iktibasSerdar M. DeğirmencioğluEzilenler ve soykırım - Serdar M. Değirmencioğlu

Ezilenler ve soykırım – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Gazze’de sürmekte olan soykırımı kimlerin inkar ettiğini ve edebileceğini kestirmek hiç zor değil. Mesele Gazze’de veya herhangi bir coğrafyada uygulanan soykırım siyasetine hangi pencereden bakıldığıyla ilişkili. Ezilenlerin penceresinden bakıldığında, soykırım siyasetini kavramak da, bu siyasete karşı çıkmak da bir zorunluluk. Örneğin, geçmişte ırkçılığın bir devlet siyaseti olduğu Güney Afrika’dan bakıldığında, Gazze’deki soykırım da, bu soykırıma karşı çıkılması gerektiği de apaçık ortada.

Sömürgeci Britanya İmparatorluğunun mirasçısı İngiltere’den bakıldığında, Gazze’de sürmekte olan soykırımı görmek zorlaşıyor. Aynı şekilde sömürgeciler tarafından kurulan devletlerin bulunduğu Kuzey Amerika’da kafalar oldukça karışık. Kanada ve ABD’de gücü ellerinde tutanlar ve ülkeyi yönetenler Gazze’de sürmekte olan soykırımı desteklerken, toplumun gerçekleri görmemesi için büyük çaba harcıyorlar. Ezilenler ve sosyalistler ise gerçekleri görüyor ve soykırıma karşı çıkıyorlar.

ABD’nin soykırımcı geçmişini en iyi bilenler elbette ki, yerli halklar. Geçenlerde ABD’nin kuzey eyaletlerinden biri olan Montana’da yapılan bir açıklama, Kuzey Amerika yerlilerinin Gazze’de olanlara nasıl baktığını anlamak açısından incelemeye değer.

Açıklamayı hazırlayan Lance FourStar (ya da Lance DörtYıldız), Montana eyaletinin kuzeydoğusunda yaşayan Assiniboine halkından. Kabile liderliğinin yanı sıra Montana’da Demokrat Parti içerisinde siyaset yapıyor. Lance FourStar ve arkadaşlarının görüşlerini yansıtan açıklama şöyle:

Bizler, işgalci güçler tarafından uygulanan siyasi ve ekonomik hileler ve baskıya karşı mücadele etmek zorunda kalan bir kabile adına konuşuyoruz; Filistin halkını tanıyor ve onlarla dayanışma içinde bulunuyoruz.

ABD federal devletinin yerli halkların kendi kaderlerini tayin, muhalefet ve kültürel iyileşme haklarını kullanmalarını engellemeye yönelik kasıtlı uygulamalarının, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı baskıyla ilişkisini görebiliyoruz. Assiniboine halkının işgalci bir gücün elinde açlık çektiği gibi, Filistinli sivillerin de daha önce kendi topraklarında yaşayan ve gelişen bir yerli topluma iktidarını dayatmak isteyenlerin kuşatma taktikleri altında acı çektiğinin farkındayız.

Buradan ABD federal devletine çağrıda bulunuyoruz: Yerli halkların özerklik ve kendi kaderini tayin hakkı tam olarak iade edilmelidir. Geçerli olmalarına karşın uygulanmayan antlaşmalar uygulanmalıdır. Yerli halkların atalarından kalan toprakları üzerindeki hakları iade edilmelidir. Toprakları yüzyıllardır işgal altında olan yerli halklara anlamlı destek sağlanmalıdır. Federal devlete sömürü ve baskı döngüsünü sona erdirmesi; yerli halkların egemenliğine saygı duyan, yeni ve sahici bir işbirliği geleneğini benimsemesi için acilen çağrıda bulunuyoruz.

Kuzey Amerika yerli halkları gibi ezilmekte olan Filistin’in yerli halkıyla tam bir dayanışma içinde, Gazze’de iki taraflı bir ateşkes çağrısında bulunuyoruz. Kuşatmaya, ablukaya ve Filistin’de yerli nüfusun gelişmesini engelleyen sivillere yönelik tüm yaptırımlara son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Hamas’ı elinde tutmakta olduğu tüm rehineleri serbest bırakmaya; İsrail’i de şu anda yargılanmadan tutulan tüm mahkûmları serbest bırakmaya çağırıyoruz.

Hiç kuşkunuz olmasın ki, Gazze’de öldürülen ve yaralanan çocukların birçoğunun bizim kardeşlerimiz, çocuklarımız, torunlarımız olabileceği gözümüzden kaçmıyor. Assiniboine halkının pencereden baktığında sömürgeciler tarafından kasıtlı olarak aç bırakılan atalarının mezarlarını görmesiyle, Filistin halkının benzer şekilde şehit edilen sevdiklerinin cesetlerinin bulunduğu toplu mezarları görmesi arasındaki benzerlik dikkatimizden kaçmıyor. Gözümüzden kaçmayan bu gerçeği unutmayacağız.

Dünya halklarının kardeş olduğunu en iyi ezilenlerin anladığını, çocukların değerini en iyi ezilenlerin bildiğini söylemeye gerek var mı?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
914AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bozulan iklim koşullarında siyaset de ısınırken

Temmuz ayına ve yaşadığımız haftaya artık elvedayı çekiyoruz. O...

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Canlı yayın