yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİki değişik deneyim – Özkan Yıkıcı

İki değişik deneyim – Özkan Yıkıcı

Yer, milas. Muğlanın ilçesi. Dönem, Özal dönemi. Göjkovada termik santral girişimi yapılıyor. Halk direniyor. Santral ile toprağın etkileneceği, doğanın bozulacağı ve üretim yapılamayacağı gerekçeleri ileri sürüldü. Özal, ikna edemedi. Duruldu gibi oldu. Çiller ise bu girişimi devam etirip 96 yılında santral tamamlanır. Üstelik halka hep istihtam denilip resmen ikilik çıkarılarak da kamuoyu ikilemiyle de destekler verildi.***

Son günlerde yine Türkiyede yaygın orman yangınları devam ediyor. Bu yerlerden birisi de yine Milas, Üstelik, yangın resmen santrale ulaştı. Ne garip: dün santrala karşı çıkan kesimler, şimdi santralın yaşaması için mücadele veriyor. Cansiperhane şeklinde yangının durdurulmasına uğraşıyorlar. Santralin sahibi sermaye kesimi ise bir anlamda konuya fazla müdahil olmuyor. Yeni yangınla ege yeni rant paylaşımı için çığlıkların dinmesini beklemektedir.

******

Geldik K. Kıbrısa. Doksanların ortasına dek geriliyoruz. Bedava alınıp kiminin ödeyip kimine avanta verilen elektrikte sorun çıktı. Güneyden artık elektrik verilmeyecekti. Karanlıklar başladı. Bu arada Türkiyeden adaya yeni çözüm olarak elektrik santrali getirildi. Tartışmalar başladı. Evim o  dönem Mimar Mühendis odasına yakın olduğu için, geceleri oraya gidiyordum. Elektrik santralinin de tartışmalarına dikatle izlemeğe çalışıyordum. Bu arada yayılan haberlere göre, ilgili santral Bursada kurulmak istendi. Fakat, hantal görülüp beyenilmedi. Bunun üzerine, buraya gönderildi.

Yeterli olup olmadığı veya teknolojik eski oluşu hep olayın meslekci kesimce konuşuluyordu.  Yine, bazı çevreler: “Türkiye bize santral yapıyor, siz beyenmiyorsunuz” saldırganlığı da oluyordu. Santralın tam açılacağı zaman, özellikle santralin yapılmasında önemli görevi olan kişilerin “filitre ve benzer eksiklik” uyarıları da yapılıyordu. Fakat, klasik Kıbrıslılık umursamazığı ile bu soruna önem verilmeyerek santral açıldı. Üstüne Türkiye hamasi şerbeti de içildi….

Geldik bugüne: son dönemde elektrik yeni ogalı zam konuşmaları havada uçuşuyor. Filitresi olmayan santralden yükselen kara dumana çoktan aşılıldı. Rakamsal kanser patlamaları dahi gereken karşı direncin güçlenmesine yetmiyordu. Tamir edilmeyen bölümler, borçlar aanlatıları bolca dolaşımda. Dahası, konuşan resmi görevilerin her biri için de anlatılar yapılmaktadır. Bunlar baştaki eksikliklerin de eklenmesiyle, yeniden elektrik krizi etrafta seslendiriliyor.

Unutmadan, her konuda olduğu gibi elektrik konusundaki tartışmalarda iki noktada ben de katılıyordum. Doksanlardan beri elirtiğim ilk olgu: nifusun aktarmayla şişirilmesi sonucu bilinmez nifusta plansızlık olması sonucu, bu sanralin yetersiz kalacağı yakınlığına işaret ediyordum. Nitekim, yığdırılan nifus ve santralin baştan başlayan eksiklikleri, günümüzde elektrik konusundaki biriken olumsuzlukların aynasıdır.

İkinci olgu, kurumla alakalı tartışmalardı. Bizde yirmi üzerinedeki ünüversite gerçeğimize rağmen, bilimsel yaklaşıma katgısı pek olmadı. Kurumsal içerikler dahi yerine konulmuyor. Kamusal, arpalık ve özel üçkenindeki deyerler konulmuyor. Sadece her sıkışılan dönemde Türkiyeden gelsin veya özellesin diyerek kolaycıl çareler üretilme peşinde kalınıyor. Elektrik kurumundaki yönetim arpalık uygulamasını, kamusaal yapı diye yuturup özde kamusalığı kirleterk rantlaşma ve bağımlı kılma siyaetinin terkisine taktırılmaktadır.

Nedense elektrik ve başka konularda hep direk yönetimin arpalık uygulamasının katgısıyla da özeleştirme yani sermayenin eline verilip rantlaşması savunuluyor. Öteki enerji kaynak veya özerk yapı gibi durumlar sadece anlamsızlaştırılan kelimelerle ancak duyulmaktadır.

****

Size iki örnek sundum. Deyişik anlamları olsa da başlangıtan gelinen sonuç aşamasıyla derslerle doludur. Son dönemdeki Türkiyedeki orman yangını ve K. kIbrıstaki krizlerin birisi olan elektrik durumunda nelerle günümüze gelindiğinin dyeişik iki versyonudur. Yorum size kaldı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,200AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Canlı yayın