yazılariktibasDeli Adam Teorisi: Nixon’ın Vietnam’ı, Trump’ın İran’ı ve ‘öngörülemezlik’ kartının riskleri -...

Deli Adam Teorisi: Nixon’ın Vietnam’ı, Trump’ın İran’ı ve ‘öngörülemezlik’ kartının riskleri – Emrah Katırcı

alıntı yapılan kaynakilketv.com.tr
Kategori:

İlk başkanlık döneminde  (2017-2021) ABD Başkanı Donald Trump’ın “performansı”  Ocak 2025’te başlayan ikinci döneminde nasıl bir pratik ortaya koyacağına dair bir fikir veriyordu.

ABD Başkanı’nın Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney ve son olarak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ilgili söyledikleri ikinci döneminin son üç ayındaki “repertuarından” örneklerdi.

Trump’ın özellikle İran savaşı başladıktan sonra, zaman zaman argoyla “zenginleştirdiği” söylem ve davranışları, muhafazakar ve kaba güç politikasını merkeze koyan siyasetiyle birleşince, rasyonel bir aktörün kasıtlı olarak öngörülemez ve irrasyonel davranışlar sergilediği bir dış politika kavramını akla getirdi.

Uluslararası ilişkilerde bir liderin kasıtlı olarak “çılgın” bir imaj çizerek rakibini korkutma, taviz koparma ve müzakere masasında üstünlük sağlama yaklaşımını ifade eden Deli Adam Teorisi (Madman Theory), 47. ABD Başkanı’nın ikinci döneminin henüz 14 aylık “performansı” nedeniyle bir kez daha gündemde.

Ancak Deli Adam Teorisi, liderlerin kendilerine küresel krizleri göze alan “çılgın” imajı vererek tavizler koparma stratejisine dayansa da uluslararası ilişkileri bir “kumar” masasına dönüştürme ve dünya halklarını yeni krizlerle karşı karşıya bırakma potansiyeli taşıyor.

Vietnam Savaşı ve Nixon : Soğuk Savaşta nükleer fütursuzluk

Teorinin kökeni, 1969-1974 arasında görev yapan 37. ABD Başkanı Richard Nixon’a dayandırılır; ancak teorinin temelleri daha eskiye uzanıyor.

Machiavelli, 1517’de yayımlanan Livy Üzerine Söylevler kitabında bazen “deliliği taklit etmenin çok akıllıca bir şey olduğunu” savunur. Machiavelli’ye göre, siyasi mücadelede rasyonel görünmek her zaman avantaj sağlamaz; kontrollü bir “çılgınlık” görüntüsü, düşmanı şaşırtabilir ve beklenmedik hamlelere karşı hazırlıksız bırakabilir.

Deli Adam Teorisi, Soğuk Savaş döneminde nükleer caydırıcılık ve oyun teorisi tartışmalarıyla şekillenmiş, Vietnam Savaşı’nda somut bir uygulama alanı bulmuştu.

Ancak teori, askeri analist Daniel Ellsberg’ün 1959’da Pentagon’da “deliliğin siyasi kullanımları” üzerine yaptığı sunumla ABD siyasetinin daha net biçimde gündemine girmişti.

Richard Nixon, 1969 yılında Beyaz Saray’a geldiğinde, Vietnam Savaşı ABD için derin bir çıkmaz haline gelmişti. Savaşın sona erdirilmesi ve Amerikan askerlerinin eve dönüşü, Nixon yönetiminin öncelikli hedeflerindendi.

Nixon ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger, Kuzey Vietnam ve Sovyetler Birliği üzerindeki baskıyı artırmak için Deli Adam Teorisi’ni devreye soktu. Bu strateji, Nixon’ın kontrolsüz ve nükleer silah kullanmaktan çekinmeyecek “fütursuzlukta” bir lider olduğu izlenimini yaratarak, “düşmanları” müzakere masasına zorlamayı amaçlıyordu

Nixon’ın 1968’de başkanlık kampanyası sırasında, başdanışmanı H.R. Haldeman’a söylediği “Ben buna Deli Adam Teorisi diyorum Bob. Kuzey Vietnamlıların savaşı durdurmak için her şeyi yapabileceğime inanmalarını istiyorum. Onlara sadece şunu fısıldayacağız: ‘Tanrı aşkına, biliyorsunuz Nixon komünizm konusunda takıntılı. Öfkelendiğinde onu zapt edemiyoruz  ve nükleer düğmeye eli uzanıyor.’ Ho Chi Minh bile iki gün içinde Paris’e gelip barış dilenecek.” sözleri Haldeman’ın 1978’de yayımlanan anıları The Ends of Power’da yer aldı. Böylece teori kamuoyuna ilk kez bu şekilde duyuruldu.

Nixon, bu imajı pekiştirmek için çeşitli taktikler kullandı. Örneğin, 1969 sonbaharında, Sovyetler Birliği ve Kuzey Vietnam’a yönelik gizli bir nükleer alarm durumu ilan etti. Bu alarm, ABD stratejik bombardıman uçaklarının nükleer silahlarla donatılmış olarak uçuş yapmasını ve dünya genelindeki askeri üslerde teyakkuz durumuna geçilmesini içeriyordu. Amaç, düşmanlara Nixon’ın gerçekten “deli” olabileceği ve her şeyi göze alabileceği mesajını vermekti.

Aynı dönemde Kamboçya’ya gizli bombardımanlar düzenlendi; kamuoyuna yansıtılmayan bu saldırılar, rakibin psikolojik dengesini bozmayı hedefliyordu. Teori, rasyonel bir güç olarak algılanmak yerine, mantıksız bir “deli” imajı çizerek rakibi masaya oturtmayı amaçlıyordu.

Sonuçlar istendiği gibi olmadı. Kısa vadede Hanoi yönetimi üzerinde baskı oluştu ve Paris Barış Görüşmeleri’nde bazı tavizler alındı. Ancak 68 anti-militarist hareketin de etkisiyle tam bir “zafer” sağlanmadı. Aksine, Nixon’ın “deliliği” Soğuk Savaş koşullarındaki gerilimi gerçek bir nükleer çatışmaya dönüşme riskini de beraberinde getirdi.

Trump ve dış politikada ‘öngörülemezlik’ kartı

2024’teki başkanlık kampanyası sırasında “savaşları bitirme sözü” veren ve 23 Eylül’de 2025’te Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na seslendiği konuşmasında yedi savaş bitirdiğini iddia eden ve Nobel Barış Ödülü’ne talip olan Donald Trump, 2026 yılını Venezuela Devlet Başkanı Niholas Maduro’yu ani bir operasyonla “derdest ederek” açtı.

28 Şubat’ta İsrail ile birlikte, sadece birkaç gün önce İran ile devam eden müzakere masasını deviren ABD Başkanı İran’a, yer yer nükleer tesisleri de hedef alan bir savaş başlattı.

Trump,2017-2021 arasındaki ilk başkanlık döneminde İran’a yönelik “maksimum baskı” politikasını ve Ocak 2020’deki İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani suikastını öngörülemez bir üslupla yönetmişti. Böylece ikinci döneminde bu yaklaşım doğrudan askeri müdahaleye dönüştü.

Trump diğer yandan ise savaş boyunca “iki hafta içinde karar vereceğim” ve “saldırabilirim de saldırmayabilirim de”, “kimse ne yapacağımı bilmiyor” tarzındaki açıklamalarıyla karşı tarafı tedirgin edici bir “örgörülemezlik” imajı çizdi.

Beyaz Saray, operasyonları “İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırma” olarak tanımlarken, Trump Truth Social üzerinden “İran’ı taş devrine döndüreceğiz” gibi ifadeler kullanarak bu “tedirgin ediciliği” artırma stratejisi izledi.

ABD Başkanı’nın “oynadığı” bu imaj, uluslararası ilişkilerde güven ve öngörülebilirliğin , kalıcı barış ve istikrar için vazgeçilmez unsurlar olduğu tezini de karşısına aldı.

Trump, İran donanma ve hava gücünün büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini, lider kadrosunda ağır kayıplar yaşandığını belirtti. Ancak Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla tetiklenen küresel enerji krizi, Trump’ın stratejisinin risklerini de gözler önüne serdi. İran’ın “kaybedecek bir şeyi kalmadığı” algısı,bu “stratejiyi” Nixon döneminin nükleer riskinden farklı olarak dünyayı enerji krizi riskiyle karşı karşıya bırakıyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,270AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Cuma günü

Gazeteleri okurken, perşembe gününün tatil olduğunu ve Türkiye'deki cumhuriyetin...

Nevzat Hami yazdı: İki Nene, İki Kitap, Bir Sofra

Bir sofranın etrafında toplanan insanlar yalnızca yemek mi yer?...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Savaş düzenine hayır

Cuma günü başta Roma, Milano, Torino, Bologna, Napoli ve...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Redif Nurel ve “Dreams come true in Northern Cyprus!”

Rumun bayra'ını sallayacaglarsa Rum tarafı o tarafdadır. Ezan sesine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Canlı yayın