Kıbrıs iktibasŞener ElcilHerkes rolünü oynuyor - Şener Elcil

Herkes rolünü oynuyor – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Crans Montana’ya giden süreçte, çözüm olasılığının artması hem Türkiye hem de Rum lider Nicos Anastasiadis’i endişelendirdiğinden, çıkış noktası olarak iki devletli çözüm saçmalığı ortaya atılmıştır.

İki devletli çözüm modeli dedikleri, aslında 1955 yılından beri Türkiye’nin İngilizlerden peydahladığı “Taksimden” başka bir şey değildir.

Anastasiades bir özel görüşmede, bu konuyu TC Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’na bahsederek karşılıklı dayanışma ile Crans Montana sürecini havaya uçurmuşlardır.

Türkiye yetkilileri çözümün önünü tıkamak için Kıbrıs’a yaptıkları ziyarette, tüm partileri Cumhurbaşkanlığı’nda toplayarak, iki ayrı devlet önerisini yeni bir açılım gibi sunmuşlardır.

Bu toplantıda, Mustafa Akıncı ve o dönemin TDP Başkanı Cemal Özyiğit dışında diğer parti liderleri karşı duruş sergilememiş, CTP lideri Tufan Erhürman sessiz kalarak, “değerlendirme yapacaklarını” ifade etmiştir.

Süreci kurtarmak isteyen BM Genel Sekreteri Guterres iki liderle Berlin’de bir araya gelerek, çözüme kapı aralayan bir deklarasyon yapılmasını sağlamıştır.

Türkiye yetkilileri 2020 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine asker-sivil tüm güçleri ile müdahale ederek, Ersin Tatar’ı Cumhurbaşkanlığı’na atamış ve çözümsüzlük politikasını devam ettirme yönünde irade ortaya koymuşlardır.

Bu seçim öncesi Tufan Erhürman’ın duruşu, Türkiye yetkililerine güven vermiş olmadığından, Ersin Tatar desteklenmiş, Tufan’ın aday olması neticesinde ikinci turda oyların nokta atışı yapılarak Ersin Tatar’a yönlendirilmesini sağlanmıştır.

Tüm bu yaşananlara Mustafa Akıncı’nın yeterli tepkiyi ortaya koymaması, sivil toplumun “Bu Memleket Bizim Platformu”nu tekrardan harekete geçirmeye itmiştir.

Gelinen durumda Ersin Tatar kendine verilen “kötü adam rolünü” oynayarak, süreci uzatma, kazanılan zaman çerçevesinde adamızın kuzeyinin Türkiye’nin kolonisi yapılma çabalarını ileriye taşıma misyonunu başarı ile yerine getirmektedir.

Çözüm istemeyenin Türkiye olduğu açık olmasına rağmen, muhalefet bir yandan Ersin Tatar’a yüklenirken diğer taraftan da görüşme masasına oturmadan “görüşmelerin sonuçsuz kalması durumunda statümüz ne olacak” sorusu ile başka bir engel yaratmaktadır.

Çözümsüzlük halinde Kıbrıs Türk Toplumu’nun statüsü 4 Mart 1964 tarihi öncesi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit egemen kurucu ortağı olma durumudur. Türkiye çözümsüzlük için çifte düğüm atarken muhalefet ise Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ağzına almak istememektedir.

Yapılması gereken adamızın birleştirilmesini isteyen yurtseverlerin bir araya gelerek Ersin Tatar’ın Kıbrıslı Türklerin temsilcisi olmadığını, sorunu yaratanın Türkiye olduğunu, Kıbrıs Rum tarafının da Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Kıbrıslı

Türklerle paylaşmakta isteksiz olduğunu tüm dünyaya duyurarak, görüşme sürecine doğrudan taraf olmalarıdır.

Burada sorulması gereken soru bunun öncülüğünü yapacak olan siyasi parti ve sendikalar nerede ve ne yapıyorlar?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Şener Elcil yazdı: Filler ve Çimenler

“Filler tepişir, çimenler ezilir” sözü dünya siyasetinde yaşananları özetler...

Şener Elcil yazdı: Şu ELAM Da Olmasa!

Dünyayı yöneten küresel sermaye güçlerinin toplumsal olayları bir satranç tahtasında oynanan oyun gibi,...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Şener Elcil yazdı: Mayın Eşeği

Lozan Antlaşması ile belirlenen Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını korumak için Suriye, Irak ve İran sınırları boyunca mayın tarlaları oluşturuldu. Yüzyıllar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
956AboneAbone Ol

Son eklenenler

Volkan Yaraşır yazdı: Faşizm ve kadınlar

Faşizm, olağanüstü devlet biçimi olması yanında arzuyu, duyguyu örgütlemesi;...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Annamazsınız be amma…

Bilmemek… Bilmediğini bilmek ya da bilmediğini bilmemek… Bilmiyorum… Bilmiyorsun… Bilmiyor… Bilmiyoruz… Bilmiyorsunuz…...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Kıvanç Eliaçık yazdı: İklim suçları için vicdan mahkemesi

Adalet sadece adliye koridorlarında aranmaz. Devletler ve şirketler suçlarını...

Ecehan Balta yazdı: Ekolojik yıkım cinsiyetsiz değil

Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Ceren Ergenç yazdı: Yapay zekâda bağımlılığın iki yüzü: Çin ve ABD

18. BRICS Zirvesi 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de toplandı. Zirve...

Canlı yayın