.Yeniçağmanşet“Kimse kimseyi aldatmasın böyle meclis olmaz”

“Kimse kimseyi aldatmasın böyle meclis olmaz”

ykplogo2YKP, Yasagücünde kararname konusunu yeniden değerlendirdi, muhalefetin rolüne dikkat çekti. Açıklama şöyle:

Yasagücünde kararname meclisin yasama yetkisini bakanlar kurulunun kullanması yani yetkisine tecavüz etmesi demektir. Krallara karşı harekete geçen halkın desteği ile meclis yasama yetkisini alınca bunu tehlikeli ve kendine karşı yapılan bir iş olarak gören krallar kararname çıkarma yetkilerini yasagücünde de yani önce uygulamaya koyup sonra meclisten geçirilecek kararnameler şeklinde meclisleri islemez hale getiren uygulamaya geçmişlerdi. Abdülhamit de meşrutiyet ilan edilip bir meclis getirilince onu devre dışı bırakarak ülkeyi kararnamelerle idareye başlamıştı. Onun için yürütme organları meclisleri aşmak için kararnameler talep etmektedirler. O nedenle kararnameler yasa yerine geçecekse acele iş yapabilmeyi mazeret olarak ileri sürerler. Aldanıp da anayasayla böyle bir yetki alırlarsa istismar edecekleri beklenmelidir. Bu uğurda devrim yapılıp can verilmiştir.

Her iki anayasa görüşmesinde de kararnameler onun için uzun uzun tartışılmış ve çok ivedi ve ekonomik konuda olmak şartıyla yetki verilmesi kararlaştırılmıştı. Buna ek olarak da acele mecliste görüşülmesi öngörülmüştü. Yasagücünde kararname yetkisine karşı direnenlerin haklılıkları zaman içinde ortaya çıkmıştır. Bakanlar kurulu KTFD anayasasında meclis karar verinceye kadar yürürlükte kalır ifadesini istismar ederek Kıbrıs Liraları hakkında çıkardığı kararnameyi görüştürmemiş ve seçim sonrası kadük düşen yasaların arasında onları da gündemden çıkarmıştı. Ancak yürürlükte kalan kararnameleri anayasa mahkemesi iptal etmiş ve ivedilik olmayan konuda kararname çıkarılmasının anayasaya aykırılığını göstermişti.

Ondan sonra KKTC anayasasında yasa gücünde kararname çıkarma yetkisini olmamasını isteyenlere daha dikkatli olunacak ve mahkeme kararı da var denilerek kulak verilmemişti.

Ancak meclise saygısı olmayan kültürümüz nedeniyle çık daha ihlal edilmiştir. Gelen giden hükümetler meclisin yetkisine müdahale etmiş ama meclis kendini savunmamıştır. Milletvekilleri meclisi savunmazsa onlara ceza vermek düşünülemeyeceği için onları halka ve ihlalleri görüp itiraz eden siyasete ilgi duyanların uyarılarını vurgulayıp halkı bilgilendirecek basına havaleden başka yol kalmamıştır. Çünkü yargı kolay anayasaya aykırılık davası açılmasını önlemek gayretindedir ve dava masraflarını arttırmış, başarılı dava açılması halinde bile masrafları sorumlu olanlara yüklemeye niyet etmemiştir; dava açılmaması için de mutlak mağdurluk şartını abartarak kullanır olmuştur. Ne yazık ki hukuku mahkeme kararları ile geliştirme gayretine girmemiştir. Baro da üzerine düşmesi gereken hukuk devletini savunma görevini ihmal etmiştir.

Muhalefet mecliste öneri yapma hakkına sahiptir ama komitelerde hükümet yanlıları çoğunluktadır onun için muhalefetin yasamaya yardımcı olma gayretini eleştiri ve hükümeti zora sokacak önerilerle propaganda yapacak aklıyla gündemin sırasına dikkat etmeyerek görüştürmemektedir. Onun için gündem sırası çök önemli bir muhalefet hakkıdır, gündeme madde koymak çıkarmak da çok önemlidir. Onun için İçtüzükte verilen yetkinin dışında gündemle oynamak muhalefete karşı bir harekettir. Ne yazık ki gereksizlik gibi bir iddia ile komite bu hakkı ihlal ederek kararnameleri gündemden çıkarmıştır ama yanlışlığı görerek geri almıştır.

Dileriz muhalefetin bile saygı duymadığı bu çok önemli hakkı ihlale tekrar kalkılmaz.

Ancak meclis tartışmaların yapıldığı sırada yasa gücünde kararname yetkisinin mali konularda olması şartını yeteri kadar açıklığa kavuşturmamıştır. Tabii ki önce yetkinin meclisin yetkisine müdahale olması nedeniyle kapsamının dar tutulması şartı da çok önemlidir. Onun için ekonomik konularda ve ivedilik olması şartıyla verilen bir hakkın ekonomik mi mali diye değerlendirilmesi de gerekir. Üniversiteler ekonomik olanla mali olanı ayırt edip ayrı fakülteler veya kürsüler kurarlar ama muhasiplerin bile ekonomist diye anıldığı ülkemizde ekonomik konuyu halkın ayırt etmesi beklenemez. Mahkemelerimiz bunun tanımını yapıp anayasaya uygun hareketi göstermeli idi. Hâlbuki denetlemekten kaçınıldığı için bundan yararlanma fırsatı elde edilememiştir. Muhalefet ise zaten çoğunluğun meclise saygısı olmaması nedeniyle etkili olamamıştır.

Neticede kararname konusu gene çözümlenmemiş olarak gelecek kuşaklara gidecektir. Çünkü mecliste üç hukukçu var diye açıklamayı okuyunca meclisin ve milletvekillerinin hiçe sayıldığı ve hükümetin egemenliğini sürdürme anlayışının devamının engellenemeyeceği anlaşılmıştır.

Halkımıza elli mebus çok bile dedirttikleri için meclisin güçlendirileceğini beklemek de kolay değildir. Hangi meslekten olursa olsun bir mebus mecliste ancak daimi işi olarak yasama konusunda yetişmiş ve mali müfettiş kadar mali tabloları öğrenmiş personelden yardım almadan ve zaman zaman komu görevindeki kendi seçecekleri personelden yararlanmadan görevini yapamaz.

Kimse kimseyi aldatmasın böyle meclis olmaz. İsteyen yenicag.com.cy adresinden AKPA’nin demokratik meclis kararı olan 1601(2008)’e bakabilir. Demokratik ülke sayılıp Avrupa Konseyi’ne katılmak isteyen ülkeler bunları yerine getirmek zorundadırlar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

İsyanımız işgale demek, barış ve sosyalizm mücadelesinde emeğin haklarını savunmak için – YKP: 1 Mayıs’ta sokaktayız!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası yaptığı açıklamada TC’nin sömürgeci, neoliberal...

YKP’nin de katıldığı Avrupa Sol Partisi 8. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 8....

Yeni YKP Sekretaryası seçildi

16. Kurultay sonrası YKP Parti Meclisi ilk toplantısı 17...

YKP’nin 16. Kurultayı gerçekleşti

YKP 16. Kurultayı, 7 Mart, Cumartesi günü, saat 14:30’de...

YKP’nin 16. Kurultayı 7 Mart’ta

YKP’nin 16. Kurultayı yarın, 7 Mart Cumartesi günü saat...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,939TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın