyle de kullanılması, önemli siyasal sosyolojik çelişkidir. Aynısı Almanya’daki veya başka Avrupa’daki Türkler için de geçerli oluyor. Avrupa seçimlerinde sosyal demokrat veya yeşillere oy kullanılırken, Türkiye’ye gelince AKP ve MHP ağırlıklı değişik yelpazede sonuçlanıyor.

Kısaca, Peru dünya sahnesinde güncel siyasal karışıklığın örneği olarak seçimini yaptı. Hâlâ itirazlar var. Bir önceki seçimi alan sosyalist aday ise hapiste. Nedeni de ona karşı darbe yapılmasıdır. Bir anlamda karışıklıklar ve savrulmalar, değişik bunalımların da dumanını yükseltmektedir. Peru bizden çok uzak. Zengin ormanı ve dağlarıyla renkli tabiatı kadar, değişik halk kesimlerinin de yaşandığı ülke. Yaşadıklarının çoğu da bize hiç yabancı değil. Hele emperyalist müdahale ile devlet biçimi aynadaki resmimizdir. Bakalım üç defa kaybeden bayan Fujimori, bu defa koltukta kalacak mı?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO ve Kıbrıs

Garip gelecek, ama gerçek. Hesapta NATO'ya karşıymış gibi konuşanlar,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Dünya yanıyor

Günlerdir değişik şekilde haberleri izlemek de güç. Gerçekten, dünya...

Özkan Yıkıcı yazdı: Köylüm Bektaş Göze’nin ardından

İkimiz de Dilirga bölgesinde doğduk. Köylerimiz ayrı olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Dünya futbol kupası şampiyonası sürerken, kaçırılanlar!

Sıcak hava demeden, birçok skandallarla daha başlamadan damga vurulan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sevgül Uludağ’ın ardından bir hüzün yazısı

Aslında bilip de tereddütle yaşadığım bir haber gibiydi. Zaten...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,928TakipçilerTakip Et
887AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: 1983 Protokol Krizi; Yılmaz Ağaoğlu

İşgalden 9 yıl soğra, böyünden 43 yıl önce bir...

Eralp Adanır yazdı: Sevgül Uludağ ve İncisini Kaybeden Bizler

28 Haziran’ın bir Pazar akşamı haberini alınca sadece ben...

Neşe Yaşın yazdı: Barışın Vakanüvistine Veda

İstanbul’da acı içinde Sevgül’ün cenazesini izlerken bunu bir kez...

Vadim Kamenka yazdı: Avrupa’nın önceliği değişti: Refahın yerini silahlanma aldı

Cenevre’de, Milletler Sarayı’nın Konsey Salonu girişinin üzerinde Britanyalı Lord...

Ümit Akçay yazdı: Kamulaştırma geri dönüyor

Uluslararası Para Fonunun (IMF), Finans ve Kalkınma (Finance &...

Aydın Çubukçu yazdı: ‘Alay et yıkılacaklar!’

Halk hayatında gülmenin tuhaf çelişkili bir yeri vardır. Kimi...

Arif Mostarlı yazdı: ‘Top yemi’, NATO ve Cheap Soldier

“Ben onları zenginlerin askerlikten kaçmak için ödedikleri paralarla topladım....

Canlı yayın