yazılarKıbrıs iktibasİtibar! - Lefteris Adilinis

İtibar! – Lefteris Adilinis

Orjinal yazının kaynağıphilenews.com
alıntı yapılan kaynakpenna.cydialogue.org

Boy!

Bir devletin veya halkın itibarı, karar vermede gösterdiği cesaretle, olayları yönetme şekliyle, şeffaflığıyla, hesap verebilirliğiyle ve kurumlarının işleyişiyle ölçülür. Ne büyük bir itibar kaybı, derlerdi eskiden cesaretsiz ve sorumsuzlara. Bizler Kıbrıs’ta, itibarlı ve cesaretli olduğumuza, zor durumlarda harekete geçmekten kaçınmadığımıza inanmak isteriz. Sosyal buluşmalarımızda bunu sürekli dile getiririz. Ancak bu sadece hayal. Kurumların nasıl işlediğine, siyasi, ekonomik ve sosyal problemleri nasıl çözmeye çalıştığımıza ve halkta yaygın olan zihniyete hızlıca baktığımızda, işin aslını görebiliriz.

17 yıl önce askerlik yaparken öldürülen Thanasis Nicolaou’nun trajik hikayesine bir bakalım. Ölen askerin annesinin ortaya koyduğu insanüstü çaba sonucunda – ortaya çıktı ki – polis ve devlet patoloğu tarafından olayla ilgili yürütülen ilk soruşturma yetersiz ve kötü yönetilmiş. Hatta, dosyayı yakın zamanda yeniden inceleyen memurlar, o dönem soruşturmayı “yürüten” ve olayın bir intihar olduğuna karar veren polis memurları ile devlet patoloğunun cezai ihmalkarlık yapmış olabilecekleri ihtimalinin kapısını aralık bıraktılar.  Sonuç olarak, katillerin bugün bile tuttuklanmaları ve cezanlandırılmaları için kullanılabilecek değerli kanıtlar toplanıp analiz edilmemiş.

Tüm bunların farkındayız. Yakın zamanda yürütülen cezai soruşturma her şeyi tersine döndürdü. İşte bu tür olaylar bir devletin kurumlarının itibarını gösterir. Sosyal olarak gelişmiş ülkelerde, kamuoyunu yakından ilgilendiren bir soruşturmanın sonuçları, faillerin veya suç ortaklarının isimleri ifşa edilmeyerek kamuoyu ile paylaşılmadan önce, ilk olarak mağdurun ailesiyle paylaşılır (ki aşikar olanı ortaya çıkarmak için çok uğraştılar). Bizim ülkemizde gerçekleşen bu olayda ise, Başsavcı Yiorgos Savvidis, kendisine teslim edilen soruşturma raporunu Thanasis Nicolaou’nun ailesiyle paylaşmama kararı aldı. Belki de raporun içinden bazı olguları ayıklayarak onları kısaca bilgilendirdi.

Hatta, Başsavcı, cinayetle ilgili ve polis memurları ile diğerlerinin kusurları hakkında kamuoyu önünde konuştuğu gerekçesiyle soruşturma memuru Savvas Matsas’ı devam eden soruşturma görevinden aldı. Kimlerin sorumlu olduğu ve zanlıların isimlerini açıklamamış olmasına rağmen, Matsas’ın yapmış olduğu açıklamalar yetkililerin canını sıktı. Polisin yürüttüğü yeni soruşturmayı olumsuz etkileyecek bir ipucu vermeden sadece olgulardan bahsetmişti. Bu gelişmenin ardından, insanları olayın yeniden örtbas edilmeye çalışılmadığı yönünde ikna etmeye çalışacak olanların işi kolay olmayacak.

Bir toplumun itibarı aynı zamanda kendisini yönetmesi için seçtiği kişilerle belli olur. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin son dönemecine girdik. Sigma tarafından yapılan son kamuoyu yoklaması şu tezatı ortaya çıkardı. İnsanların büyük bir çoğunluğu cumhurbaşkanlığı yarışını önemsiyor ve oy kullanacaklarını söylüyor. Ancak aynı zamanda, en üst makamdaki bu göreve aday olanların samimi olmadıklarına, belirli bir duruşları olmadığına ve insanlarla dalga geçtiklerine inanıyorlar. Aynı zamanda siyasi partilerin pençesinden kurtulamayacaklarına ve aslında her şeyin aynı şekilde devam edeceğine inanıyorlar. Herhangi bir reaksiyon göstermiyor, daha iyisini talep etmiyorlar. Değişim istediklerini söylüyorlar ama büyük bir çoğunluk, değişim isteği veya değişimi gerçekleştirme kapasitesi sorgulanabilir olan adayları destekliyor.

Son olarak bir devletin itibarı Kıbrıs sorunu gibi önemli sorunları nasıl çözdüğüyle belli olur. Onlarca yıldır, tüm siyasi partilerden ve oluşumlardan gelen siyasi liderler, burada veya yurt dışında, gidip gelip müzakere yaparak, adanın yarısını yönettiler. Bir kez bile insanları kapalı kapılar arkasında ne konuştukları konusunda düzgünce, dürüstçe veya herhangi bir gündemleri olmadan bilgilendirmediler. Hepsi de, hem de komplo seviyesinde olacak kadar, kısa vadede kendi kişisel, finansal veya partilerinin menfaatleri doğrultusunda, olayları işlerine geldiği gibi eksik aktararak veya çarpıtarak hareket ettiler. Bizler [adanın] bölünmesinin eşiğine bu şekilde geldik ve Mağusa’yı da bu şekilde kaybettik. Öyle bir noktaya geldik ki Kıbrıslı Türk lider “herkes kendi itibarına göre konuşur” diyerek, cumhurbaşkanına daha önce görülmemiş bir şekilde böbürlenip sataşabiliyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Canlı yayın