Kıbrıs iktibasPınar TaşNe vereyim abime? - Pınar Taş

Ne vereyim abime? – Pınar Taş

Kategori:

Afrodit’in doğduğu topraklardayız. Köpükten doğan aşk tanrıçasının adası, bugün betonarme villalar, kumarhaneler ve diploma ticareti yapan binalarla dolu. Adonis’in kanıyla sulanan tarlalar, ganimet sofralarının altında eziliyor.

Olimpos’un tanrıları çağrılsa şaşırmazlar, çünkü burada tanrılar yok, küçük krallar var. İşgal edilmiş evlerin üzerinde yükselen iktidar, halkın trajedisini sadece izlemekle yetiniyor. Sirenler denizden değil, ekranlardan şarkı söylüyor.

Ve garson soruyor; “Ne vereyim abime?”

Menü kısa; kriz, torpil, istismar. Tatlı niyetine bir parça ganimet. Afiyet olsun!

Ve elbette, bütün bunlar olurken biz hala klasik soruyu soruyoruz… Her kriz bir lezzet, her yolsuzluk bir garnitür, her torpil bir tatlı… Menü kabarık, iştah sıfır. Ama merak etmeyin, servis hızlı… Çünkü garsonlar yetişmek zorunda, aksi halde kazananlar beklemez…

Ama unutmayalım ki, bu adada hala bir tarih var, hala mitoloji var, hala çığlık atacak bir halk var. Afrodit’in adası bir zamanlar aşkın, güzelliğin ve cesaretin adasıydı. Bugün ganimetin ve sessiz çığlıkların adası gibi görünse de, unutmayın,

bu masanın ardında hala bulaşıkları yıkayan birileri var. Ve bazen, bulaşıkları yıkayanlar öyle bir çığlık atar ki, ganimet sofrasındaki kralların güldüğü her kahkaha, bir gün boğuk bir sessizliğe dönüşür….


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Noel Baba’nın Sessizliği: Teyfur ve Hafızanın Direnişi – Pınar Taş

Çocukken Bulanık sokaklarında gördüğüm siyah paltolu adam, sırtında beyaz...

Redd-i Miras, kırığın soykütüğü – Pınar Taş

İnsan, yalnızca doğduğu yerin değil, yarım kalmış cümlelerin de...

Tımarhane günlüğü – Pınar Taş

Tımarhanede bugün tören var. Bayrak yine ütülü, akıl yine...

Vasatın muteberliği – Pınar Taş

Ada artık bir harita üzerindeki toprak parçası değil, koskocaman...

Apê Musa’nın Ardından – Pınar Taş

Bir halkın dili yasaklandığında, suskunluk değil direniş doğar. Bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın