yazılariktibasHibrit savaşlar döneminde ‘etki ajanlığı’ - Ceren Sözeri

Hibrit savaşlar döneminde ‘etki ajanlığı’ – Ceren Sözeri

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

İlk olarak Yeni Şafak’ta yayınlanan bir haberle gündeme düşen “etki ajanlığı”nın Ceza Kanunu’na gireceğine dair söylentiler, ANKA ajansının cuma günü detaylarına ulaştığı 9. Yargı Paketi ile somutlaştı. 38 Maddeden oluşan TCK’ya yönelik düzenlemelerin 22. Maddesinde (TCK 339’a eklenecek) “Diğer Faaliyetler” adı altında “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda…” diye başlıyor, biz dizi muğlak eylem sıralıyor. Bunlardan bir tanesi mesela, “Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar”la ilgili. Yani resmi veriler doğru değil Türkiye’de aslında şu kadar Suriyeli, Afgan, Rus var deseniz bu kanuna göre suç işleyeceksiniz. Veya Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı suç örgütleri hakkında haber hazırlasanız ‘suçlu’ çıkabilirsiniz. Taslak o kadar kötü yazılmış ki lafzından ne dediğini anlamak zor ama ruhunun neyi amaçladığı gayet açık, ülkede hükümete yönelik eleştirilerin bastırılması için yeni bir suç icat ediliyor. Üstelik hazır olun yakın zamanda bu tür düzenlemelerin başka ülkelerde de olduğu savunması gelecek.

İsterseniz önce o örneklere bakalım. Konu üzerinde yazanların aklına ilk olarak Rusya’da 2012’de yürürlüğe giren yabancı ajan yasası gelmiş. ABD Kırgızistan’da benzer bir yasa taslağına itiraz edince geçen şubat ayında Başkan Sadyr Japarov, “ABD’de yabancı ajan yasası 1938’den beri var, size serbestken bize niye yasak?’ diye sormuştu. ABD’de FARA olarak bilinen yabancı ajan yasası nedeniyle, belki hatırlarsanız, AA ve TRT “ajan” olarak kayıt yaptırmak zorunda kalmıştı. Esas büyük mevzu Gürcistan’da koptu. Tiflis’te geçen aralıktan beri yabancı ajan yasasına karşı gösteriler sürüyor, polis göstericileri gazlarken ABD ve AB Gürcistan Hükümeti’ni kınamakta, AB adaylık sürecinin zora gireceği konusunda uyarmaktaydı. Gürcistan Hükümeti fonlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurtdışından alan kuruluşların yabancı etki ajanı olarak kayıt yaptırmasını zorunlu kılan yasanın şeffaflığı sağlamak için gerekli olduğunu söylerken AB de Gürcüleri kaybetmek istemiyor. Gürcistan’daki ya da Kırgızistan’daki yasalar “Putin / Kremlin stili” yasalar olarak etiketlenirken, Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi benzer bir girişim AB’den geldi. Rusya’dan gelen ‘kötü niyetli’ dış müdahalelere karşı “Üçüncü Ülkeler Adına Çıkar Temsilinin Şeffaflığına İlişkin Direktif” hazırlığında, bu yönergeye karşı olanlar bunu AB’nin yabancı ajan yasası olarak tanımlıyor. Taraftarlar ise mealen otoriter rejimlerin yaptıklarını benimsemediklerini, AB Direktifinin amacının sadece şeffaflığı artırmak olduğunu söylüyorlar. Ancak son dönemde İsrail Hükümeti karşıtı öğrenci protestolarında bile görüldüğü üzere Avrupa çok övündüğü değerleri konusunda son derece ikiyüzlü bir tutum içinde. Biden Tiflis’teki gösterileri barışçıl olarak nitelendirip ABD’deki kampüslere polis sokup öğrenci, akademisyenleri gözaltına aldırır ve de fişlerken yanı sıra “yabancı düşmanların kontrolündeki uygulamalar” (Foreign adversary controlled application, FACA) yasasıyla Tik Tok’u engellemeye çalışıyor.

Kısacası uluslararası alanda adı tam konmamış hibrit bir savaş başlamış durumda. Türkiye’de bu karmaşadan yararlanıp muhalefeti susturacak bir “casusluk” yasası peşinde. Avrupa, ABD ve benzer bir yasası bulunan İsrail için “yabancı”nın arkasına gizlenmiş düşman Rusya, Çin, Kuzey Kore gibi görünüyor ya da öyle meşrulaştırılıyor. Türkiye, Macaristan gibi ülkelerde hükümetler canı kime isterse uygulayabilecek keyfiyette olduğundan otoriter olarak etiketleniyor. Ortaya çıkan taslakta da göründüğü üzere hem Zafer Partisi’ne, hem sol, Kürt muhalefete uygulanabilir. Uluslararası alanda kime yaklaşılacaksa karşı tarafa tehdit için kullanılabilir. Sivil toplum, siyasi partiler için savunduğun hak, medya için yaptığın haber yabancı devletlerin çıkarlarıyla örtüşüyor denebilir, Bayraktar gibi şirketlere dair haber yapmak “suç” kapsamına alınabilir. Yasa taslağının gerekçesinde “Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir” deniyor. Ne kocaman ve muğlak bir bulut değil mi? Kurtuluşunu dış kaynakta arayan, borsasını dahi Katar’a satmış, otoritesi sarsılmış hükümet için ayrıca cüretkâr bir taslak, içeride olduğu kadar dışarıda da tepki çekecektir. Bu konuyu belli ki daha uzun süre tartışacağız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Canlı yayın