iktibasSerdar M. DeğirmencioğluFaşizm ve renkleri - Serdar M. Değirmencioğlu

Faşizm ve renkleri – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanına sadık özel bir polis gücüne dönüştürülen Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza birimleri Minnesota eyaletine gönderildiler; göçmenlere yönelik operasyonlara başladılar. Bu operasyonlar, daha önce “hedef” seçilen başka eyalet veya kentlerde gerçekleştirilen operasyonların bir devamı.

Minnesota’daki operasyonlar aslında büyük bir gösteri. Bu gösteri, son on yıl içerisinde ABD içerisinde tırmandırılan göçmen düşmanlığının bir parçası. Almanya, Macaristan, İtalya ve başka birçok ülkede olduğu gibi ABD’de göçmen ve yabancı düşmanlığı sağ siyasetçiler tarafından sürekli kullanılıyor. Göçmenleri bir “düşman” olarak sunan bu siyasetçiler, sürekli göçmenlere saldırıyorlar. Hatta seçimleri kazanır kazanmaz, seçmenlerine mesaj vermek adına bakanlık kapatmak gibi adımlar atıyorlar.

Gösteri, ABD Başkanının en sevdiği işlerden. Göreve geldiği 20 Ocak tarihinde 200 kadar kararname imzalamasının tek nedeni, “güçlü adam” algısını pekiştirmekti. Bu kararnamelerden biri, tamı tamına göçmen düşmanlığı siyasetini dile getiriyordu. Başlığı, “Amerikan halkını istiladan korumak” olan kararnameye göre ABD bir istila altında. ABD’de yasa dışı olarak bulunan yabancılar, “Masum Amerikalılara karşı alçakça ve iğrenç eylemlerde bulunarak ulusal güvenlik ve kamu güvenliğine önemli tehditler” oluşturmakta; “ajanlık, ekonomik casusluk ve terörizm” gibi düşmanca işlere karışmaktadırlar.

Bu yabancılar birer “düşman” ise, onlara yönelik önlemler almak hükümetin görevidir: “Ülkemizin göçmenlik yasalarını uygulamak, milli güvenlik ve kamu güvenliği için son derece önemlidir. Amerikan halkı, kendi çıkarlarını ön planda tutan ve Amerikalıların güvenliği, emniyeti ve mali ve ekonomik refahını öncelikli olarak ele alma konusundaki kutsal yükümlülüğünü anlayan bir federal hükümete layıktır.”

Göçmen düşmanlığının “milli güvenlik” ve “kamu güvenliği” kılıflarına sarılmasıyla ardından gelecek adımları kestirmek zor değil. Madem bir istila var; kamu güvenliği için özel yetkili federal polis güçleri, milli güvenlik için askerler devreye sokulabilir.

Göçmen düşmanlığı sürekli pompalanması, yeniden üretilmesi, kaşınması ve diğer yandan haklı gösterilmesi gereken bir şey. Minnesota eyaletinde düzenlenen operasyonlar bağlamında bizzat ABD Başkanı tarafından dile getirilen sözlerin işlevi bu. Minnesota’daki hedef, Somali kökenli göçmenler olduğuna göre Somalileri aşağılayan sözleri kullanmanın yeri ve zamanı. “Somali kökenli göçmenler çöp!” “Onları ülkemizde istemiyorum. Size dürüst olacağım, tamam mı? Birileri ‘Bu politik olarak doğru değil’ diyecek. Umurumda değil. Onları ülkemizde istemiyorum.” Özetle, Somali büyük bir çöplük! “Onların ülkesi berbat ve biz onları ülkemizde istemiyoruz!”

ABD Temsilciler Meclisinde Minnesota eyaletini temsil eden ve sıkı bir muhalif olarak bilinen İlhan Omar da Somali kökenli. Onun özellikle hedef alınması gerekiyor. Somalililer aşağılık ise, ABD Kongresine girebilmiş bir Somalili özellikle aşağılanmalı. Kongre yüce, Somalililer aşağılık ise, kongreye seçilmiş bir Somalili daha da çok aşağılanmalı. Bu nedenle, açık açık “İlhan Omar çöptür!” diyor.

Bunların hiçbiri rastlantısal sözler değil. Seçmenlerinin anlayabileceği dilden konuşuyor: “Somali, bir ülke bile sayılmaz, bilirsiniz, hiçbir şeyleri yok. Sadece birbirlerini öldürmek için koşturuyorlar.” ABD Başkanına sadık oldukları için bakanlık görevine getirilenlerden güvenlik bakanı ekliyor: “Ülkemizi katiller, sülükler ve hak talep eden bağımlılarla dolduran her lanet ülkeye tam seyahat yasağı uygulanmasını öneriyorum.”

Bu sözleri dile getirenlerin saç renklerinin, dillerinin veya yaşadıkları yerlerin hiçbir önemi yok. Renkler, diller, ülkeler farklı olabilir. Önemli olan ortak noktaları, yani faşizm!

Hızla özetleyelim. Faşizm, otoriter ve çok güçlü bir önder ister. Önder, milliyetçiliğin en aşırısını ister; eskiden var olan bir “altın çağı” geri getireceğini söyler. Önder her şeyin belirleyicisidir: Milleti ve milli güvenliği tehdit eden iç veya dış “düşman” her kimse o bilir. Dikkatleri var olan sorun ve çıkmazlardan başka yöne çekmek ve kitleleri harekete geçirmek için birleştirici bir etken olacak düşmanlar yaratır. Her türlü muhalefet “iç düşman” demektir ve yok edilmelidir. Her konuda militarizm en iyi çözümdür. Din, töre ve gelenekler milletin özüdür. İnsan hakları, felsefe, bilim vb. hiçbir anlam taşımaz. Tüm medya elinde olduğu için önder her tür uydurmacayı yutturmakta zorluk çekmez. Önder, kendisini destekleyen zengin kesimi korur ve toplumun onlara hizmet etmesini sağlar.

Faşizm tehlikesi büyürken, her olanakta faşizmi çocuklarla konuşmak gerekiyor. Buna dönmek üzere burada duralım. Faşizm ne derse desin, dünyanın tüm bebekleri kardeştir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın