yaklaşımlarHalil PaşaKıbrıslılar değişen dünyamızın neresinde? - Halil Paşa

Kıbrıslılar değişen dünyamızın neresinde? – Halil Paşa

Kategori:

Yarın sabah uyandığında, akaryakıta veya temel tüketim maddelerinden birisine gelecek gelecek yeni bir zam… Türk Lirasının değer kaybı… İster az kaybedip az kazanıyor olsun, süt üreticisinden hayvancısına, sebze meyve üreticisinden esnaf ve zanaatkarına, çoğunlukla asgari ücret ya da onun bir miktar üzerinde maaş alan özel sektör çalışanından yeni jenerasyonun maaşı kırpılmış genç devlet memurlarına… “Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan nüfusun önemli bir bölümünün endişesi, her gün nasıl bir ekonomik tabloyla karşılaşacaklarına duydukları korkuyla karışık bir öfke halidir” diye yazarsak yanlış olmaz sanırım.

Başbakanını belirlemeye muktedir olmayan bir hükümetin, konuyu ekonomiden uzaklaşarak “ulusal birlik ve beraberlik”, “eşit egemen devlet” söylemlerinde tutma haliyse, toplumun daha çok “aydın ve sol” kesiminde endişe ve öfke nöbetlerine dönüşüyor. Günde birkaç kez sosyal medyayı ziyaret ederseniz, vatandaşın sosyal medyada siyasetin tepesindeki yöneticilere karşı sert ve aşağılayıcı söylemlere dönüşebilen isyankar patlamalarıyla karşılaşmanız sürpriz olmayacaktır.

Ekonominin nasıl bir seyir izleyeceğine dair kafa karışıklığını ve umutsuzluğu tetikleyen ve stresli endişe nöbetleri, yakın-uzak çevremize uzun zamandır hakim. Pandemi sonrası kriz aslında yalnızca biz Kıbrıslıları değil ama tüm dünyayı sarmış durumda. Elbette batının Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’e göre nispeten soğuk coğrafyalarındaki kriz daha “ılımlı” seyrediyor.

Ancak yine de Fransa’daki son sokak çatışmalarının birkaç gün içinde Belçika’ya sirayet etmesi, İngiltere’de patlak veren grevler, her ne kadar günlük yazılı-sözlü ve görsel basında sansürlenmiş olsa bile, Türkiye’de seçimlerden sonra da kaynamaya devam eden ve toplumun farklı kesimlerinde devam eden hükümet karşıtı eylem ve söylemler de işitmediklerimizden…

Demem o ki; parlamentolara, hükümetlere, ulusal ekonomilere ve pek çoğu otokratik siyasi liderlere olan siyasi inançsızlık, yalnızca adayarımızla sınırlı bir olay değil. Pandemi salgını sonrası dünyamızın pek çok ülkesinde yaşanmakta olan, yoksulları daha yoksul, zenginleri daha varsıl ve “orta direk” grubunu ağır-ağır aşağılara doğru iteleyen bir süreçle birlikte ilerliyor.

Ama bir gerçeği de belirtmeden geçmek istemiyorum: O da Kuzey Kıbrıs’tan çok daha kötü koşullara sahip ülkelerin varlığı. Pek çoğu hemen yanı başımızdalar.

Onbeş dakikalık uçuş mesafemizdeki Suriye, Lübnan, Irak, Kürdistan, İsrail ve Filistin coğrafyalarını ele alalım. Burada yaşayan insanlar, yıllardır, savaş, iç-savaş, canlı bomba, faili meçhul suikastlarla sarsılıyor. Yoksullukları, can güvenliklerinin yokluğu ile sarmalanmış. En çok göçmen ve mülteci de Türkiye ile birlikte bu ülkelerde yaşıyor. Lübnan’daki yalnızca Suriyeli mülteci sayısı 1.5 milyon. Filistin, Afganistan ve diğer ülkelerden mültecilerle birlikte Lübnan’da bu sayı 2 milyonu geçiyor. Oysa nüfusu 7 milyonu bulmayan Lübnan’da bunun anlamı her 3 Lübnanlıya en az bir mültecinin karşılık geldiğidir. Birleşmiş Milletlerin 2023 verilerine göre onbeş dakikalık uçuş mesafemizdeki Lübnan’da insanların yüzde 80’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

İki hafta önce Kıbrıs’ta gerçekleştirilen Avrupa Sol’una üye siyasal parti temsilcileri buluşmasında, Lübnan Komünist Partisi Genel Sekreteri Hanna Garip, 14 yıllık emekliliğine karşın maaşının aylık 100 dolar olduğunu söyledi. Lübnan’da sık-sık kesilen elektriklere karşı maaşı evindeki jeneratörün yakıtına ancak yetiyor. anlattı katılımcılara. Bazen devletin 100 dolar maaşını vermekte bile geciktiğini ifade eden Garip ve eşi nasıl mı geçiniyor?” Ondan dinleyelim.

“Lübnan Lirası’nın dolar karşısında değer kaybı birkaç hafta içerisinde maaşlarımızı komik rakamlara dönüştürdü. Lübnan’da pek çok aile geçimini benim gibi yurt dışında çalışan çocuklarının gönderdiği paralarla sağlıyor. Evet gençlerimiz iyi bir geleceği göç yollarına düşerek yabancı ülkelerde arıyorlar.

Lübnan’da büyük bir kriz ve çöküş yaşanıyor, fakirleşme arttıkça hırsızlık ve yağma da artıyor.

Sağlık, parası olan için. Sosyal güvence yok. Su kesintili olarak veriliyor. Elektrik, sık sık ve uzun süreliğine kesintiye uğruyor…”

Dışarıdan bakınca ya da dünya ekonomisi ve siyasetine hakim “zengin batılı ülkelerin” gözünde Kıbrıs, Ortadoğunun yanı başında ve Doğu Akdeniz’in ortasında bir VAHA görünümünde. Bu nedenledir ki onca sorunun arasında ABD, AB, Rusya vb güçlerin, bugün için Kıbrıs sorununun çözümüne odaklanmaları beklemek zor.

Üstelik gerek enerji ve gerekse tarım ürünlerde dünya çapında krize yol açan Ukrayna Rusya savaşı tüm şiddetiyle devam ederken.

Ortadoğunun yanı başında Afganistan’daki İslami köktendincilik “modern dünyaya” meydan okur, Sudan’da iç savaş tüm barbarlığıyla sürer ve can almaya devam ederken, ne Avrupalıların ve AB’nin, ne de ABD ve zaten başı belada Rusya’nın Kıbrıs sorununun “risk” alacakları çözümü acil bir sorun olduğunu düşünmezler!

Hele de Kıbrıslıların sınırlı miktarda çıkan bir doğal gazı bile üleşemeyecek denli, kendilerinden geçmiş bir Elen ve Türk milliyetçiliği ve ırkçılığı ve de İslami otokratik siyasi rejimlerle çevrili oldukları bir anda…

Belki yarım yüzyılı aşkın Dünyanın en uzun ikinci sorunu, Kıbrıs Sorunu için görüşmeler başlayabilir ve bunun için dünyada ve yanı başımızda onca açlık çekilir, savaşlar yaşanırken, BM bir miktar daha parasını bu işe savurabilir…

Demem o ki; dünya siyasi, ekonomik ve ekolojik bakımdan en kötü dönemine savrulurken bu aynı zamanda yerkürede yeni bir sistemin ve mevcudundan farklı bir rejimin, bambaşka yaşam tarzlarına yol açacağı “yeni bir dünyanın doğumuna” da eşlik ediyor. Biz Kıbrıslılara gelince: Bir izleyici olarak bu değişim sürecine bir katkımız olmadığı gibi, kendi edilgen durumumuzdan kurtulmanın çarelerini arayıp yaratacağımıza, hep başkalarından bekliyor ve şikayetçi oluyoruz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

KİTAP ELEŞTİRİSİ: YAŞANDIĞI GİBİ-Mustafa Akıncı (1983)… 3 – Halil Paşa

15 KASIM 1983, ADANIN OBJEKTİF KOŞULLARI Bir gün öncesine kadar...

KİTAP ELEŞTİRİSİ: YAŞANDIĞI GİBİ-Mustafa Akıncı (1983)… 2 – Halil Paşa

DENKTAŞ’IN SARAY TEHDİDİNE TC BÜYÜKELÇİSİ ARKA ÇIKIYOR 14 Kasım günü...

KİTAP ELEŞTİRİSİ: YAŞANDIĞI GİBİ-Mustafa Akıncı (1983)… 1 – Halil Paşa

Mustafa Akıncı’nın yazıya döktüğü ve ‘Söylem yayınları’ tarafından Şubat-2024’de...

Kayıp Ağaçlar Adası – Halil Paşa

Elif Şafak’ın İngilizce kaleme aldığı “The Island of Missing...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,266TakipçilerTakip Et
1,390AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Luricina’dan María Angela Holguín’e; Bir Koloni Hikayesi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Gişisel Temsilcisi Maria Angela...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: İklim ve çocuk hakları

Önümüzdeki hafta Antalya’da başlayacak olan iklim zirvesi büyük önem...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kıbrıs’ta ‘Yan Yana İki Devlet’ neden gerçekçi değil?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son Lefkoşa temaslarının ardından yaptığı...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye kömüre 2040’a kadar yeşil ışık yaktı

Birleşmiş Milletler iklim konferansı COP 31’e günler kala, Enerji...

Kavel Alpaslan yazdı: Ekim Devrimi 109 yaşında: Sovyetlerin başardığı ‘ilkler’

“(...) Ve şehirlerin bahtı bir şafak vakti değişmiş oldu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Yanlış veya kaçırılan önemli gerçek ile Amerikan son seçimleri

Birkaç makalemi doğal olarak ara Amerikan seçimlerine ayırdım. Ülkemiz...

Nuray Sancar yazdı: COP 31 iklim zirvesi… şaka gibi

Üç gün sonra Antalya’da genişletilmiş Expo sahasında düzenlenecek COP...

Canlı yayın

01:01:36

#video “Çocuklar Zaten Evde de Aç!”: 24 TL’lik Yemek Bütçesi ve Eğitimde Beslenme Skandalı | Gündem+

24 TL ile bir çocuk nasıl doyar? Gündem+ konuğu Adnan Zekai, okullarda açlıkla mücadele eden öğrencilerin durumunu, bakanlığın yetersiz politikalarını ve kamusal eğitimin geldiği noktayı gözler önüne serdi.
00:55:13

#video “Masada Yeni Süreç mi Var?”: Hakan Fidan’ın Temasları ve Kıbrıs Diplomasisi | 15+ Dakikada Gündem

Fidan'ın ziyareti masaya yeni bir yol haritası mı getiriyor? 15+ Dakikada Gündem programında, Ankara'nın Kıbrıs politikası, diplomatik trafiğin şifreleri ve Ada'daki olası yeni dengeler ele alındı.
01:07:17

#video “ABD Seçimlerinde Tsunami Etkisi”: Trump Dönemi Bitti mi, Bölgeyi Ne Bekliyor? | Yeniçağ Güncel

"Yeniçağ Güncel" programında Murat Kanatlı ve Doç. Dr. Mustafa Çıraklı; ABD başkanlık seçimlerinin küresel dengelere etkisini, Trump sonrası olası senaryoları ve Ortadoğu ile Doğu Akdeniz'e uzanan jeopolitik yansımaları canlı yayında masaya yatırdı.