yaklaşımlarÖzkan YıkıcıİŞTE SİZİN AMERİKANIZIN DİĞER YÜZÜ - Özkan Yıkıcı

İŞTE SİZİN AMERİKANIZIN DİĞER YÜZÜ – Özkan Yıkıcı

Amerika emperyalist sistemin süper gücü oluyor: Onun için sistem içi güçler ona yakın olma ve ona yönelik imajlara hep dikkat ederler. Askeri ve siyasal ekonomik sermaye gücü değil, yaratılan merkez eksenli düşünce kuruluşlarla kendi değerlendirmelerini ve kendi uzmanlarıyla kültürden diğer yaşam şekillerine destekleyip yaşam şekli koymaktadır. Tekil siyasal kurumsalaşma sonucu da hep “en iyi olma” hedefleri konmaktadır. Bunlar tekrar tekrar yazılan gerçekler olsada, oluşturulan sistemsel kısgaç belleklerden bunları siliyor. Konumuz yeniden Emperyalist Amerika değil, son günlerdeki söyletilmek istenmeyen amerikanın yüzü oluyor. Arizonadaki saldırı adeta yeniden “işte Amerikanız” dedirten gelişme oldu. Zaten Vikileaks belgeleri genel diplomasi çizgisini çoktan deşifre etti: Şimdi Arizonadaki silahlı saldırı istemese de Amerikada kendini eleştirmek zorunda bırakılan eylem oldu.

Bu hafta Amerikanın Arizona eyalatinde içlerinde Vekilin de olduğu kesime silahlı saldırı oldu: 6 ölü ve 14 yaralı geride kaldı. Yararlılardan biri de Demokrat vekil Grifıt olmaktaydı. Amaç yapılan bazı iyileştirme veya daha neti oluşturulan nefretin silahla yaşanmasıdır. Nitekim kısa zaman önce Çay partisi liderleriyle ve Bazı Cumhuriyetci kesimleri şu ifadeyi kullanıyorlardı: “Silahlarınız dolu oluyorsa ve hedefe yönlendiriliyorsa, bunları boşaltmayın”. Bu bir anlamda nefretin siyasete bulaşması oluyordu. Oysa Amerikan egemen partileri hepsi sermaye eksenli oluyor. Emperyalist sistemi koruma oluyordu. Sınıfsal egemen tekel eksenli oluyorlardı. Sadece değişik guruplardan destek alınıyordu. Yaratılan Amerikan siyaseti ve ayrışma yerine daha çok paranoyalaşan anlayış sonucu şimdi aynı siyasetin nefreti vekillerini dahi vuruyor.

Şimdi Arizonadaki cinayet sonrası istenmese de Amerikadaki silah ve nefret değerleri siyasal tartışma alanına çıktı. Silahın serbest olması ve karşıt nefretin olması böylesi tabloları ortaya çıkarır. Bir anlamda Amerika kendi genel siyasetinin içselleşen acı ilacını içiyor. Aynı nokta ama daha bir varolma adına sertleşme sonuçta kendi içine de yansıdı. Doğrular değil egemen olma paranoyalaşan duruşlar sonuçta tekilde dahi ikilem yaratı. Vikiliks belgeleri adeta bunun aynasıydı. Arizona eylemi ise durumları yeniden diğer Amerikaya çevirdi. Oysa her yerdeki Amerikancılar “özgürlük neferleri” söylemiyle dünyaya yayacakları güzel günleri anlatıyor. Şimdi bize son olaylar yeniden Amerikanın diğer yüzünü ortaya koydu. Daha iyi anlaşılması için birkaç çarpıcı örnek verelim:

Bir kez; Kimse hep Amerikancı kalacağına inanmasın: Irak ve Afkanistan bunun en acısını yaşayarak hayatlarıyla ödediler. Yine Amerikancı söylemlerin doğruluklarına da pek inanan yok; Ama ona yakınla hayatta kalma gereksinimi sonucu en kirli işlerde dahi Amrikancı olarak güçlenme yetiyor. Bunlar hergün dünya siyasetinde yaşanan gerçeklerdir. Neyse bunun en somut örneklerini verelim: Hatırlayın Obamanın kazanma sürecine: Kimisi Obamanın Amerikan vatandaşı olmadığı, İslam olduğunu propagandalarla yaptılar ve inananların olduğu da ortaya çıktı. Yine Obama sermaye için en cömert kurtarma paketlerini kulanmasına ve tüketimi artırma kararları almasına karşın, sırf denetleme istediği için bir çok sermaye kesimi olmadık kararlarla onu karaladılar. Hele Sağlık sigorta yayma hamlesinde adeta aforoz etme aşamasına dek gelindi. Nitekim Obama sadece İslamcı değil Komonist diye suçlanıp “Amerika sosyalist değildir” tepkileri ile sokaklarda haykırıldı. Bedel de ara seçimerde ağır yenilgiyle ödetildi. Oluşturulan Amerikan siyaseti işte böylesi acımasız paranoyalarla dahi etki yapacak kitlesel potansiyeli bazı sermaye kesimleri oluşturdu. Çay partisi de bunları en son örnekleriden biri olmaktaydı.

Son Arizona cinayeti aslında geliyorum da mesaj veriyordu. Yargı dahi yabancı düşmanlık içeren kararlar alıyor. Beyaz Latin çelikisi ırksal zemine oturuyordu. Göşmenler sorunu oldukça paranoyalaştı. Silah kullanımı ise yayılıyordu. Böylesi ortamda cinayet olması normal olmaktadır. Şimdi yukarda dediğim gibi 2 temel Amerikan tekel siyaseti sorgulanıyor. Silah kulanımı ve nefret duygusu: Oysa zaman zaman silah konusunda çabalar oldu ve hiçbir adım atılamadan geri çekilindi. Siyasal nefret ise zaten dünya haritasından örnekler çoktur. Amrikan yanlısı dahi yetmeyip onların istemediğiniz olursanız başınıza nelerin geleceği Iraktan Afkanistana, Sudandan Balkanlara tarih çok acı sayfalar yazdı. Onun için girişte dediğim gibi, egemen siyasal otoritel doğrular veya ahalinin sesine değil, Amrikan imajına daha çok önem vermektedir. Nitekim en Anti Amrikancı kamu oylarında nasıl en Amerikancı kesimin ezici seçilmesi en yakınımızda ve içimizde çokca yaşanan paradoks oldu.

Arizonada cinayet oldu. Bir vekil de vuruldu. Amaç nefretin paranoyanın kitlesel gerçekleri yeniden yaşatılma oluyordu. İşkence benim olunca iyi, ben işgal edince iyi, öteki ise en kötü ve yok edilmesi gerekir idolojisi bütünleşen sermaye çıkarlarıyla yerleşince sisemin en güçlü ülkesinde muhafazakarlık ve büyüklükle silahın özdeşleşmesi sonucu bu tip olaylar hep yaşanma potansiyeline sahiptir. Bize Emperyalist sistemin geldiği aşamayı gösterir. Genel dünya siyaseti ve içsel gerçekler tekil egemen sınıfın dahi artık yeniden üretimde krizlerle oynama şansı dışında alanı kalmadı. O zaman birileri daha özgür empryalistlik nutukları salarken biraz düşünsün. Ancak düşünce adamları, medyalar, uzmanlı paralı gerçekler sonuçta bu noktaya gelindi

Bu gün herkes haklı olmasını Amerikaya yakın olma ile ölçüyor. Kültür ve eğlenceği dahi onların projesine bağlayanlar biraz ders aldı mı? Sistemin seçeneksiz kalması iyi değil daha kötü olmanın gerçekleri artık her gün duyulan ama sorgulatılmayan gelişmeler oldu. Arizona adeta patlayan dinamitin sadece sesi oldu.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Suriye ekseninin kıskacında, Türkiye ve İsrail gerilimi

Daha önceki Suriye yazımda, ülkenin iki tarafından girip orada...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın