yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGidişat: nereye doğru? - Özkan Yıkıcı

Gidişat: nereye doğru? – Özkan Yıkıcı

İlgisizlik veya umursamızlık tutsaklığında olunca, konulara yaklaşım da bir başkadır. Yüzeysel bakış veya kendince bir takıntıyla konuşmanın sınırını aşamazsınız. Halbuki görüntüler dahi birşeylerin kıpırtılarla dolaştığını anlatıyor. Üstelik salt bir olay değil, birçok gelişme etrafımızı adeta kuşatı. Doğu komşumuz Suriyede artık bildik SUriyen değil tarihi yazılıyor. Dünün şeryatcısı, milyonluk aranan terörist örgüt lideri, şimdi krevat takan, Trumpun kendine sevgiyl sıkılanparfün imajına geçti. Ama garip olmayan, Suriyede cihatçı bir lider, israilin iişkalini geliştirip kabullendirme aşamasında olan, bizimle  direk yapılanışımızda rol alan Türkiye, Suriyenin Y.9 toprağınnı işkal altında tutmasına karşın da “çekilmelidir” açıklaması dahi yoktur. Hat da onbinlerce hem de rejimin milisi olan yabancı cihatçılar da başka bir hikaye şeklindedir.

Lübnan ise elde pim bekliyor. Hizbulah kartı heran çatışmanın daha da ısınmasına adaydır. Üstelik sanki işkalci olan Hizbulahmış gibi, ateşkeslere uymayan yine ayni örgütmüşçesine, Hizbulahın silahları brakma baskıları yoğunlaştı.

Hadi bunları brakalım: kuzey komşu ile içeleştiğimiz Türkiye de ip üstünde politik canbazlıkla kendi kurallarıyla oynamaya çalışıyor. Bir yanda açıkça oynadığı ama sanki K. Kıbrıs lideri oynarmış gibi sahnesinde rol yapmaktadır. Kıbrıs içiin zaten ne Türkiye gerçeği ret ediliyor, nede genel anlamdaki İngiltere politiksının olmadığını kimse söylemiyor. Ama en ufak yorumlamada da sanki bunlar yokmuşçasına davranılıyor.

Türkiye önemli siyasal canbazlık ipinde. Bıçak sırtında hem kendi stratejisini kulanmaya hem de sistemle fazla ters düşmeme peşindei. Siyasal strateji de net: devlet rejim dönüşümüne devam ile Erdoğanın iktidarını koruma duruşu devam merkezinde. Öteyanda Ortadoğu oynunda da Amerikanın yanında Yeni Osmanlıcılık siyasal islam girişimiyle genişleme, bölgesel hegemonya gücü güçlenmesine de fırsatlar kolanmaktadır. Bu kolanmalardan ve ikili siyasal duruştan bir kart koza dönüştü. Kürt kartı. Düne de herkesi PKK dostu diye suçlayıp hapse atarken, montaj videyolarla suçlayıp seçim kazanma peşindeyken, birden Öcalan bulunmaz hint kumaşı oldu. Burada birhatrılatma yapacam:…

Doksanlar sonunda yine Türkiyede PKK sorun olarak gündemdeydi. Üstelik Öcalanı da Amerika Ecevite hediye yaptıydı. Ben ozaman şunu belirtim: PKK gelişmeler sonucu, artık Türkiye merkezli salt bir örgüt değildir. Irak ve benzeri gelişmelerle Ortadoğu aktörü haline geldi. Buda uluslarası kulanımla PKK fırsaltlarda dans etme zemini buldu diyordum. Bunu ozamanki yazdığım gazetelerde bulmanız mümkün.

Şimdi de ayni durum var. Türkiye devleti Ortadoğuya açılma ile yeni Osmanlıcı bölgesel hegemonhya hesaplarıyla PKK yeniden döüşümle  görüştü. İlişkiler gelişti. Fazla yorum yapma şansımızı bilgisizlik engeliyor. Çünkü hala neyin nerede kesiştiğini tam bulma şansımız yok. Ama belli ki dün Öcalan enyoğun karşıtı Bahçeli şimdi üstelik  Öcalanla Kürt konusunun geliştirlmesini savunmaktadır.

Burada önemli bir ayrıntıyla uyarı yapacam: elbet birçok sorun vardır. Başka telden çalacak olursak, konuları ele alırken çözüm önemi kaçınılmazdır. Fakat,sorun varsa, çözülecek demek de eşit değildir. Bu anlamda sorunun varlığı kabul edilirken, bunun çözümünde masaya oturanlar ve kartları elerine verenlerin de dikatle birlikte bilinerek gelişmeler yorumlanmalıdır. Ozaman da sorun varken, çözümde görüşünüz olsa da yetmez. Çünkü bunu belirleyecek olan siyasal güç denklemidir. Ortadoğuyu son dönemde bu gözle ele almak gerekir demokratik yapıların en zayıf dönemideyiz. Sosyalist hareketler siyasal damga vuracak konumda değildir. Bölgenin dizayini için temel hareket eden çevresi emperyalist erkez başta Amerika ve ingilteredir. Masaya oturtulanlar ise onların oyun kurallarına yakın olasılıklı yapılardır. Tabi bu arada tasfiye edilecek güçler de vardır. Buna göre müttefik karşıt ikilemleri oluştu.

Türkiye sistemin Ortadoğudaki merkezi güçlerinden biridir. Türkiye ayni zamanda AKP dönemiyle de devlet içi yeni bir dönüşüe sokuldu. Zatan ikibinaltıda sonradan yayınlanan Amerikaya gönderilen raporda da “işlerin olunda gitmesi için tek adam rejiminin daha uygun” olduğu belirtildi. Bir yıl sonrasında Erdoğan Anıt kutsal gizli anlaşmasıyla TC devleti yeni denkleme doğru sıçrama aptıydı.

Şimdi gelişmeler oluyor. Olmaz denilenler gerçekleşiyor. Sistemin net örneği ise siyasal gercilikle bunların yeni seçenek olarak uygulanmasıdır. Yeni siyasal islam, cihatçılar gibi idolojiler siyasal yapıların merkezinde oluyor. Suriye, ırak ve Türkiye incelendiği zaman önemli bilgi vermeğe yetiyor. Ama şu gerçekle de yüzleşelim: Kıbrısta böylesi dalgalanmalarda hele de son teslimiyet gerçeği ile K. Kıbrrıs liderinin hamle yapma şansı yoktur. Ama girişilen temasların bilgisizce geçiştirilnesi sonucu da biz bazı eksiklikler sonucunda brakılıoruz. Son Tufan Fidan görüşmesi bunlardan biridir. Ama olmayacak olan demokratiklik ve barıştır. Sistem zaten bunları ret ederek, üstelik gericlikle itifaklar yaparak bugüne geldi. Birde şu başka okta var: özellikle ırak işkaleriyle başlatılan yeni BOP projesinde bazı ek örgütlenmeler de koşullar sonucu oluştu: IŞİD gibi. IŞİD gün oldu sistemin yanında rol aldı. Gün oldu sistem bunu bahane edip itifaklarla bölgeğe yerleşrti. SURİYEDE inanılmamasına rağmen Amerikan üstleri Işid karşıt kulanıldı.bunlar da önemlidir.

Tüm bunlar yaşanırken, Kıbrısta pek karşılığı yok. Ama görüşmelerle de birşeyle mırıldanıyor. Tufanın son görüşme sonrası söyledikleri ise adeta nereye doğru çekilme olacağını da işaret ediyor. Ama Ortadoğu kaynıyor. Taşlar oynuyor. Yetmedi, tüm dünyada bölgesel oyunlar gerçekleşiyor. Genel rekabet, bölgesel hegemonya ve fırsatlarla öne çıkan yapılar. Hepsi bir toplam sorunsal dünyanın aynasıdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Suriye ekseninin kıskacında, Türkiye ve İsrail gerilimi

Daha önceki Suriye yazımda, ülkenin iki tarafından girip orada...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın