yazılariktibasİran’a karşı ‘Tetik Mekanizması’ devrede: Tetiği çektiren ABD - Ela Ava

İran’a karşı ‘Tetik Mekanizması’ devrede: Tetiği çektiren ABD – Ela Ava

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

İsrail saldırılarıyla başlayan ve ABD saldırısıyla devam eden 12 günlük savaşın ardından, Batı’nın nükleer tesisler gerekçesiyle İran’a verdiği ultimatomlar yeni bir aşamaya geçti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) savaştan sonra İran’ın Buşehr tesislerinde çalışmalarına başladığını açıkladı. Buna paralel olarak perşembe günü İngiltere, Fransa ve Almanya, İran’a karşı uluslararası yaptırımların otomatik olarak geri getirilmesi için “tetik/snapback mekanizmasını” etkinleştirme sürecini başlattılar. Bu ülkeler, yaptırımların 30 gün boyunca süreceğini ve bu 30 günde İran ile müzakerelerde bir gelişim sergilenmezse kalıcılaşacağını vurguladılar.

İngiltere, Fransa ve Almanya (E3 ülkeleri), İran’ın 2015 nükleer anlaşmasına uymadığına dair iddialar nedeniyle, ki bu anlaşmanın amacı İran’ın nükleer silah elde etmesini önlemekti, bu adımı attıklarını iddia ediyorlar. İran’ın nükleer krizi, onlarca yıllık siyasi ve jeopolitik tarihe dayanan karmaşık ve çok katmanlı bir konu ancak kısaca şu sorunun yanıtını vermek lazım, Tetik Mekanizması etkinleştikten sonra ne olacak?

2015 Nükleer Anlaşması neydi?

2015 anlaşması, İran’ın nükleer programına getirilen sınırlamalar karşılığında Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve Avrupa’nın Tahran’a yönelik yaptırımlarını kaldırıyordu.

Bu anlaşmaya göre, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunun yüzde 98’ini elden çıkarmak zorundaydı. Ayrıca uranyum zenginleştirme ve nükleer araştırmaları sınırlandırılıyor ve denetime açıyordu.

BM Güvenlik Konseyi, temmuz 2015’te bu anlaşmayı bir kararla onayladı. Bu karar, taraflardan herhangi birine, İran’a yeniden yaptırım uygulanmasını sağlamak üzere “Tetik Mekanizmasını” devreye sokma yetkisi verdi. Bu anlaşmanın 18 Ekim 2025’e kadar geçerli.

Şimdi bu anlaşmanın bitmesine iki ay bile kalmamışken Avrupa ülkeleri mekanizmayı devreye soktu. Bu süreç başladığında, Güvenlik Konseyi 30 gün içinde İran yaptırımlarının kaldırılmasının devam edip etmeyeceğine dair bir karar tasarısını oylamak zorunda. Tasarının kabulü için en az 9 olumlu oy ve ABD, Rusya, Çin, İngiltere veya Fransa’dan herhangi birinin veto etmemesi gerekiyor. BM Güvenlik Konseyi’nin 9 veya daha fazla üyesi yaptırımların uzatılmasına olumlu oy verse bile, İngiltere ve Fransa veto haklarını kullanarak karar tasarısının kabulünü engelleyebilir.

Sonuç olarak Güvenlik Konseyi başka bir adım atmazsa tüm BM yaptırımları eylül ayının sonunda yeniden yürürlüğe girecek.

Hangi yaptırımlar yeniden uygulanacak?

Tetik mekanizmasının devreye girmesiyle, BM Güvenlik Konseyi’nin 2006’dan 2010’a kadar kabul ettiği altı kararda İran’a uyguladığı yaptırımlar geri dönecek. Bu yaptırımlar şunları kapsıyor:

  • Silah ambargosu
  • Uranyum zenginleştirme ve yeniden işleme yasağı
  • Nükleer silah taşıyabilecek balistik füzelerin fırlatılması ve ilgili diğer faaliyetlerin yasaklanması, ayrıca balistik füze teknolojisinin transferi ve bu alanda teknik yardım yasağı
  • İranlı kişi ve kurumlara yönelik küresel düzeyde hedefli malvarlığı dondurma ve seyahat yasağı
  • Ülkelerin, İran Air Cargo ve İran İslam Cumhuriyeti Denizcilik Hatları’na ait sevkiyatları yasaklı malları tespit etmek için denetlemesine izin verilmesi

İran işçi sınıfının beli bükülüyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tetik Mekanizması’nın devreye girmesinin ardından BM Güvenlik Konseyi’ne ve BM Genel Sekreteri’ne yazdığı bir mektupta bu adımı “tehlikeli bir uygulama ve Güvenlik Konseyi’nin itibarını zayıflatıcı” olarak nitelendirdi.

Mekanizmanın devreye girmesi, Arakçi’nin dediği gibi İran rejiminin bekası için önemli bir tehdit ama İran halkı için daha vahim bir manzarayla karşı karşıyayız. Daha önce İran Ticaret Odası tarafından yayımlanan bir raporda, mekanizmanın devreye girmesi durumunda dolar döviz kurunun 165 bin tumana çıkabileceği ve enflasyonun yüzde 90’a ulaşabileceği öngörülmüştü.

Böylesi yaptırımların yankısı, mevcut koşullarda hem İran rejimi hem de İran halkı arasında, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde ilk yaptırımların uygulanmasına kıyasla tahribatı çok daha derin olacaktır. O yıllarda, dolar kuru bin tümenin altındaydı ve bugünkü fiyatların tahayyül edilmesi kimse için mümkün değildi. Su, elektrik, gaz ve enerji krizi bu denli etkili olmamıştı. İran rejimi bölgede çok güçlüydü ve Şii hilali henüz dağılmamıştı. Direniş ekseni, politik ve ekonomik olarak bölgeye yön veriyordu.

Şimdi ise bu tablodan eser yok. Daha geçtiğimiz hafta İran’da bir öğretmen ailesiyle yaptığımız sohbette şu manzara ortaya çıkıyordu: En temel gıda ihtiyaçlarında fiyatlar 2 katına çıkmış, su krizi yayılıyor, her gün ikişer saat bölge bölge elektrik kesiliyor, elektriğin olmadığı o iki saat hastane, kamu binaları tatil oluyor. Çünkü jeneratör de yok.

Öte yandan işçi ve emekçilerin eylemlerinden işçilerin aylardır maaş alamadıklarını görüyoruz. Daha çarşamba günü Reşt ilinde Poplin fabrikasındaki plastik işçileri, 2 aydır alamadıkları maaşları için iş bıraktılar. Öte yandan işsizlik dalgası feci bir şekilde büyüyor. Örneğin Loristan Otomotiv Fabrikası’nda 103 işçinin aniden işten çıkarılması böylesi köklü bir fabrika için daha önce görülmemiş bir durum. Hal böyleyken yeni yaptırımların uygulanması, İran rejimini sıkıştırmanın ötesinde halkın yaşımını çekilmez hale getirecek.

İsrail yeniden saldırıya hazırlanıyor

Bu süreçte ABD her ne kadar işin uzağında görünmeye çalışsa da tetiği çekenin o olduğu ortada. ABD, fiilen İran ile nükleer müzakerelerin tarafı olmasına rağmen, 2018’de nükleer anlaşmadan tek taraflı çıktığı için hukuken tetik mekanizmasını devreye sokarak İran’ı müzakere masasına geri döndürme tehdidini kullanamıyor ve anlaşmada yer alan Avrupa ülkelerinin bu mekanizmayı etkinleştirmesi gerekiyordu.

Şimdi ise İsrail’in yeniden İran’a saldırı düzenleyeceği gündemde. İsrail’in bu saldırıyı 2015 anlaşmalarının süresi dolmadan saldıracağı konuşuluyor. İran rejiminin bu noktada son bir karar vermesi gerektiği de ortada. Ali Hamaney’den vaz mı geçecek, savaşacak mı?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Ayşe Hür yazdı: Türkiye’nin NATO üyeliğinin gecikmesinde Mısır ve İsrail Faktörü

Resmi anlatının aksine, Türkiye’nin NATO üyesi olması için hevesli...

Vadim Kamenka yazdı: Avrupa’nın önceliği değişti: Refahın yerini silahlanma aldı

Cenevre’de, Milletler Sarayı’nın Konsey Salonu girişinin üzerinde Britanyalı Lord...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,930TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Volkan Yaraşır yazdı: Küba Devrimi ve Barbudos’lar

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Canlı yayın