yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİkinci Lula dönemine doğru - Özkan Yıkıcı

İkinci Lula dönemine doğru – Özkan Yıkıcı

Beklenen Brezilya başkanlık seçiminin ikinci turu da noktalandı. Seçim kurulunun resmi açıklamasıyla, Belsanaro karşısında Lula çok az farkla seçimi kazandı. Bir anlamda faşist liderin koltuğu kaybetmesiyle sınırlı olmayan bir gelişme. En hafifiyle, Amazon ormanlarının da kurtulduğu sevinci geldi. Çünkü, Belsanaro hem uyguladığı direk Amazon ormanlarının talanı politikası tüm dünyanın cieyrlerinin yok olması demekti. Bu nedenlerle, Lulanın kazanması, dünyada iki önemli noktada memnuniyet yaratıyordu. Tabi ki sermaye çevrelerinin önemli kısmı bu anlayışta değildi. Lulayla dünya sol ve öteki demokratik kesimler, Amazon ormanlarının tahribinin durdurulması, faşist liderin yenilgisi ve alternatif olarak sol eylimin seçilmesi ve uygulanacak sol politikalrala en başta yoksulukla mücadelede önemli seçeneğin olma beklentilerinden dolayıdır.

Brezilyada Seçimi çok az farkla Lula kazandı. Aslında tarihin önemli bir kara provakasyon sayfasının da yaşandıkçtan sonra olması da önemlidir. Bir önceki seçimde de Lula adaydı. Fakat, büyük sermaye destekli, devlet aygıtlarının oyunlarıyla Lulaya düzmece uyduruk iftiralarla hapse atılması ve öteki sosyalist adayın öldürülmesi sonucu, saray, Belsanaroya teslim edildi. Lula haklı olduğu ve olayın uydurmasyon kanıtlarıyla hapisten çıktı va aday oldu. Sonuçta kamuoyu anketlerinin önemli yanlışlarına da yeniden tanıklaşarak seçimi kazandı. Çünkü, tekrardan kamuoyu daha ilk turdan Lulanın kazanacağını, Belsanaronun perişan olacağını işaret ederken, seçim hem ikinci tura kaldı hem de kazanma çok az farkla oldu. Bir anlamda kamuoyu yoklamalarındaki sayılara karşın faşist aday oldukça fazla  oy aldı. Devamında, hala yazıyı yazdığım ana kadar Lulahı teprik etmedi. Bu tutum, ister istemez seçim öncesi saladığı tehtitlere zemin aradığı kesin. EN azından, Lulanın başkanlığı alacağı döneme de epey sorun çıkaracağı belli. Üstelik şimdiden kamyoncuların bazı yerlerde trafiği tıkaması da pek de iyi alamet değildir. Unutmayalım: Belsanaroyu devletin önemli kurumları ve uluslararası sermaye destekliyordu. Tahminlerin üstünde oy allması da tesadüften çok, bu kurumların desteğinin hesaba katılmamasıydı. Bu nedenle, Lulanın işi öyle kolay değil.

Bir başka gerçek de şu: parlementoda sayısal güç Lulanın elinde değil. Orada da zorlanacağı kesin. En azından istediği bazı reforumları veya radikal tutumu yapma şansını kısıtlayıp hat da engeleme gerçeği var. Bunlar LUlanın daha kazanırken ki karşısında duran soru işaretleri ve yaratılan kuşkuların bazısıdır. Yine de Lulanın kazanması bir umutdur. Yenilmezler denilen ekseni kırdı. Üstelik, Lula sol bir adaydır. Bu gidişat Latin Amerikadaki yeniden yükselen Penbe sosyalizmin işaretidir. Ülkenin dünyanın önemli güçlerinden biri olması, Latin Amerikanın en büyük ülkesi oluşu bölgesel önemli etkileri sonucu Lula elbet birçok politik tavırlarıyla beklentiler yaratması önemlidir. Yalnız: Perudaki Kastilyanın parlementodaki iftiralı suçlamalar gerçeği de bize uyarılar vermeye yetip artıyor. Ancak, Brezilyada güçlü faşist destekli devlet sermaye gerçeği kadar, güçlü sendikal ve demokratik örgüt durumu da öteki madalyonun yüzüdür. Bunlar daha şimdiden Brezilya politikasında geçiş sürecini iyi takip edip gerçekleri doğru yazarak uyarılarda inandırıcı olma önemini de artırmaktadır.

Kısaca, Brezilyada Lula beklendiği gibi seçimi kazandı. Ama, kazandı demenin ötesinde en başta parlementoda ayni başarı gelmedi. Devlet aygıtlarının da onun yanında duracağı şüpeli. Özellikle de ordu ve sermaye kesimleri her oyunu oynamayacakları garantisi yoktur. Tıpkı son başına gelen yargı hamleleri gibi. Deneğimli ve ona göre sermayenin bir temsilcisini da yardımcısı olarak seçmesi de bundandır. Yine de tüm çelişkilere karşın, Belsanaronun yenilmesi ve Lulanın hem de bitmiştir denilen sol çizgisiyle kazanması, bir umjutdur. Yeter ki doğru okuyalım. Daha önceki deneğimleri de aklımızın bir yerinde olsun. Ülke Brezilyadır. Sıradan bir ülke değildir. Güçlü sermaye ve ordusuyla, mafya yaşamlı çetlerin yaygınlığı ve kimliksel fay hatlarıyla da böldürtülüp Evangelislerin de etkin koşulalrında Lula ezilenlerin gücüyle bakalım neleri gerçekleştirecek.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Ana Vračar yazdı: Britanya’nın yeni başbakanı Keir Starmer’ın siyasi mirasından kopabilir mi?

Keir Starmer, 20 Temmuz 2026’da Britanya Başbakanlığı görevinden istifa ederek yerini İşçi Partisi’nden...

İbrahim Sirkeci yazdı: Andy Burnham’ın “Yeni Yolu”: Thatcherizm sonrası bir siyaset mümkün mü?

İngiltere İşçi Partisi siyasetinde son dönemin en dikkat çekici çıkışı partinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Kansu Yıldırım yazdı: Marx haklı çıktı: Dünyada kâr oranları 50 yılda yarıya geriledi

Kapitalizmin tarihsel aşamalarında gerçekleşen krizler her zaman sistemin mutlak...

Fehim Taştekin yazdı: En zayıf olanın kudreti!

Konvansiyonel kalıplar parçalanıyor. İran savaşı süper güç yanılsamasını açığa...

Canlı yayın