yaklaşımlarNevzat Hamiİktidarların Sofrası - Nevzat Hami

İktidarların Sofrası – Nevzat Hami

Ayni gün, aynı kitapçı, aynı köşe, bakımsız bir kitaplık, tozlu bir kitap daha. Kalınca bir şey, “das kapital” ayarında! Kocaman “İktidarların Sofrası” yazıyor bir de. Sol üst de çatal resminin üzerinde ARTUN ÜNSAL yazısını gördüm ve hemen hazır ola geçtim! Çürük bir vicdani retçi olduğum için, doğru şekilde yapmamış olabilirim, özür dilerim komutanım.
On dakikada iki aşk! Olur mu? Neden olmasın? Hatta oldu bilem, çok da güzel oldu.
10 yılda, çalışarak, emek verilerek ortaya çıkan bir başyapıt.

Siyaset bilimi profesörü, sosyolog, yemek ve mutfak kültürü araştırmacısı, gurme Artun Ünsal.

Yemek, nefes alma ile birlikte en elzem insani faaliyet ve sosyal yaşamı en çok sarmalayan şey. (Minte Du Bois 102)

Gastronomik sanatlar dünyası dört köşesini, tüm ahlaki düşünceler ve tüm toplumsal ilişkileri kapsar.

Sadece mutfakta gördüğü sos tenceresi ve ziyafet yemek dışı bir şey görmeyenler için. söz Konusudur. (Grimod Lakeysae)

Yemek: 1. Yaşamı idame etme

2. sosyal dönüşüm ve ÖRGÜTLENME

3. jeopolitik rekabet, endüstri ve gelişim

4. Ülkeler arası anlaşmazlık ve askeri çatışma

5. Ekonomik büyümede de “katalizör” olmuştur ve oldu da.

DEMİŞ… (Artun Ünsal)

Yalnız yemek yemek veya toplu sevdiklerinizle, sevmediklerimizle, aile bireyler, bayram yemeklerinde yemek yeme arasındaki yemeğin keyfinde mutlak bir fark vardır.
Annenin dolması, anneannenin dolması, her kadar aynı reçete olsa da hiç bir zaman aynı tat olmaz. Yalnız yersen başka, sevgili ile yersen başka, aile ile yersen farklı, sevmediğin birleri ile ise bambaşkadır. Dolma aynı dolma aslında…

Eğitim ücretsiz olsa da, o yemek ücretlidir. Özel okulda zaten ücretli.

İş yerleri?

Hangi işyeri 8 saat çalışan bir emekçisine iki öğün yemek vermektedir? iki öğünü geçtim, bir öğün? Çok azdır bu sayı…

Ama mutlak bir yer vardır, o da RESTORANDIR…

Bu dünyanın birçok ülkesinde böyledir.

Eğer bir restoran emekçisi isen, asla aç kalmazsın. En alttan en üste, hiç fark etmez aynı şeyi yemelisin. Bu da maalesef kendini zamanda hiyerarşi içinde birçok restoranda pesini alan bir alt-üst haline gelmiştir. Başaşçı yemez mesela bu yemeği, şef garson da, rütbesi arttı ya bir kere komi le aynı masaya oturur mu hiç!

O yüzden bir restoranda çalışıyorsan eğer, MUTFAK çalışanları ile aranı bozduğun an, unut eski güzel lezzetleri, bir daha sıcak lezzetli bir yemek göremezsin. İstifaya giden yol olur bu bazen, YEMEK işte, bu kadar bir etkin bir “araç” yani bir işyeri için.

Aile işletmeleri, ki bu illa da kan bağı olmasına gerek yok. Bir aile gibi olan işyerleri, kan bağı olan aile işletmelerine göre daha önü açık, daha başarılı olma ihtimali, çok daha yüksek olur. En doğalında bir ölüm sonrasında bile malı dı, mülk dü, paylaşımdı mesela? O restoran bir daha kapısını açamaya bilir mesela. Karı-koca, ayrıldı! Geçmiş olsun!

Yemek Bir İSYANDIR aslında.

Açlık grevidir BAZEN.

Bir UMUT ölüm de olur ara ara.

Hapishane yemekhanesinde, çatal ve bıçağı, yemek masasına güm, güm VURMAKTIR, bir mahkum tarafından.

Bir ÜNIVERSİTE yemekhanesinde, HAYKIRIŞ olur, bazı bazı.

Bu haftaki kitabi, size sevdire bilmek için, yorumlama gafletinde bulundum.
Haddini aşarak!

Herkese iyi Pazarlar

Nevzat Hami
RESTORANCI
22/09/24, 17:06, Lefkoşa Surlariçi

Diğer yazıları

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -V- Nevzat Hami

Organik Üretim ve Organik TarımOrganik tarım başlangıcından itibaren doğal...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -IV- Nevzat Hami

Çürük Elma“Tarım zehirlerinin 95%’ i, hatta daha fazlası Türkiye’...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -III – Nevzat Hami

Uç uç babavuraToksik kimyasallar yapı olarak vicüdumuzun ürettiği hormonlara...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -II – Nevzat Hami

Çiftçilerde Zehrilenme vakaları, Kanser ve KısırlıkBir Şeftali üreticisi...

Zehirsiz Sofralar – İşlevsel Ormanlar -I – Nevzat Hami

Türkiye’de Dr. Hami’nin on üç at Toyota’sı ile 4500...
4,446BeğenenlerBeğen
1,533TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
835AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın