yaklaşımlarÖzkan YıkıcıMengenede sıkıştırılan daraltılan politik alan içinde debelenmek - Özkan Yıkıcı

Mengenede sıkıştırılan daraltılan politik alan içinde debelenmek – Özkan Yıkıcı

Tartışmasız koşullar güçleniyor. Sistem darmadağın. Rekabet ve krizler içiçe girdi. Darmadağınıklık sürecinde dizayin yapılmaya uğraşılıyor. Yeniden taşlar yerinden oynuyor. Savaş ve diplomasi saydamlaştı. Nerede saş tehlikesi, nerede diplomasi önde ayrımı bazen imkansız ayrılmama bileşkesinde takılıp kaldı. Ama kapitalist sistem çatırdıyor. Yeniden kartlar dağılıyor. Fakat, seçeneksizlik de hala etkin. Bunun eksikliği ise krizlerin faşizmin yeniden devlet biçimi halinde güçlenmesini de oluşturdu. Son Portekiz seçimlerinde faşist partinin y.12 aşması tesadüf kabullenmedi. Beklenen dendi. Ayni siyasal koşullar da etrafımızda oynanıyor. Artık kısa zaman öncesi bildiğimiz ne ırak, ne Suriye nede Libya kaldı. Darmadağınıklık var. kanayan temel sorun Flistin ise soykırıma uğramasına rağmen gündem sdeçeneklerinde yok. Siyasal hesaplı rekabetin gölgesi dahi imkansızlaşıyor.

k. Kıbrısın şekillenmesinde direk rol alan Türkiye de oldukça karışık politik alana dönüştü. Öyle ki rejim değişimi çizgisi hala sürüor. Eski çoğu devlet kurumları çökertildi. Fakat tek adam felsefeli yeni seçenek, birçok çökertiği devlet kurumu yerine kendi kurumsal yapısını oluşturamadı. Ama hamleler sürüyor. Öyle ki devlet içi kırılmalar artık uzlaşmaz çelişkiğe dönüştü. Son İstanbul belediye başkanının tutuklanması üzerinden hızla gelişen koşullar bunun aynasıdır. Bu arada gerek gelecek devlet hesabı gerekse bölgesel hegemonyadan fırsacıl davranma anlayışı de Öcalan üzerinden kürt kartıyla tam tersi hamle de yapıldı.

Daha nice olay peşpeşe geliyor. Kapitalis bildik birçok uluslarası yapı dağılmanın eşiğine dek gelmek üzere. Nato veya İÖG gibi kuruluşlar eski gücünde değidir. Bloklaşma kırılmaları yaygınlaştı. Devletler ilişkiler üzerinden, gericilik destekli kitlesel yapılarla sistem çökemin eşiğinde enazından durmaya uğraşıyor.****

Bu fırtınanın Kıbrısı vrırmaması da düşünülemez. Ama özelikle K. Kıbrısta siyasetin geldiği nokta, ilhaklaşmanın adeta kuşatan ahtapot olması sonucu, gerçekler konuşulamıyor. Brakın konuşulamamasını, bilinmiyor dahi. Öyle olunca da konuşulanlar hep müsaadeli demokrasi sınırında duvara çarpıp geri dönüyor. Farkında olmama ise bu mengeneğe konulan siyasetin sanki normalmış gibi konuşulmasının da zemini çoktan yerleşti.

Son günlerin basit örneğini verelim: sanki görüşme kararını Ersinin verecekmiş algısıyla davranılıuor. Son görüşme ret emesi veya kapıların açılmama krizi bunun basit örnekleridir. Tatarın sanki kendi görüşüyle seçim kazanma kabullenmesi ile davranılıyor. Kararları kendinin aldığı imajı hala geçerli. Türkiye gerçeği görmezden geliniyor. Tatarın üçlü görüşmeği kabul etmeme yetkisinin olduğu algısıyla hareket edilerek, sadece Ersin suçanmaktadır.

Onca yaşanana rağmen bu düşünce karşılık buluyor.  Birçok örneğe rağmen, yetkilerin elerinden alınması protokolerle de yüzümüze vurmasına karşın, hala Tatarın ret etme gücüne inanırmış davranışı prim buluyor. Bazıları için de kolaycı. Çünkü sıraya girip koltuğa oturmak için Türkiye onayı hep yaşandı. Ama hala olay gizletilmeğe uğraşılıyor. Konu koltuk ve koşullar olunca da dokunmama çizgisini iyi kavramak şart. Nasıl ki Tatar ilk saray seçiminde kendisi dahi düşünmediğini söyledikten sonra oturması, birilerine hep bunu hafızanın can alıcı yerine konulmasına da neden oluşturdu.

Onun için direk belirleyene dokunulmaz. Sıra beklenmektedir. Ozaman, koltuktaki oturtulana yüklenmek önemlidir. Hat da koltuktaki kişinin yaptıklarından Türkiyenin haberi olmadığını dahi söyleyecek pişkinlikler de etrafta laf sıralıyor. Böylelikle genel Kıbrıs sorunundaki iki toplum algısı da kültürleşir. İki lider çözsün denilirken, hala K. Kıbrıstaki Türkiye gerçeğinden soyutlanarak yaşamak demektir. Ayni koşullarda sıra beklerken, getirecek olana dokunmadan, daha iyisiyim mesajıyla siyasal alannda dolaşımdadır.

k. Kıbrısta siyaset mengenede sıkıştı. Mengene sıkıştıkça politika yapma alanı da daralır. Fakat mengenede nefes alma adına gerçek görülmez. Sıra beklenir. İş böyle olunca da son sadece görüşmeler sürecindeki Ersin Tatar dansının belirleyici kararmış gibi algılatılmasını da yaşadık. Sistem memnun. Türkiye hala dilediğini yaparken, görülmesine karşın, hala olaydaki gerçek politik alanda vurgulanmaz. Daha ileri gidilip, direk tavra rağmen, Türkiyeye rağmen laflarıyla da prim sağlanır. Peki sonuç; K. Kıbrısta hala dar alanda mengenede sıkışarak zorla nefes alırken, normalmış düşüncesiyle hareket etmeye devam.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gözden kaçırılırken, gündeme düşen gelişmelerden

Günümüz politik gündem oluşturmada, resmi genelden yerele medyalar hep...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eylül ayı tortuları altında semptomlar

Bu yazımı kısa bir eylül ayının önemli yakın tarih...

Özkan Yıkıcı yazdı: Siyasal tarihin önemli günü: 11 Eylül

Aklıma geldiği her yıl dönümünde, yazacak kitaplar dolu bilgi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail merkezli gelişmeler

Hemen girişe iliştirelim: İsrail cumhurbaşkanı Herzog Lefkoşa'da. Akel'in durumu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
955AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Canlı yayın