yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluFanus - Halil Karapaşaoğlu

Fanus – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

 

Yitirmekten en çok korktuğumuz şeyleri…

Yitirmemize rağmen…

Yitirmemiş gibi…

Yaşamaya devam ederiz…

Kaybettiğimiz her ne ise…

Kafamızda var olmaya devam eder…

Ya da…

Hiç olmamış bir şeyi…

Varmış gibi kabul eder…

Daha sonrada onu kaybettiğimizi düşünüp…

Ağıtlar yakarız…

O kadar bir abartırız ki kaybımızı…

Acımızı…

Hiç farkında olmadan…

Bütün hayatımızı onun üstüne kurarız…

*                                  *                                  *

Eski Lefkoşa’yı aramızda özlemeyen…

Sokaklarında yasemin kokusunu aramayan var mı?

Sokağa çıksak sorsak insanlara…

Kaç kişi der ki…

Eski Lefkoşa’da yaşamak istemezdim?

Şairlerimizden…

Yazarlarımıza…

Var mı eski Şeher’i yeren…

Yenisini öven?

*                                  *                                  *

Bunca yıldır…

Bunca insan…

Kendini kandırmaktan başka hiçbir şey yapmamış…

Kafamızda yarattığımız kurgusal gerçeklik…

Aslında hiç olmadı…

Fantezisini kurduğumuz hayatı özledik hep…

Onu yazdık…

Düşündük…

Toplum olarak yarattığımız kurgunun içinde yaşıyoruz…

İnsanın kendi yaşadığı hayatı elinden alabilirsiniz…

Evini, arabasını, kimliğini ve de haysiyetini…

Kafasında yarattığı kurgusal dünyayı elinden aldığınız zaman…

Ne olur?

*                                  *                                  *

Şeher’in yasemin kokulu sokaklarını özlüyoruz…

Şeher’in kanımca hiçbir zaman…

Yasemin kokmadı sokakları…

Yaseminlerimizi kim söktü?

Kim bize tekrar evinize yasemin ekemezsiniz dedi?

Kaçımızın evinde yasemin var?

Şeher’in sokaklarında…

Seyyar arabalarıyla gezen esnafı özlüyoruz…

Şeher’in sokaklarında…

Hem de Kıbrıslı olan birkaç tane seyyar esnaf var…

Kaç kişi mahkemelerin önüne gidip…

Sulu muhallebi yiyor?

Kaç kişi surlar içinde eskiden beri kalmış…

Meşhur iki tatlıcıdan tatlılarını alıyor?

Eski restoranlar yokmuş artık…

Hala ayakta duran…

Sadece benim bildiğim…

İki üç tane restoranımız var…

Kaç kişi oralara gidip yemek yiyor?

Eski Arasta’yı özlemiş herkes…

Kaç kişi Arasta’ya gidip oradan bir şeyler satın alıyor?

Ayakkabısını…

Giysilerini tamir ettiriyor?

Kalmamış Kıbrıslıların gittiği kahveler…

Surlar içinde Kıbrıslıların gittiği bir tane kahve var…

Kaç tane insanımız oraya gidip, kahvesini içiyor…

*                                  *                                  *

Biz kendi kendimize yalan söyledik…

Eski Lefkoşa’yı hiç sevmedik…

Şimdi de hiç özlemiyoruz zaten…

Hayatının her döneminde…

Modern olana özenen…

Kendi yerelliğinden içten içe tiksinen bir toplumuz…

Bunun en büyük göstergesi Dereboyu’dur!

Dereboyu aslında bizim gerçek yüzümüz…

Yaşamak istediğimiz hayatın göstergesidir…

Eski Lefkoşa dediğimiz de…

Fanusun içinde sakladığımız bir fantezidir…

Surlar içinde yılların tatlıcılarından tatlı almaktansa…

Dondurmalarından yemektense…

Dereboyu’na gidip batı özentisi mekânlardan…

Yemeyi tercih ediyoruz…

Eski restoranlarımıza gidip yemek yerine…

Dereboyu’nda yemek daha çok tatmin ediyor ruhumuzu…

Eskiden beri var olan kahvelerin…

Yanından bile geçmek istemiyoruz…

Tiksiniyoruz çünkü onlardan…

Dereboyu’nda batılı bir tekelin şubesine gidip…

Orada bir şeyler içmek…

Daha çok özel hissettiriyor kendimizi…

Mademki bu kadar Şeher sevdalısıyız…

Neden Şeher’in en eski fırınlarına gidip…

Ekmeklerimizi, çöreklerimizi almıyoruz?

*                                  *                                  *

Eski Lefkoşa dediğimiz o hayat…

Bugün bir şekilde bir yerlerde devam ediyor…

Biz eski Şeher’i hiç sevmedik…

Onu hiç beğenmedik…

Ondan utandık, tiksindik içten içe…

Biz modern olana…

Batıdan buraya getirilene hayrandık aslında…

Kendi kafamızda bir fantezi yarattık…

Kurguyla gerçeği birbirine karıştırıp…

Gerçekliğimiz kabul ettik…

Görmek…

Duymak istemedik…

Gerçekten ne istediğimizi…

Hep birilerini lanetledik…

Kendimizden utandık…

Kurgularımız fanusun içinde…

Nefes almadan duruyor öylece…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Bir Tatil Cenneti; Karpaz’daki Cinayedler

Gazeddacı Sevgül Uludağ abamızın bizlere cog ciddi gadgıları oldu....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gramsci ve Cemaadımızdaki Aydın Krizi

Antonio Gramsci üretim ilişgilernin içündeki her toblumsal grubun gendi...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,896TakipçilerTakip Et
967AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Dr. Karabekir Akkoyunlu yazdı: Brezilya’da seçimler: Lula’dan sonrası tufan mı?

Brezilya başkanlık seçimlerinde, hapisteki eski başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu...

Marcela Gottschald yazdı: Milei sonrası Arjantin solu

"Eksik olan şey, her gün birbirinden kopuk biçimde süren...

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Canlı yayın