YKPCuma günü yapılacak eylem için çalışmalar sürüyor

Cuma günü yapılacak eylem için çalışmalar sürüyor

Kategori:

ykpykpElektrik zammı konusunda çeşitli düzeylerde eylemler ve eylem hazırlıkları sürüyor…

YKP, TDP, BKP, KTÖS, ÇAĞ-SEN, Basın-Sen, Tıp-İş, DAÜ-BİR-SEN, Taşeronlar Birliği, DKB, Baraka, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Salı günden itibaren saat 16-17 saatleri arasında elçilik önünde pankart tutarak elektrik zammına karşı eylemlilik süreci başlatmıştı. Ayrıca örgütler hazırladıkları ortak bildiriyi sabah Lefkoşa’da çeşitli noktalarda dağıtarak halkı diğer sendikalarla birlikte gerçekleşecek eyleme çağırıyorlar…

Örgütler “sivil direniş başlatıyoruz” başlıklı ortak bildiride çeşitli sorunlara değindikten sonra “6 Aralık Cuma saat 17’de eski KTHY önünde buluşup TC elçiliğine yürüyoruz” diyerek çağrı yapıyorlar.

Bildiri dağıtımı ve pankart tutma eylemleri Cuma günkü eyleme kadar sürecek.

Bu arada YKP, sabah Lefkoşa’daki ortak bildiri yanında kendi görüşlerini de içeren bildiriyi halka dağıttı. Bildiride YKP’nin elektrik zammı ve buna bağlı diğer sorunlar üzerine görüşleri dile getirilmekte…

Bildirinin tamamı şöyle:

 

ACENTALARIN KISIR DÖNGÜSÜNE KARŞI

SOKAKTAN İKTİDARA MÜCADELESİ!

Uzun zamandır, TC’nin dayattığı yıkım paketleri aksamadan uygulanmaya devam etmektedir. Hükümet koltuğuna her kim oturursa otursun bunun değiştiği görülmemiştir.

TC dayatmalarına halkın tepkisini iyi bilen siyasiler, alenen yalan da söylemeye başlamışlarıdır.

Elektrik konusunda, bu yalan oyununu açıkça yaşamaktayız. 2011 yılında ana muhalefet partisi olan CTP’nin Elektrik Kurumu içindeki sorunları bilmemesi imkânsızdı. Bu dönemde santraller için mazot alımı gibi temel giderlerini ödeme zorluğu içinde olduğu bilinen Elektrik Kurumu, kendini kurtarmak için %20 zam yaptı. Popülist bir politika izleyen CTP yalancıktan sokağa çıktı, bu zamma tepki gösterdi. Seçim zamanı da yalan söylemeye devam etti, ‘kurtarma formülü bendedir’ dedi ama hükümet koltuğuna oturunca Elektrik Kurumu’nu kurtarmak için %30 zam yaptı. Bu da yetmedi, şimdi bir de yalancıktan sokağa dökülecek bir kontrollü muhalefet ayarlamaya çalışmaktadır.

Şimdi ana muhalefet partisi olan UBP, hükümet döneminden bilmektedir ki Elektrik Kurumu maddi olarak zordadır ama şimdi muhalefet zamanıdır diyerek yalancıktan tepki göstermektedir. Hükümet düşse ve yeniden UBP başa gelse zammı UBP yapacak, yani anlamamız gereken şudur ki acentaların kısır döngüsü bu sorunu ve diğerlerini çözemedi, çözemeyecek…

KTHY nasıl battı, hatırlıyor musunuz? Kötü yönetim vardı, kurum arpalık olarak kullanılmış, her gelen hükümet sürekli oraya kendi yandaşlarını yerleştirmişti. Kaynaklar kötü kullanıldı, sürekli borçlanıldı ve en son kurtarılamayacak kadar zor mali krize giren KTHY’nin battığı ilan edildi… Battıktan sonra uçak bileti fiyatları ucuzlamadı, çok daha iyi bir hizmet ortaya da çıkmadı…

Elektrik Kurumu nasıl batıyor? Yukardaki paragraf aynen kopyalanabilir ama son cümlenin Elektrik Kurumu’na da uygulanması için biraz daha zamana ihtiyaç vardır.

Elektrik Kurumu’nda da kaynaklar kötü kullanıldı. AKSA ile yapılan antlaşmalar bunun ispatıdır. Ancak bunun yanında pahalı bir enerji üretim şekli olan mobil enerji santralleri de kaynakları tüketmektedir. YKP, daha önce mobil santraller ile ilgili uyarılarda bulunmuştu. Bunlar geçici kullanılabilinen elektrik santralleridir. Doğal felaketlerde, savaşlarda, çok özel durumda geçici enerji sağlamayabilmekte, kriz anı geçince de kalıcıları devreye gireceğinden adı üzerinde mobil oldukları için çekilip başka yere götürülebilmektedirler. Bu kriz anı santralleriyle Kıbrıs’ın kuzeyinin enerji sorunu düzenli olarak çözülmeye çalışılmaktadır!

Borçlanma son hızla sürerken, faizler, kurumu hızla kemirmekte ancak borcunu ödemeyen kamu ve yandaşlarla ilgili idare irade ortaya koyamayacak kadar aciz durumdadır. Elektrik borcunu toplamaktan aciz bir yönetim, kurumu kurtarmaktan bahsetmektedir. Niyetleri satıp kendilerince kurtulmaktadır, şu anda yaptıkları da zamana oynamaktır…

Enerji ihtiyaçlarının serbest piyasa insafına terk edilmesinin sorunları çözmediği hatta yenilerini de oraya çıkardığını dünya deneyimlerinden bilmekteyiz. Kölelik koşullarında işçi çalıştıran, doğayı yok sayan, ekoloji düşmanı, yalnızca kârını düşünen bir özel sektörde gerçekleşecek enerji üretimi, kamusal çıkarı da düşünmeyecektir. Kötü yönetim mevzusunun ise şimdiden AKSA’nın aksamalarına bakarsak özelleştirmeyle çözülmeyeceği söylemek için kâhin olmamıza gerek yoktur. Özelleşince sorunlar çözülmeyecek, yeni sorunlarla eskileri katmerlenecektir!

Bu hali ile Kurum, her yönü ile kilitlenmiş, hizmet vermekte yavaş hareket eder duruma sokulmuştur. Çok kişi özelleşirse iyi olabileceğine inandırılmaya başlanmıştır bile! Bunu geri çevirebilmek için irade lazımdır ama irademiz işgal altındadır.

Zar zor vatandaştan toplanan elektrik faturalarının şişirilmeye devam etmektedir; neden? Yukardakiler yanında ayrıca yılın her ayı tam kapasite çalışan, kumarhaneleri ile meşhur otellere indirimli elektrik sağlanmaktadır. Fark vatandaşın faturasını eklenmektedir. Kimi özel şahıslara teşvik adı altında indirimli tarife uygulanmaktadır, bu da vatandaşın faturasına eklenmektedir. Teşvik kararı hükümetindir ve kaynağını Elektrik Kurumu’ndan değil kendisi bulması gerekirken, şov için ona buna teşvik dağıtıp faturasını da halka ödetmek eski bir ayak oyunudur. Benzeri, KTHY için de yapılmıştı.

Şovu kendi hanelerine yazıyorlar, faturayı zordaki Kurumlara, vatandaşa çıkarıyorlar!

TC ekonomik paketinde elektrik ve telefon kurumlarının özelleştirilesi net olarak yazılmaktadır. Plan açıktır, bu yolda yürünmektedir. Durdurmak için irademizi ele alma mücadelesi vermemiz gerek!

Ankara hükümetlerinin acentaların kısır döngüsüne karşı sokaktan iktidara mücadelesini yükseltmek, geleceğimizi ilgilendiren Kıbrıs sorunu dâhil tüm kararlarda söz, yetki ve karar hakkı talep etmek için örgütlü ve birlikte mücadele kaçınılmazdır.

Bu mücadele idarede koltuk kapma değil, iradede iktidar sahibi olmak için olmalıdır!

Yapılması gereken, TC ekonomik yıkım paketleri içindeki neoliberal uygulamalara ve özellikle Elektrik Kurumu’nun özelleştirilmesine karşı mücadeleyi yükseltmektir. Elektrik zammına karşı mücadele, bunun bir parçasıdır.

Acentaların kısır döngüsü kader değildir! Değiştirebiliriz! Hemen şimdi yeni bir Kıbrıs kurabiliriz!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

YKP, Avrupa Sol Partisi Yürütme Kurulu toplantısına katıldı

Yeni Kıbrıs Partisi’nin de gözlemci üye olduğu Avrupa Sol...

32 yıldır YKP’nin barış ve sosyalizm yolculuğu sürüyor

30 Ekim 1989 yılında kurulan Yeni Kıbrıs Partisi (YKP),...

YKP 1. kurultayına doğru – Rasıh Keskiner

“Kurultaya doğru” başlığı ile Rasıh Keskiner’in ilk kısmı 12...

Yolsuzluk ve sel gibi sorunlar acizliğin resmidir

YKP Sekretarya üyesi Alpay Durduran ülkedeki sorunları değerlendirdi. Açıklama...

Gene de insan hakları ve uluslararası hukuk önemli – Ulus Irkad

Suriye’deki iç savaş başladı başlayalı Türkiye yanlış adımlar ve...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,926TakipçilerTakip Et
908AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Volkan Yaraşır yazdı: Doğanın kalbini söken sömürü: Ekstraktivizm

Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist...

Taner Akçam yazdı: Sommerloch ya da Türkiye üzerine nasıl konuşmalı?

Almanca habercilikte kullanılan “Sommerloch” kavramı vardır. Terim, yaz aylarında,...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Michael K. Smith yazdı: İsrail’in Pasifik’teki İnsanlığa Karşı Suçları

“Bize demokrasinin, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insan onurunun...

Prabhat Patnaik yazdı: Neoliberalizm ve Aydınlar

Hindistan gibi üçüncü dünya ülkelerinde neoliberal kapitalizmin önemli bir...

Ertan Erol yazdı: Küba’da nasıl bir dönüşüm?

Geçtiğimiz ay ‘plan 176 önlem’ olarak adlandırılarak kabul edilen...

Canlı yayın