toplumsal muhalefetsendikal hareketKTÖS: Özür dileyecek olan biri varsa o da Erdoğandır

KTÖS: Özür dileyecek olan biri varsa o da Erdoğandır

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Erdoğan’ın yaptığı açıklamaların; Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri ve Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili gerçek niyetini ortaya koyduğu görüşünü ifade ederek, Erdoğan hükümetinin; “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi eşit ortağı olan Kıbrıs Türk toplumunu hiçe saydığını, siyasi iradesini yok etmek için adaya nüfus yığdığını, asimilasyon politikalarını ileriye götürdüğünü, ekonomik paket adı altındaki siyasi dayatmalarla Kıbrıslı Türkleri toplumsal yok oluşa sürükleyip göçe zorladığını” söyledi.

“Merkel’in bu yaşanan gerçekleri ortaya koyması ile başlayan tartışmada Erdoğan’ın özür talep etmesi ve kendilerini barış isteyen taraf olarak ortaya koymasının tam bir siyasi çarpıtma olduğunu” belirten Elcil, “bu konuda Erdoğan’a Türkiye’nin Kıbrıs’ta bulunmasının, 1974 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulan anayasal nizamını tekrardan tesis etmek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak için garantörlük sorumluluğu çerçevesinde olduğunu hatırlatmak istediğini” dile getirdi.

Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Almanya Başbakanı Sn. Angela Merkel’in adamızı ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar ve sonrasında TC Başbakanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı değerlendirmeleri ilgiyle izlemekteyiz.

Sn.Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar, Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri ve Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili gerçek niyetini ortaya koymaktadır. Sn. Erdoğan, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi eşit ortağı olan Kıbrıs Türk toplumunu hiçe sayan, siyasi irademizi yoketmek için adamıza nüfus yığan, asimilasyon politikalarını ileriye götürüp her köşeye cami ve külliye diken, “ekonomik paket” adı altındaki siyasi dayatmalarla Kıbrıslı Türkleri toplumsal yokoluşa sürükleyip göçe zorlayan TC devleti ve AKP hükümeti değilmiş gibi davranmaktadır. Sn. Merkel’in bu yaşanan gerçekleri ortaya koyması ile başlayan tartışmada Sn. Erdoğan’ın özür talep etmesi ve kendilerini barış isteyen taraf olarak ortaya koyması ise tam bir siyasi çarpıtmadır.

Bu anlamı ile TC Başbakanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a Kıbrıslı Türkler olarak bazı gerçekleri hatırlatmakta yarar görmekteyiz:

Türkiye, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş antlaşmalarına göre Yunanistan ve İngiltere ile birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüdür. Bu amaçla 1974 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulan anayasal nizamını tekrardan tesis etmek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak için garantörlük sorumluluğu çerçevesinde Kıbrıs’ta bulunmaktadır. Sn. Erdoğan bilmelidir ki Kıbrıs’a nüfus aktarmak, adayı bölüp ayrılıkçı yapı kurmak, Rum mülklerini TC vatandaşlarına paylaştırmak başta olmak üzere uluslararası hukuğa aykırı olarak Kıbrıs’ta gerçekleştirdikleriniz garantörlük görevleri arasında yoktur. Bunları size hatırlattı diye Sn. Merkel’e kızmanız, onu bilgisizlikle suçlamanız Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri gizleyemez.

2004 yılında Annan Planı’na adanın kuzeyinden çıkan yüzde altmış beş evet oyunun  üzerine yatıp hiçbir adım atmayan “bir çakıl taşı vermedik bir asker çekmedik” diyenin kendiniz olduğunu ne çabuk unuttunuz. Çözüm ister görünüp, çözümsüzlüğe oynayan politikalarınıza Kıbrıslı Türkler kanmadı kanmayacaktır.

Kıbrıs’ın sahibinin bu adada yaşayan tüm Kıbrıslılar olduğunu unutarak “Kıbrıs’tan bir gram bile vermeyiz” diyerek gerçek niyetinizi bir kez daha ortaya koymaktasınız. Hangi hakla bizim toprağımızın pazarlığını yapıyorsunuz?

Kıbrıs sizin babanızın malı değildir.

Bilinmelidir ki, çözüm isteyip çözümsüzlüğe oynayan politikalarınızla Kıbrıslı Türkleri asimile etmek ve göç ettirmeye dönük dayatmalarınızla siyasi irademizi yok eden icraatlarınızdan dolayı özür dileyecek biri varsa o da sizsiniz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

DAÜ-SEN davalı öğrencilere destek verdi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), geçen yıl...

DAÜ-SEN: Hükümetten talebimiz etik dışı uygulamaya dur demesidir

Doğa Okulları’nın hisselerinin Nişantaşı Üniversitesi’ne devredildiğine ilişkin gelişmelere, DAÜ-SEN...

Tel-Sen eylem kararı

Telekomünikasyon Dairesinde örgütlü bulunan Tel-Sen Yönetim Kurulu olarak yetkili...

DAÜ için çare: özerk, demokratik üniversite

DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN ortak açıklaması Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)...

DAÜ- BİR- SEN: Keyfi yönetim devam ediyor, Rektörlük herkesle eğleniyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ Bir-Sen)...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,934TakipçilerTakip Et
882AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Davranış net

Havalar ısınırken, savaş daha nefes alırken, ikinci mutabakat alanından...

Marios Epaminondas yazdı: Tanrıların yaşadığı yer

Yazlık tatil kavramı son yüzyılda kökten değişti. Bugün çoğu...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Naci Talât’ın Siyasal Hayatı Gerşegden Biterdi?

Atilla Operasyonundan tam bir yıl soğra Bozkurt gazeddasının ön...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Federasyon “Gül” Değil!

Shakespeare Romeo ve Juliet adlı oyununda şöyle der: “Adın ne...

Neşe Yaşın yazdı: Bir gün iyilik kazanacak

Hayretler içinde kalıp müdahale edemediğimiz pek çok baskıcı durumla...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

George Koumoullis yazdı: M. Drousiotis Kıbrıs tarihinin seyrini değiştirdi

"Çalma, yalan söyleme ve dolandırma. Neden mi? Çünkü hükümet...

Andrew Murray yazdı: Keir Starmer: Siyasi bir ölüm ilanı

Keir Starmer’ın İşçi Partisi liderliği dönemi, çarpıcı anlarla başladı ve sona erdi....

Canlı yayın