iktibasMetin YeğinMuasır mafya düzeni - Metin Yeğin

Muasır mafya düzeni – Metin Yeğin

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:
Biz de muasır mafya düzeyini yakaladık. Bizim mafya gruplarının da kendileri için yazılmış özel rap parçaları, otomatik tüfeklerle Instagram paylaşımları, hepsinin dört çeker cipler ile peş peşe geçtikleri temaşaları var artık.

Çok şükür! bu topraklar muasır mafya düzeyini yakalamaya başladı. Yanlış anlaşılmasın legal olandan bahsetmiyorum. O başka bir konu, sevdiğim deyimle, ‘yasal mermisiyle bir komiserin yaklaşmakta’ hali. Onu bir kenara koyuyoruz. Benim sözünü etmeye çalıştığım, özerk, kurumsal bir mafya düzeyi. Güney Amerika’da, özellikle Meksika, en az 20 yıl kadar önce çoktan bu seviyelere ulaşmıştı ve her geçen gün, ekonominin vaz geçilmez bir parçası olarak, serpildi, büyüdü, gelişti.

Yine en az 15 yıl önce kadar Türkiye’de, beni, bayağı resmi bir Güney Amerika paneline konuşmacı olarak davet etmişlerdi. Bütün Güney Amerika ülkelerinin elçileri, Türkiye’nin Güney Amerika elçileri, o ülkelerle ticaret yapanlar, yani resmi deyimle işadamları, çok şık ve pahalı giysileri ve tabii ki kravatlarıyla, dinleyici koltuklarını doldurmuşlardı.

Açılış konuşmasını, bir bakan yaptı. Kimdi tam hatırlamıyorum ama havalı bir saati vardı. Öncesinde, ortasında, ve sonunda, küçük ekmek dilimlerin üzerine sürülmüş, küçük soslara uzanmış, küçük ve kıvrılmış Macar salamları, çeşit çeşit peynirler yatan, küçük, bildiğim adıyla kanepeler olan ve hemen peşindeki tepside hafif alkollü kokteyllerin onları takip ettiği, benim hiç alışık olmadığım bir paneldi. Düğmeye basınca dönen, dönerken tependeki aynada kendini seyredebildiğin, yuvarlak bir yatağın olduğu bir otelde ağırlanıyorduk mesela. Narsist bir yataktı.

-Ne bileyim ben, ayda 7-8 panele gidiyordum o günlerde ama güneşin sofrasında yemeğimizi yiyorduk ve daha çok arkadaş evlerinde kalıyorduk. Yer yatağını da seviyordum zaten. En azından sabit duruyordu.-

İkinci gün konuşma sırası bana geldiğinde, resmi kıyafetim, tişörtle -tabii ki siyah- kürsüye çıktığımda, mikrofonu düzeltmek için orada olduğum düşünülmüş olması çok mümkündü. ‘Bir Güney Amerika, konuşması tabii ki müziksiz olamaz’ diye başladım. Bu yüzden bir Meksika ‘Corrido’su getirdim ekrana. Bizim ‘dengbej’ gibiydi, ‘bir balad oluşturan, sesli bir anlatı, metrik hikaye ve şiirdi’ Corrido. Eski bir filmden, bulmuştum bunu. Güzel bir kadın balkondayken, aşağıda bir adam söylüyordu. ‘Ay ışığı altında sen ne kadar güzelsin’ gibi sözleri vardı, aşırı romantikti. Balkondaki kadın -nedense beyazdı kadın, güzeldi ve ayın şavkı vuruyordu gitarın üstüne. Hemen ardından bir başka adam beliriyordu, balkonun altında, sarmaşığın yanında, sırtını kolona yaslamış, esas oğlandı. ‘Sen bir güneşsin, ay nedir ki yanında’ diyordu, bir başka ‘Corrido’ da. Bütün salon eridi bunu seyredince.

En çok Meksika elçisi alkışlıyordu. İşadamları alkışlarlarken kravatları dans ediyordu.

Siyah tişörtlü filan ama eğlenceli birisiydi bu kürsüdeki. Alkışlardan hemen sonra devam ettim. Bir de bugünün bir ‘Corrido’sunu dinleyelim dedim. Bir mafya grubunun ‘Corrido’suydu bu. ‘Kokaini sen kilo ile satarsın, bense tonla’ diyordu. Ticaret hacmi deniyordu galiba buna. ‘Ben gece doğdum, federallerin kanını içerim’ gibi sözleri vardı. Başlarını kesip, üst geçitlere astıkları cesetlerin, görüntüleri geçiyordu, klipte.

Bu klipten sonra kimse alkışlamadı, kravatlar biraz daha sıkışmış gibi geldi bana boyunlarda. Sonra dedim ki, ‘Ben devletleri hiç sevmem, devletler de beni ama beni dinleyin lütfen. Çünkü eğer beni dinlemezseniz, Meksika gibi, her gün ortalama, 85 kişinin Mafya tarafından öldürüldüğü bir yere dönüşecek burası da…’

O sıralarda biri yakalanmıştı Meksika’da küvette cesetleri, asitle eritiyordu. Ceset başına 50 dolar alıyordu. Sürümden kazanıyordu ve bu 85 kişi sayısının arasında bunlar dahil değildi mesela.

İşte biz de muasır mafya düzeyini yakaladık. Bizim mafya gruplarının da kendileri için yazılmış özel rap parçaları, otomatik tüfeklerle Instagram paylaşımları, hepsinin dört çeker cipler ile peş peşe geçtikleri temaşaları var artık.

Ve beni bir daha, öyle bir panele çağırmadılar tabii ki ama ‘E pur si muove- yine de dönüyor’ dünya…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Borçlular hâlâ birleşiyor

On yıl önce Barcelona’da birileri bana şöyle demişti: “Banka...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın