yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKısaca yakın tarih günlerinden – Özkan Yıkıcı

Kısaca yakın tarih günlerinden – Özkan Yıkıcı

Öncelikle, tarihi önemi olup daa bizat yaşayıp da pek duyrulmayan, yakın tarihli konuyla makaleme başlayacam. Bu konu, ibretlik ve gerçek emperyalist sistemi anlatması bakımından da önemlidir. Haber ve habersizlik çizgisi probaganda algısıyla nasıl ezildiğinin de kulanım biçimini işaret etmektedir…..

Bazı konular vardır ki zamanında yaşanmasına rağmen haberi yaptırılmaz. Bunlar günümüze dek gelmez. Tarihe de yazdırtılmaz. Yok sayılacağı hep düşünülür. Hem ilgili günkü yapılışı hem de hatırlatılmaması birlikteliği için karar alınnma olaylarından birisini aktaracam. Bu yazının tümünü T24 Sitesindeki Akdoğan Özkanın makalesinden okumanız da mümkün

*******

Yıl:1991”. Yer ırak. Amerikan komutasındaki B.M. kararıyla ırak yerlebir edilme adına bonbalanıyor. Irak lideri, Saddam Hüseyin, Amerikaya güvenmenin ters  yüzüyle yüzleşiyordu. Kuveyiti işkalini onaylayan ABD, Dönüp ırakı işkal yaptığı için yerlebir etme amacıyla bonbalıyordu. Ocak ayı ile başlayan hareket, sürüyordu. 20 Şubat günü ırak devlet başkanı Saddam  Güvenlik Konseyine gönderdiği kararla, Kuveyitden çekileceğini kabul etiğini vurgular.

Irak kuvetleri, sonradan Ölüm Yolu olarak anılacak otobant yoluyla Basra kentine doğru çekilmeye başlar. Amerikan uçakları bonbalamaya devam eder. Onbilerlerce silahsız aasker ve sivil katledilir. Bir gazeteci, kamyon içinde kalıp, yanan kamyonda bulunur. Dudakları dahi uçtuğu için dişleri görülüyordu. Bunu yakalayan Gazeteci, fotoğrafını çeker. Bu önemli bir belgedir. Savaşşınn çirkinliğini kanıtlamaktadır. Birçok gazeteye gider, Bu resmin yayınlanmasına uğraşır. Kimse yayınlamaz. En muhalif denen basın dahildir.

Çok sonradan bir dergi bunu yayınlar. Fakat,, gereken karşılığı da bulmaz. Böylelikle 28  Şubat 91 yılı katliyamı da öğrenilmeden, yeniden tarihte kayboldu.

****

Yukardaki özet, T24 Sitesinde Pazartesi günkü Akdoğan Özkandan alındı. Makalenin tümünü okuyarak daha geniş bilgi etmeniz mümkün. Tek acı sonuç, günümüz sistemidir. Unutmayın, Viyetnam savaşının dünyada yer almasını sağlayan haberlerden biri de oradaki bir çocuk resmidir. Görsel haberciliğin böylesi probaganda etkisinin da olduğunu akıldan çıkarmayalım.

*****

Bir başka unutturulmak istenen olay da çok deyil, 1  yıl önce idlipte yaşanan 35 askerin öldürülme olayıdır. Türk Askerlerinin öldürülmesi konusu bu kadar kısa geçniş öncesi olmasına rağmen unutturulmak istenmesi de düşündürücüdür. Üstelik hala Türkiyenin K. Suriyede kontrol etiği topraklar, savaşta taraf ve özellikle idlipte cvihatcıların yenilmesine engel olan konumdadır.

*******

Gerçekten son günelrin yakın tarih önemi oldukça derslerle dolu günlük anımsatma veya anımsatmama ikilemleriyle gelip geçti. Bir başka paradoksal örnek; 27 ŞUbat günü Türkiyenin İslamcı kesimin önemli lideri Erbakanın da ölüm yılıdır. Yapılan etkinlikte ilginçtir onun kurduğu Refah partisinin doğrutulan çocuğu ve her ddönem kualisyon ortağı MHP liderleri katılmadı. Katılanlar ise başka dünyadan söz ediyordu. Kılıçtaroğlunun Erbakanı demokrat  övgülerle söylemesi, hala geçmişii iyi hatırlayanlar için sürpriz olacaktır. Hele de MC hükümet dönemi veya Çillerle ortak kabinedeki olanlar hala akılda sıcak sıcak dururken: Buda kısa tarih öncesinin dâhin nasıl güncel çıkara göre kulanıldığının acı durumudur.

****

Buraya gelmişken, bizim bazı eski sosyalist akademisyene ve sonradan dönenelere birkaç sözüm olacak: Yakın tarih Kıbrıstaki olayları birlikte yaşadık. Özelikle Yetmişler olayında hem yaşadık hem de kanıtlarla sol düşüncenin birikim sağlamasına da katgılarımız olduğu kesindir. Önemli bulgularla bu güncel yaşananlar kanıtlanıldıydı.

Son dönemde, gerek sosyalist hareketlerin  K. KIbrısta iyice silikleşmesi, kiminin de görüş deyiştirip üstelik sistem içi yer alma önceliği ile gündemde solun konuşma zemini bulamaması da eklenince, yeniden bazı yanlışlara yöneliş olunuyor. Örneğin, Kıbrıs politikasında Amerikanın bazı can alıcı dönemlerdeki tutumu ya görmezden gelinmesine yardımcı olma “araştırma” adıyla yazılar yazılmaya başlandı. Nedense, her batıya yaklaşan belirli sol kişiler, ya tersini veya konuyu konuşmadan geçiştirme yöntemini gayet iyi kulanmaya başladılar. Çünkü, karşılığında yazacaak insan azaldığı kadar, ortam sosyalist görüşlere deyil Amerikancı olma şartlarına uygunluk da taşımaktadır. Unutmak ve tek yanlı kaynak kulanmak da işin akademik birikimin ince noktası oluyor.

Bunu en net iki konuda şimdiden yaşıyoruz: 74 darbe ve ve müdahale dönemindeki ABD ve özellikle Kisincır droktininde görülmektedir. Yine genel strateji ile kulanılan probaganda klişeleştirilen kavramlar da aynılaştırılmaya uğraşılmaktadır. Oysa, ta elillerden beri kıbrısla alakalı yapılanmalardaki Taksim ve Enosis planlarıyla adanın zaten kontrolü için koşulalr da kulanıldı. Bu konuları da yeri geldikçe yazdık.

***

Görüldüğü gibi, yakın tarih günlerimiz oldukça karmaşalrla geçiyor. Unuturma veya deyiştirilerek yeniden yazılma ilkeleri sistem ayni kaldıkça yaşanacak en basit kurallardır. Nitekim, yukarda özetlenen birkaç olay ve son eklenen K. Kıbrısta bazı eski sosyalistlerin son dönemki yeniden güne göre tarih yazma tutumları, bunun örnekleridir. Kısa zanman önce Kliridis aklama hikayesi de bundan farklı dyeildir. Bellek silinmesi, resmi idolojinin çıkarına göre tarih yazdırtma ve bu eksenle sınırlanan akademisyenler, bize resmi tarihi oluştururlar. Unutmayalım: Aydınların tarihi bakımından ilk önemli tutumu, karanlıkta kalan bilgileri aydınlığa çıkarmasıdır. Bu dahi unuturuldu.

Bu yazım da böyle geçti. Sizi kısaca yakın tarih günelrine getirdim. Unutmaadan, 1  Mart günü, TBM ıraka karşı Amerikan askerinin Türkiyeye girip orayı kulanma tesgeresinin de ret edilmesidir. Önemli siyasal tutum da  akla gelmemesi tesadüf mü? Koşullara bakıp yanıtı da siz bulun.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,896TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Canlı yayın