yaklaşımlarNevzat HamiZehirsiz Sofralar - İşlevsel Ormanlar -I - Nevzat Hami

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -I – Nevzat Hami

Kategori:

Türkiye’de Dr. Hami’nin on üç at Toyota’sı ile 4500 km yaparken bir durağımız da Bayındır da çok tatlı bir çift ti. Tatlılıkları sadece dış görüntülerinde değildi tabi, yaptıkları işlerde.

İşlevsel Ormanlar ve kompost ve sürekli geliştiriyorlar. Bilimsel açıdan yaklaşıyorlar ve sürekli geliştirme çabasıyla, sürekli yenilenen yöntemlerle yaklaşıyorlar olaya.

Dedem adanın ilk Ziraat Mühendislerinden biriydi diye hatırlıyorum. Küçükken bahçemizde ekip biçerken dedem en ufak bir sıkıntıda, ya da sıkıntı olmasa da, sürekli bir ilaçlama yapıldığını hatırlıyorum. Çoğu zaman da sıkıntının çözülmediğini de. Kendi kendimizi zehirlemişiz meğer senelerce.

Dünya’da her yıl 346 bin kişi pestisit zehirlenmesine maruz kalıyor. Bu vakaların üçte ikisi gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. Pestisitler ilaç değil, zehirdir. Pestisitler genel literatürde tarım ilacı diye geçse de, bu doğru değildir. Tarım zehiri demek daha doğru bir ifade olur, hatta birçok çiftçi de tarım zehiri diye ifade etmektedir pestisitler için.

Dünya’da 1960’lardan, Türkiye’de ise 1970’lerden sonra kullanılmaya başlanmıştır. II Dünya savaşı sonrası yaygınlaşan bu zehir, savaşın ardından yaşanan açlık stresi ile beraber bayağı yaygınlaşmıştır. Beslenmeye önem vermeye başlanılmıştır bu dönemde ve harpta kullanılan kimyasal zehirler tarım da kullanılmaya başlanmıştır.

DDT (diklorodifeniltrikloroetan), renksiz, tatsız ve neredeyse kokusuz kristallerdir. Başlangıçta bir böcek ilacı olarak geliştirilen bu zehir, çevresel etkileri nedeni ile ünlü oldu. DDT ilk olarak 1874 yılında Avusturyalı kimyager Othmar Zeidler tarafından sentezlendi. DDT’nin böcek öldürücü etkisi, 1939’da İsviçreli kimyager Paul Hermann Müller tarafından keşfedildi. DDT, II. Dünya Savaşı’nın ikinci yarısında böceklerden kaynaklanan hastalıklar olan sıtma ve tifüsün siviller ve askerler arasında yayılmasını sınırlamak için kullanıldı. Müller, 1948’de “DDT’nin birkaç eklembacaklılara karşı bir temas zehiri olarak yüksek etkinliğini keşfettiği için” Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görüldü.

Kolayca vücut dokusundaki yağlarda çözülür ve gıda zincirinde birikmeye başlar. 1939 yılında keşfedilen DDT, dünyada en yaygın biçimde kullanılan böcek ilacıydı. Balıklar ve kuşlar için çok öldürücü olduğu anlaşıldı. Kuşların yumurtalarının kabuklarını zayıflattığı ve üremelerini sonuçsuz bıraktığı için az kalan birçok türün soyunun tükenmesine yol açacaktı. 1970’li yıllarda ABD ve Avrupa’da yasaklandı. DDT’nin zararlı olduğu Rachel Carson tarafından bulunmuştur. DDT kullanıldığı zamanlar canlıların (insanlar, hayvanlar, bitkiler ve diğer canlılar) büyük bir bölümü hasar görmüştür. DDT çok etkileyici bir ilaçtır ve bütün canlıları öldürebilecek bir etkisi vardır. Bu yüzden kullanımdan kalkmıştır. Ayrıca Türkiye’de de yasaklanmıştır. Kolayca vücut dokusundaki yağlarda çözülür ve gıda zincirinde birikmeye başlar.

Türkiye’de de 1987 yılında yasaklanan DDT kullanımı, ancak yasakların tamamıyla uygulanması için 2000’li yıllara kadar beklenilmesi gerekildi. Yani ABD ve AB’den tam 30 sene sonra.

Endüstriyel tarım da kullanılan pestisitlerin en fazla yüzde 1’i hedeflenen zararlıyı etkiliyor, geri kalan yüzde 99’u havaya, suya ve toprağa karışıyor.

1980’li yıllardan bugüne kadar Türkiye’de kullanılan pestisit 8 bin tondan 60 bin ton’a yükseldi.

Süpermarketlerden, pazarlardan aldığımız bir kiraz, zehiri çeperine yerleştiğinden dolayı ve en az 90 gün orada kaldığından dolayı, aslında kiraz yemiyoruz, zehir yiyoruz. Kiraz, kiraz değildir, zehirdir!

Haftaya devam…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -V- Nevzat Hami

Organik Üretim ve Organik Tarım Organik tarım başlangıcından itibaren doğal...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -IV- Nevzat Hami

Çürük Elma “Tarım zehirlerinin 95%’ i, hatta daha fazlası Türkiye’...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -III – Nevzat Hami

Uç uç babavura Toksik kimyasallar yapı olarak vicüdumuzun ürettiği hormonlara...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -II – Nevzat Hami

Çiftçilerde Zehrilenme vakaları, Kanser ve Kısırlık Bir Şeftali üreticisi...

İktidarların Sofrası – Nevzat Hami

Ayni gün, aynı kitapçı, aynı köşe, bakımsız bir kitaplık,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın